Uzakları yakınlaştırıp, farklı toplum ve kültürlerin hem kaynaşmasına hem de kültür aktarımına imkân veren çeviri, Arap ve Türk toplumlarının birbirleriyle geçmişten bugüne kaynaşmasına vesile olmuştur. Bu çalışmada da amaç iki dil arasında bir çeviri hareketliliği oluşmasına katkı sağlamak ve çevirmenlerin bu esnada kullanacakları stratejiler ve yöntemlere dair yol gösterici olmaktır. Bu bağlamda, kitapta öncelikle çeviriye ve tarihine dair kuramsal bir arka plan verilmiş, bu çerçevede geçmişten günümüze çeviri ve çevirmen hakkında yapılan tanımlamalar, çevirmene yüklenilen roller, ortaya atılan kuram ve stratejiler üzerinde durulmuştur. Ayrıca çevirmene yol gösterici nitelikte olduğu düşünülen normlar konusuna değinilmiş ve verilen örneklerle kuram ve stratejilerin açıklayıcı nitelikte olmasına dikkat edilmiştir. Bununla birlikte Necîb Mahfûz’un Arapçadan Türkçeye çevrilmiş olan, Sersera Fevka’n-Nîl (Nil Üstünde Gevezelik), Hân el-Halîlî ve Yevme Kutile’z-Za’îm (Başkanın Öldürüldüğü Gün) gibi üç önemli eseri genel çeviri stratejileri kapsamında incelenerek, çeviribilimci Gideon Toury'nin erek odaklı kuramına göre karşılaştırmalı bir şekilde analiz edilmiştir. Çeviri, çevirmen, çeviri tarihi, çeviribilim, betimleyici çeviri araştırmaları, çeviri kuramları, erek odaklı kuram, normlar ve çeviri stratejilerinden oluşan ilk bölümde çevirinin arka planına dair kuramsal ve teorik açıklamalarda bulunulmuş, karşılaştırmalı incelemeye rehber olacak bilgiler sunulmuştur. Kaynak ve erek metinlerin karşılaştırmalı analizinin yapıldığı ikinci bölümde ise daha önce açıklanmış olan erek odaklı kuram ve çeviri stratejilerine göre, kaynak dilden erek dile aktarımlar incelenmiş ve çevirmenlerin erek odaklı kuram çerçevesinde “kabul edilebilir” çeviriler mi yoksa “yeterli” çeviriler mi yaptıkları ortaya çıkarılmıştır. Aynı zamanda çevirmenlerin çeviri sürecinde hangi çeviri stratejisini kullandığı da ortaya konulmaya çalışılmıştır. Bu kitabın çevirmenlerin çeviri sürecinde hangi stratejilerden nasıl yararlanabileceklerini göstermesi açısından mühim bir çalışma olduğunu, bundan sonra alan yazında yapılacak çalışmalar ve çalışmacılar için ayrıca çeviribilim alanına ve çeviribilimcilere yol gösterici olması bakımından önem arz ettiğini düşünmekteyim. Başta kıymetli hocam Prof. Dr. Musa Yıldız olmak üzere, bu eserin ortaya çıkmasında katkısı olan tüm hocalarıma, meslektaşlarıma ve değerli katkıları için Fecr Yayınevi’ne teşekkür ederim.