Ülkemizde Amerika’yı konu alan araştırma ve akademik çalışmaların, çoğunlukla Amerikan dış politikası ve ABD-Türkiye ilişkileri ekseninde ilerlediği görülmüştür. Bu durum, ABD’nin dünya siyasetindeki mevcudiyetinin kendi siyasi ve ekonomik dinamikleri üzerinden devindiği gerçeğinin ihmal edilmesine yol açmaktadır. Zira ABD-Osmanlı ya da ABD-Türkiye ilişkilerini anlamlandırabilmek için ABD’nin Osmanlı İmparatorluğu ya da Türkiye Cumhuriyeti ile izlediği siyasi ve ekonomik politikaların dünya iktisadi ve siyasi tarihinin hangi kesitinde vuku bulduğunu ve aynı zamanda ABD’nin ilgili dönemde hangi iç meseleleri katetmek durumunda kaldığını bilmenin gerekliliği kaçınılmazdır. ABD’nin dünya siyasetine hükmetme konumuna geldiği yani kendi hegemonik düzenini inşa ettiği sürecin detaylarıyla ele alındığı bu kitap, ülkemizdeki mevcut Amerikan çalışmalarına ülke dinamiklerinden bağımsız bir katkı sağlama amacıyla kaleme alınmıştır. Bu amacın benimsenmesi, mevcut kitabın türetilmiş olduğu altı yıllık yoğun bir çalışmaya dayanan “Uluslararası Düzende Amerikan Hegemonyasının İnşası (1893-1939)” başlıklı doktora tezimin öncesinde Almanya Hamburg Üniversitesi’nde Avrupa çalışmaları alanında tamamladığım yüksek lisans eğitimim ve devamında Avrupa Birliği kurumlarında devam ettiğim çalışma hayatımda kazandığım deneyim, bilgi birikimi ve devletlerarası ilişkilerin yürütülmesinde edindiğim vizyona dayanmaktadır. Uluslararası düzende devletlerin icra ettiği dış politika, bir geleneğin uzantısıdır ve dış politika yapımı iktisadi ve siyasi tarihsellikten soyutlanamayacak derecede mühimdir. ABD’nin liderlik yarışı içinde olduğu ülkelerin iktisadi verileri ve hegemonya olma yolunda belirlenmiş siyasi hedeflerin hayata geçirilmesini de kapsayan bir inceleme olan bu kitap, ülkemizde yoğunlukla işlenen bir konu olan ABD-Türkiye ilişkilerinin (yeniden) anlamlandırılabilmesinde akademik ve siyasi çabalara katkı oluşturmaya adaydır. Alanındaki mevcut çalışmalardan farklı bir misyon edinmiş olan kitabın konusunun özgünlüğü, yazım sürecinde karşılaşılan güçlüklerin ana nedenini oluşturmakla birlikte literatüre sağlanan katkının dayanak noktası olmuştur. Örneğin, 1893-1913 yılları arası Amerikan ekonomisinin dünya-ekonomisine iv eklemlendiği sürecin işlendiği sırada, uluslararası ilişkiler literatüründe Türkçe olarak ilk defa kullanılacak olan terimlerle karşılaşılmış ve bunların kitaba entegre edilmesi, sancılı süreçleri beraberinde getirmiştir. ABD ve Birleşik Krallık arşivleri ve yabancı kaynaklardan elde edilen bilgi ve verilerin Türkçe ifade edilmesinin salt tercüme ile mümkün olmadığı, bilakis tarihsel sürecin bütünlüğünün aktarılmasının mecburi hâle geldiği zamanlar olmuş ve bunlar yazım sürecinde karşılaşılan meydan okumaların başlıcalarını oluşturmuştur. Ülkemiz akademik çalışmaları arasında yeterince yer bulmadığı görülen 1893 Amerikan ekonomik krizi ve bu krizin ABD toplumsal ve ekonomik hayatına getirdiği dönüşümler, buna keza 1907 Amerikan ekonomik krizinin ABD ekonomisinde kurumsal örgütlenmeye gidilmesi yönünde empoze ettiği öğretiler sonucu ABD’nin merkez bankası olarak görev yapan Federal Rezerv Sistemi’nin kurulması, Amerikan İç Savaşı’na dek izi sürülen bir tarihsel siyasi ve ekonomik anlatıyı gerektirmiştir. Geriye dönülüp bakıldığında, karşılaşılan zorlukların, bu kitabın bünyesinde uluslararası ilişkiler disiplinine siyaset ve ekonomi bilimlerinin katkıları olarak hayata geçirildiği birer yenilik olduğu görülmüştür. Geçilen süreçler, bu kitabın Amerikan çalışmalarına ve okuyucusuna sunabileceklerini teminat altına alan geçerli ve içi dolu sebepleri oluşturmaktadır.