Aslında bu kitabın klasik anlamda bir “bilim” kitabı olmasını hayal etmiştim. “Yetenek nedir?” sorusu ile başlayacak, yetenek havuzlarından ve kariyer planlamalarından bahsedecektim. Sağlık sektöründen örnekler verecek ve konuyu etraflıca ele almış olacaktım. Yani her şey “kitabına uygun” olacaktı. Oysa şu an dünya zor bir süreçten geçiyor. 27.12.2019 tarihinde Çin’in Wuhan eyaletinde görülen ilk vaka sonrası Covid-19 virüsü, hızla tüm eyaleti ve maalesef tüm dünyayı etkisine aldı. Ülkemizde 11.03.2020’de görülen ilk vakanın ardından, tam 13 gün geçmişti. Evlere kapanmıştık. İşe gidemiyorduk. Sosyal hayatımız bitmişti. Zaruri ihtiyaçların temini haricinde dışarı çıkamıyorduk. İşte bu kitabı böyle bir atmosferde yazmaya karar vermiştim.Doğal olarak kitabımı, bilgilendirici olmasından ziyade geleceği kurgulayan bir bakış açısıyla tasarlamaya özen gösterdim. Çünkü çok güçlü silahlarımız, çok paramız, çok fazla deneyimimiz, çok üstün yeteneklerimiz olsa da Covid-19 bizlere yeteri kadar yetenekli olmadığımızı göstermiştir. Yeni bir çağın kapısında duruyoruz. Eğer teknolojiyi hayatın her alanına entegre edemezsek “yaşamak” eylemi, biz insanlar için artık çok da kolay olmayacak ve bizler, düşünen, üreten herkes bu sorumluluğu üstlenmek zorundayız.Ancak kitabımın içeriğinde de göreceğiniz üzere dijital dönüşümün akıl almaz hızda ilerlemesi, dijital ve yapay zekâ hukukunun henüz oturmamış olması, yapay zekânın “güçlü yapay zekâ” ya dönüşebileceği korkusu geleceğin kontrolünün insanların elinden akıp gideceğine dair endişeler yaratmıştır. Dijital dönüşüm çarpıcı bir şekilde gerçekleşirken insan unsuru şu anki “geliştirici” konumunu koruyabilecek mi? Bu soruya yanıt vermek çok da kolay olmayacaktır.Kitabımı yazarken bana ilham kaynağı olan bazı isimler var. Biri; sosyolog, filozof, kültür eleştirmeni olan Slavoj Žižek’tir. Onunla ortak yanımız sinemaya olan tutkumuz… Žižek’in felsefi, ideolojik konuları açıklarken sinemadan örnekler sunması beni etkilemiştir. Kendime sordum: ‘Neden sağlık yönetimi alanında da olmasın?’ Pekâlâ sağlıkta dijital dönüşümü incelerken ben de örnekler verebilirdim.İkinci ilham kaynağım; James Surowiecki tarafından kaleme alınan “Kitlelerin Bilgeliği” kitabı olmuştur. Kitap, ele aldığı konuyu öyle derin ve güzel incelemiştir ki, okurken bilgi akışının zerafetine hayran olmamak imkânsızdır. Ve en büyük ilham kaynağım; bir tanecik oğlum Semih Alp olmuştur. Onun anlayışı, merhameti ve sevecenliği dünyanın yeni nesil ile çok daha güzel bir yer olacağını düşünmemi sağlamıştır. Dijital dönüşüm gerçekleşirken onların yetenekleri, zekâsı ve öngörüleri dünyayı değiştirecektir ve umarım daha sağlıklı, daha iyi bir yer olmasında inanılmaz katkıları olacaktır. İlham kaynaklarıma huzurunuzda teşekkürü borç bilirim.