Son zamanlarda teknolojinin etkisi ile önem kazanan konulardan biri, kişisel verilerin korunmasıdır. Bu durumun nedeni günümüzde gözetim, eğitim, sağlık, vergi, suç işlenmesinin önlenmesi, elektronik ticaret gibi çeşitli sebeplerle hem devletler hem de şirketler tarafından veri toplanması, Facebook, Twitter, Instagram gibi sosyal medya hesaplarının kişiler tarafından yaygın bir şekilde kullanılması ve kişilerin bu hesaplarda özel yaşamlarına dair birçok veriyi paylaşması, toplanan bu verilerin üçüncü kişiler ile paylaşılmasının oldukça kolaylaşmasıdır. Toplanan verilerin işlenmesi ve paylaşılması, kişiler ve hizmet sunanlar açısından büyük fayda sağlarken, kişisel verilerin kötüye kullanılma riski artmış, ilgili kişiler ve bu verilerin paylaşıldığı kişiler arasındaki çıkar dengesi ilgili kişiler aleyhine bozulmuştur. Bu nedenle, kişisel verilerin korunması zorunlu hale gelmiş hem uluslararası hem de ulusal düzenlemelerde bir insan hakkı olarak gün geçtikçe artan bir eğilimle kendine yer bulmuştur. Nitekim Türkiye’de de 2010 yılında yapılan değişiklik sonucunda, Anayasa’nın 20. maddesine eklenen fıkra ile kişisel verilerin korunması anayasal güvence altına alınmıştır. Kişisel verilerin korunmasına ilişkin usul ve esasların düzenlendiği 6698 Sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu (KVKK) ise 7 Nisan 2016 tarihinde yürürlüğe girmiş ve KVKK’nın amacı, kişisel verilerin işlenmesinde başta özel hayatın gizliliği olmak üzere kişilerin temel hak ve özgürlüklerinin korunması ve kişisel verileri işleyen gerçek ve tüzel kişilerin yükümlülükleri ile uyacakları usul ve esasların düzenlenmesi olarak belirlenmiştir. Bu çerçevede çalışma, üç ana bölümden oluşmaktadır. Çalışmanın birinci bölümü “Kişisel Verilerin Korunmasına İlişkin Temel Bilgiler” başlığını taşımaktadır. Bu bölümde çalışmanın ana konusunu oluşturan kişisel veri kavramının tanımı, kişisel verilerin korunmasının neden gerekli olduğu, kavramın kapsamı ve unsurları, kavramın unsurlarından biri olan belirli veya belirlenebilir gerçek kişi ve kişi kavramına dahil edilen gerçek kişiler özelinde ceninin, ölen kişilerin verilerine ilişkin tartışmalara değinilmiş, ayrıca tüzel kişilere ilişkin tartışmalar da incelenmiştir. Sonrasında özel nitelikte (hassas) kişisel veriler, kişisel verilerin hukuki niteliğine ilişkin yaklaşımlar, ekonomik hak yaklaşımına göre kişisel VI verilerin korunması başlığı altında mülkiyet ve fikri mülkiyet hakkı görüşü, insan hakkı yaklaşımına göre kişisel verilerin korunması başlığı altında ise özel yaşamın gizliliği hakkı, ifade özgürlüğü, inanç özgürlüğü, sanat ve bilim özgürlüğü ve bilgi edinme hakkı hükümleri çerçevesinde kişisel verilerin korunmasının mümkün olup olmadığı incelenmiştir. Bu bölümde son olarak, kişisel verilerin hukuki niteliğine ilişkin yaklaşımlar değerlendirilmiş ve görüşümüz belirtilmiştir. Çalışmanın ikinci bölümü “Kişisel Verilerin Korunması Hukukunun Tarihsel Gelişimi ve Uluslararası Düzenlemelerde Kişisel Verilerin Korunması” başlığını taşımaktadır. Bu bölümde öncelikle kişisel verilerin korunması hukukunun tarihsel gelişimi incelenerek, bugün anladığımız anlamda kişisel verilerin korunmasına ilişkin hukuksal sürece kadar olan gelişmelere ve bu sürece sebep olan etkenlere yer verilmiş, konunun evrimine ışık tutulmuştur. Sonrasında kişisel verilerin korunmasına ilişkin uluslararası düzenlemeler incelenmiştir. Bu çerçevede bildiri, sözleşme, rehber ilke, direktif, tüzük gibi metinlerden yararlanılmıştır. Uluslararası Düzenlemelerde Kişisel Verilerin Korunması başlığı altında, Ekonomik İş birliği ve Kalkınma Örgütü (OECD), Birleşmiş Milletler, Avrupa Konseyi, Avrupa Birliği (AB) bünyesinde oluşturulan düzenlemelere yer verilmiştir. Ekonomik İş birliği ve Kalkınma Örgütü (OECD) başlığı altında, OECD tarafından kabul edilen, tavsiye niteliğinde olan, kişisel verilerin korunması konusunda ilk uluslararası belge olması açısından oldukça etkili olan ve KVKK gibi kişisel veriler ile ilgili oluşturulan ulusal düzenlemelere kaynaklık ettiği görülen OECD Rehber İlkeleri incelenmiştir. Birleşmiş Milletler başlığı altında ilk olarak, çok sayıda insan hakları metnine kaynaklık eden, uluslararası yargı