Miladi 610 yılında Hz. Peygamber’e vahyedilmeye başlayan Kur’ân; muhataplarının onu anlaması, rehber edinmesi için Arapça olarak indirilmiştir. Nazil olduğu Hicaz’daki toplumun dili Arapça olduğu için doğal olarak ilk muhataplarının diliyle, Kur’ân’ın ifadesiyle muhataplarının akletmesi, ayetlerini düşünmesi için Arapça indirilmiştir (Yûsuf 12/2). Kur’ân’ın ilk muhatapları, nüzul ortamında yaşadıkları için -nazil olan bir ayetin bağlamını kaçırmak veya Kur’ân’ın kullandığı farklı lehçelerden, dillerden Arapçaya geçen birkaç kelimeyi anlamamak dışındaherhangi bir anlama problemiyle karşılaşmamıştır. İlk muhataplarının kolaylıkla anladığı Kur’ân, gerek Müslümanların yaptıkları fetihler sonrasında farklı bölgelerde değişik kültürlerle yaşamaya başlaması gerekse dilin zaman içindeki doğal değişimi nedeniyle sonraki muhataplar tarafından bazı anlama problemleriyle karşı karşıya gelmiştir. Ciddi manada ilk anlama probleminin Kur’ân’ın ilk muhatapları olan sahabe neslinden sonraki tâbiîn nesliyle birlikte başladığını söyleyebiliriz. Bu hususu tâbiîn dönemindeki Kur’ân tefsiriyle ilgili tartışmalarda da görmekteyiz. Bu nedenle yaklaşık bir asır süren sahabe döneminin sona ermesiyle birlikte ikinci kuşak muhatapların Kur’ân’ı anlamak ve yorumlamak için belli bir çaba sarfetmesi gerekmiştir. Nitekim İslam tarihine bakıldığında Kur’ân’ı anlama/anlamama durumunun çeşitli tefsir faaliyetleri sayesinde aşılmaya çalışıldığı görülmektedir. İlk kökeni sahabe devrindeki İbn Abbas’ın (öl. 68/687-688) Garîbü’l-Kur’ân’ına dayanan Kur’ân sözlüklerinin ortaya çıkması da doğrudan Kur’ân’ın anlaşılması meselesiyle alakalıdır. Sırasıyla garîbü’l-Kur’ân, vücûh-nezâir ve meâni’l-Kur’ân literatürü şeklinde ortaya çıkan Kur’ân sözlükleri literatürünün hicri II.asırdan itibaren her geçen asırda giderek geliştiğini, muhtevasının, kelime sayısının genişlediğini söyleyebiliriz. Nitekim hicri V. 6 | Cumhuriyet Dönemi Türkçe Kur’ân Sözlükleri Literatürüasra gelindiğinde Râgıb el-İsfehânî’nin (öl. 425/1034) elMüfredât fî garîbî’l-Kur’ân’ı, Dâmegânî’nin (öl. 478/ 1085) Kamusu’l-Kur’ân: Islâhu’l-vücûh ve’n-nezâir fi’l-Kur’âni’l-Kerîm’i gibi sözlüklerle Arapça Kur’ân sözlüklerinin gelişimi ve sistemleşmesi büyük oranda kemale ermiştir. Kur’ân sözlüklerinin gelişmesi vesistemleşmesi Kur’ân’ın daha iyi anlaşılmasına katkı sağlamıştır. Bu nedenle Müfredât gibi Kur’ân sözlükleri müfessirler tarafından asırlarca kullanılmış ve bu sözlüklere yenileri ilave edilmiştir. Modern dönemde ulus devletlerin ortaya çıkmasıyla birlikte ulusların Kur’ân’ı kendi dilleri ile anlama çabası hem Müfredât gibi temel Arapça Kur’ân sözlüklerinin ulus dillerine tercüme edilmesine hem de ulus dilleri ile yeni Kur’ân sözlüklerinin yazılmasına vesile olmuştur. Bütün bu gelişmelerin yanı sıra modern dönemde özellikle son 10-15 yılda internetin yaygınlaşmasıve bilginin bu yolla kolayca aktarılması bu sözlüklere hem online Kur’ân sözlüklerinin eklenmesini hem de mevcut Kur’ân sözlüklerinin internet ortamına aktarılmasını sağlamıştır. Modern dönemde Kur’ân sözlükleriyle ilgili farklı ulus dillerinde yapılan bu çalışmalar Arap olmayan Müslüman ulusların Kur’ân’ı anlama çabasıyla alakalıdır. Elinizdeki bu kitap Cumhuriyet Dönemi Türkiye’sinde hazırlanan Türkçe Kur’ân sözlükleri literatürünü incelemek suretiyle Türkiye’deki İslam araştırmalarına, özellikle Kur’ân ve Tefsir alanında yapılacak araştırmalara katkı sağlamayı hedeflemektedir. Bu çalışma Türkiye’de ilahiyat sahasında, özel olarak Kur’ân ve tefsir alanında, yapılan ilk çalışma olması hasebiyle önem arz etmektedir. Çalışma kapsam itibariyle 1923-2023 arasındaki 100 yıllık Cumhuriyet döneminin tamamını kapsamaktadır. Kitapta Türkçe Kur’ân sözlükleri literatürü kronolojik olarak şu dört ana başlık altında incelenmektedir: Türkçe’ye Tercüme Edilen Kur’ân Sözlükleri (1978-2023), Türkçe Yazılan Kur’ân Sözlükleri (1990-2023), Online Türkçe Kur’ân Sözlükleri (2015-2023), Türkçe Kur’ân Sözlükleri Literatürüyle Bağlantılı Yapılan Diğer Çalışmalar (1986-2023). Kitabın giriş bölümünde ise Ön SÖZ | 7 Cumhuriyet Dönemi Dini Hayat ve Örgün Din Eğitimi (1923-1990) başlığı altında Cumhuriyet döneminde hazırlanan Türkçe Kur’ân sözlüklerinin ortaya çıkışındaki arka planı göstermeye çalıştık. Daha açık ifadeyle genel olarak İslami ilimler alanındaki çalışmaların, özel olarak da Türkçe Kur’ân sözlüklerinin niçin son 40 yılda -hatta son 30 yılda- yazıldığının nedenlerini ortaya koymaya çalıştık. Böylece araştırmacılara Türkçe Kur’ân sözlüklerinitanıtmanın yanında bu sözlüklerin Cumhuriyet dönemindeki serencamını göstermek istedik. Gayret bizden, muvaffakiyet alemlerin rabbi Allah’tandır.