Küreselleşen dünyada teknolojik dönüşümlerin etkisi, eğitim sistemlerinin yapısında köklü değişikliklere yol açmıştır. Özellikle 21. yüzyıl becerilerinin (yaratıcılık, eleştirel düşünme, iş birliği, problem çözme, dijital okuryazarlık vb.) ön plana çıkması, öğrenen profillerini değiştirirken, öğretmenlerin de bu Yeni Çağ’a uygun pedagojik yaklaşımlar geliştirmesini zorunlu kılmıştır. Bu ihtiyacın bir sonucu olarak yapay zekâ teknolojileri, eğitimin merkezinde yer almaya başlamış; özellikle ilkokul seviyesinde bu teknolojilerin etkin kullanımı giderek artmıştır. Bu bağlamda özellikle “üretken yapay zekâ (generative AI)” kavramı, eğitim teknolojilerinde önemli bir yere sahip olmaya başlamıştır. Üretken yapay zekâ, metin, görsel, ses ya da video gibi yeni içerikler üretebilen algoritmalardır. Öğretmenler için ders materyali hazırlamada, öğrenci etkinliklerini zenginleştirmede ve değerlendirme süreçlerini bireyselleştirmede etkili bir araçtır. “Dijital Çağın Öğretmenleri: Yapay Zekâ ile Etkin Ders Tasarımı” adlı bu kitap, sınıf öğretmenleri, öğretmen adayları ve eğitim fakültesi öğrencileri için hazırlanmış, akademik ve uygulama temelli bir başvuru kaynağı niteliğindedir. Kitap, Millî Eğitim Bakanlığının güncel “Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli” öğretim programındaki beceri temelli, bütüncül ve disiplinler arası yaklaşıma uygun olarak tasarlanmış, 13 farklı bölümde toplamda 49 farklı yapay zekâ aracını kapsayan etkinlik örneklerine yer vermektedir. Bu bağlamda, özellikle ilkokul ders programlarında yer alan beceri ve öğrenme çıktılarına yönelik, yapay zekâ destekli dijital araçlarla zenginleştirilmiş etkinlik örneklerinin sınıf öğretmenliği lisans ve lisans üstü öğrencileri ile görevdeki sınıf öğretmenleri için bir kaynak kitabın uygulayıcılar için yönlendirici bir yardımcı eser; eğitim teknolojileriyle ilgilenen tüm paydaşlar içinse temel bir başvuru kaynağı olarak sunulması amaçlanmıştır. Lisans düzeyinde verilen derslerde ve uygulama okullarında yapılan gözlemler sonucu yapay zekâ araçlarının ilkokul derslerine nasıl uyarlanabileceği konusunda uygulama eksikliklerinin olduğu görülmüştür. Her ne kadar bu araçlarla ilgili çeşitli kaynaklar ve dijital platformlarda öğretici içerikler bulunsa da bu teknolojilerin ilkokul düzeyindeki farklı disiplinlere özgü öğretim süreçlerine nasıl entegre edileceği konusunda yeterli kaynak yoktur. Bu bağlamda, uzun soluklu bir planlama ve uygulama süreci sonunda “Dijital Çağın Öğretmenleri: vii Yapay Zekâ ile Etkin Ders Tasarımı” adlı bu kitap, alanında uzman ve deneyimli bir ekip tarafından titizlikle hazırlanmıştır. Kitap, Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli’ne uygun şekilde yapılandırılan etkinlik örneklerini, sınıf öğretmenliği branşında okutulan temel ders ve konuları (hayat bilgisi, fen bilimleri, matematik, Türkçe, sosyal bilgiler, geometri, drama, İngilizce vb.) kapsamaktadır. Her etkinlik; ilgili sınıf düzeyi, ders ve tema ile ilişkilendirilerek bir yapay zekâ aracının eğitsel işlevi doğrultusunda özgün biçimde planlanmıştır. Etkinliklerde kullanılan yapay zekâ araçları hakkında kısa tanıtımlar sunulmuş, uygulama süreci adım adım açıklanmış ve örnek komutlarla (promptlarla) desteklenmiştir. Ayrıca, öğretmenlerin bu uygulamaları doğrudan kullanabilmeleri için etkinlik örneklerine yönlendiren herkese açık bağlantılar da paylaşılmıştır. Her bölümde, alanında uzman akademisyenler tarafından belirlenen yapay zekâ araçları, ders kazanımları, sınıf düzeyleri ve temalar çerçevesinde özenle seçilmiş, öğretmenlerin sınıf ortamında kolaylıkla uygulayabileceği şekilde planlanmıştır. Bu kapsamda Canva AI, ChatGPT, DALL·E 3, Suno AI, Claude AI, NotebookLM, MagicSchool AI, Diffit AI, Deepseek AI, Curipod AI, AutoDraw gibi çok sayıda yenilikçi üretken yapay zekâ platformu, öğretim tasarımı süreçlerine entegre edilmiştir. Bu kitap yalnızca uygulama temelli içerikler sunmakla kalmayıp, aynı zamanda öğretmenler ve öğretmen adayları için kuramsal bir zemin de oluşturmaktadır. Kitabın birinci bölümünde, yapay zekânın eğitimdeki yeri ve sınıf öğretmenlerinin bu teknolojiyi pedagojik bir araç olarak nasıl değerlendirebilecekleri ele alınmıştır. İkinci bölümde ise üretken yapay zekânın tanımı, sınıflandırılması ve özellikle eğitim materyali geliştirme süreçlerindeki rolü kuramsal temellere dayandırılarak sunulmuştur. Bu iki bölüm, kitabın kuramsal çerçevesini oluştururken; takip eden bölümlerde yapay zekâ araçlarının farklı ders alanlarına nasıl entegre edilebileceğini gösteren uygulama temelli etkinlik örneklerine yer verilmiştir. Üçüncü bölümde sosyobilimsel konular üzerinden öğrenci farkındalığını artırmaya yönelik içerikler sunulurken; son bölümde eTwinning projelerinde yaratıcı yapay zekâ uygulamaları tanıtılmıştır. Böylece kitap, hem teori hem de uygulamayı bir araya getirerek bütüncül bir başvuru kaynağı niteliği kazanmıştır. Kitabın öğretmen adaylarına, sınıf öğretmenlerine ve eğitim alanında çalışan tüm paydaşlara ilham vermesi, yapay zekâ teknolojilerinin –özellikle üretken yapay zekâ uygulamalarının– eğitimle anlamlı şekilde buluşmasına katkı sunması dileğiyle...