organlarının kararlarında temel ölçüt norm olarak kullanılan, kişisel verilerin korunmasının bağımsız bir hak olarak düzenlenmediği; fakat özel yaşamın gizliliği hakkının düzenlendiği Evrensel İnsan Hakları Bildirisi incelenmiştir. Bu başlıkta ayrıca, benzer şekilde kişisel verilerin korunması hakkının düzenlenmeyip özel yaşamın gizliliği hakkının düzenlendiği Birleşmiş Milletler Medeni ve Siyasal Haklar Sözleşmesi ve Sözleşme içerisinde yer alan hakların ve özgürlüklerin uygulanıp uygulanmadığını izlemek, taraf devletlerin Sözleşme’ye uyumunu sağlamak için oluşturulan denetim organı olan İnsan Hakları Komitesi’nin konuya ilişkin kararları incelenmiştir. Bu başlıkta son olarak, kişisel verilerin korunması konusunu bilgisayarla işlenen verilere özgüleyerek inceleyen Birleşmiş Milletler Bilgisayara Geçirilmiş Kişisel Veri Dosyalarına İlişkin Rehber İlkeleri incelenmiştir.VII Avrupa Konseyi başlığı altında ilk olarak, AİHS incelenmiştir. AİHS başlığı altında AİHS’in 8. maddesinde yer alan özel yaşam kavramının kapsamı, AİHS’in 8/2 maddesi çerçevesinde müdahalenin meşruluğunu sağlayan hususlar, AİHS hükümlerinin üye devletlerde uygulanmasını izlemekten sorumlu denetim organı olan AİHM’in 1970’lerden başlayarak günümüze kadar olan süreçte oluşturduğu içtihatlar çerçevesinde incelenmiştir. Devamında kişisel verilerin korunması konusunda kabul edilmiş bağlayıcı ilk uluslararası belge olan 108 Sayılı Sözleşme, 108 Sayılı Sözleşme’de yer almayan, kişisel verilerin korunması hakkı açısından bağımsız bir kontrol organı ve sınır ötesi veri akışına ilişkin düzenlemeler konularındaki eksikliği gidermek amacı ile oluşturulmuş olan, 181 Sayılı Ek Protokol ve 108 Sayılı Sözleşme’nin yenilenmiş ve modern hale getirilmiş hali olarak kabul edilmekte olan 108+ Sözleşmesi incelenmiştir. Avrupa Birliği başlığı altında, AB sınırları içerisinde veri koruma alanında uyumu sağlamak amacı ile oluşturulmuş olan, yürürlükte kaldığı dönem içerisinde Avrupa’da kişisel verilerin korunması alanında temel kaynak olarak kabul edilen, nitekim KVKK hazırlanırken de referans alınan bir metin olan 95/46/EC Sayılı Kişisel Verilerin Korunması Direktifi incelenmiştir. Sonrasında Avrupa Birliği Temel Haklar Şartı ve 95/46/ EC Sayılı Kişisel Verilerin Korunması Direktifi’ni yürürlükten kaldıran, Avrupa Parlamentosu tarafından 14 Nisan 2016 tarihinde kabul edilen, 25 Mayıs 2018 tarihinden itibaren uygulanmaya başlanmış olan Genel Veri Koruma Tüzüğü (GDPR)’nün getirdiği yenilikler ve değişiklikler incelenmiştir. Çalışmanın üçüncü bölümü “6698 Sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu Kapsamında Kişisel Verilerin Korunması” başlığını taşımaktadır. Çalışmanın bu bölümünde Kişisel Verilerin Korunması Kanunu’nun Kabul Edilme Sebepleri ve Gelişim Süreci, Kişisel Verilerin Korunması Kanunu’nun Amacı, Kişisel Verilerin Korunması Kanunu’nun Kapsamı, Kişisel Verilerin Korunması Kanunu’nda Yer Alan Bazı Tanımlar, Kişisel Verilerin İşlenmesine İlişkin Temel İlkeler, Özel Nitelikli ve Özel Nitelikli Olmayan Kişisel Verilerin İşlenme Şartları, Kişisel Verilerin Aktarılması, Kanun Kapsamındaki Hak ve Yükümlülükler, Kişisel Verilerin İşlenmesine İlişkin Denetim Mekanizması, Ceza Hükümleri (Suçlar ve Kabahatler) başlıkları incelenmiştir. Bu çalışmanın temeli olan tezin hazırlanması sürecinde tez danışmanlığımı kabul ederek beni onurlandıran, desteği ve katkılarını esirgemeyen değerli hocam Prof. Dr. Adil Şahin’e teşekkürlerimi sunarım. Tez jürimde yer alan ve tez ile ilgili yorumlarımı paylaşan kıymetli hocalarım Prof. Dr. Nihat Bulut’a, Doç. Dr. Mustafa Tüysüz’e, Dr. VIII Öğretim Üyesi Ferhat Uslu ve Dr. Öğretim Üyesi Fatmagül Kale Özçelik’e şükranlarımı sunarım. Hem tez çalışma sürecinde hem de yaşamımın her anında yanımda olan kıymetli eşim Yahya Tobaz’a, desteğinden ötürü minnetimi belirtmek isterim. Bu uzun ve zorlu süreçte maddi ve manevi destekleri ile her zaman yanımda olan, üzerimdeki emeklerini kelimelerle ifade edemeyeceğim aileme, tavsiyelerini esirgemeyen meslektaşlarıma, arkadaşlarıma da şükranlarımı sunarım. Son olarak kitabın basımını üstlenen sayın Oğuzhan Oruç ve Filiz Kitabevi’nin değerli çalışanlarına teşekkürlerimi sunarım.