2011 yılında başlayan Suriye İç Savaşı sonrasında Avrupa Birliği’ne (AB) yönelik düzensiz (yasa dışı) göçlerde belirgin bir artış gözlemlenmiştir. Gerçekleşen yoğun düzensiz göçler bağlamında, AB ana organlarının belirlediği politikalar ve uygulamalar ile üye devletlerin yaklaşımları arasında uyumsuzluklar yaşandığı dikkat çekmektedir. Bu uyumsuzluklara temel oluşturan terörizm konusu, şüphesiz "güvensiz" bir ortamın oluşmasına yol açmaktadır. Yaşanan insanlık dışı trajediler ve kaynak ile transit devletlerle olan problemler, AB'nin düzensiz göç ve terörizm ekseninde yeni alternatifler geliştirmesi gerektiğini göstermektedir.
Bu doğrultuda çalışmanın amacı, AB tarafından uygulanan düzensiz göç politikalarının 2011 ile 2021 yılları arasındaki dönemde terörizmle mücadele çerçevesinde analiz edilmesidir. Çalışma kapsamında, ilgili zirveler ve programlarda alınan stratejik kararlar ile yıllık olarak yayımlanan raporlar değerlendirilmiştir. Eser, literatürdeki boşluğu gidermek amacıyla kavramsal ve ampirik anlamda katkı sağlamayı hedeflemiştir. Bu doğrultuda, düzensiz göç kavramı, kontrol merkezli bir paradigmanın uzantısı olarak terörizmle mücadele bağlamında ele alınmıştır.
Çalışmanın hipotezi, 2011 Suriye İç Savaşı sonrası yaşanan düzensiz göç ve terörizmle mücadele bağlamında önümüzdeki birkaç on yılda milliyetçilik ve anti-İslam tezlerinin yükselişe geçeceğidir. Bu iddianın dayanağı, AB'nin üye devletlerini bir arada tutacak bütünselliği; düzensiz göç ve terörizmle mücadele ekseninde sağlayabilmesi için yeni politikalara duyulan ihtiyaçtır.
Doktora tezinden türetilen bu çalışmanın ortaya çıkış sürecinde desteklerini esirgemeyen ailelerimize başta olmak üzere tüm katkı sağlayan kişilere teşekkür ederiz. Ayrıca, yayınevi ve III ekibinin bu yolculukta gösterdiği özverili yaklaşımlar sayesinde eserin kıymetli okurlarımızla buluşmasını sağlayan Nobel Akademi Yayıncılık çalışanlarına şükranlarımızı sunarız.