Bu kitabın başlığının düşük dereceli glial tümörlerle ilgili olmasının birkaç önemli nedeni vardır. İlk olarak, bu konuyla ilgili daha önce mevcut olan tanı ve tedavi tartışmalarının günümüzde de devam etmesi, ikinci olarak ise düşük dereceli glial tümörlerle ilgili bilgi ve deneyimlerimizin, uzun bir zaman dilimi geçirmeden yazılı metin haline getirilmesi gerektiğidir. Bu bağlamda, kliniğimizin düşük dereceli tümörlerle ilgili cerrahi tecrübeleri ile diğer kliniklerin tanı ve tedavi deneyimlerini, multidisipliner bir bakış açısıyla birleştirip, tartışmalı konularda kısmen de olsa katkıda bulunmayı amaçladık.
Kitabın özellikle cerrahi tedavi bölümünü incelediğimizde, düşük dereceli glial tümörlerde en etkili tedavi yönteminin total cerrahi rezeksiyon olduğu anlaşılacaktır. Ancak, bu tümörlerin beyinde yer aldığı bölgeler son derece hassas alanlardır. Bu bölgelerde tümör çıkarımı yapılırken cerrahi prensip, minimal morbidite ile maksimal cerrahi rezeksiyon sağlamaktır. Bu amaca ulaşmak için ameliyat öncesi ve sırasında kullanılan farklı radyolojik ve intraoperatif tekniklerin yanı sıra, bu bölgelerin anatomisinin detaylı bir şekilde bilinmesinin büyük önemi vardır. Bu nedenle kitabın ilk bölümü anatomiye ayrılmış ve oldukça geniş bir şekilde ele alınmıştır.
Bu kitapta, düşük dereceli tümörlerle ilgili anatomi, radyoloji, tümör benzeri lezyonlar, seyir ve prognoz, nöropsikolojik değerlendirme, anestezi, cerrahi tedavi, patoloji, radyoterapi, kemoterapi, kök hücre tedavisi ve glial tümörlerdeki moleküler mekanizmalar gibi 12 farklı bölüm bulunmaktadır. Her bölümün ortak alanı glial tümörler olduğu için, bilgi tekrarı kaçınılmaz olmuştur; ancak her bölümün bütünlüğünün bozulmaması adına değişiklik yapılmamıştır. Kitaptaki her bölüm, konunun deneyimli ekipleri tarafından hazırlanmış olup, kendi kliniklerinin tanı ve tedavi politikalarını içermektedir. İlgili bölümlerin yazı dili mümkün olduğunca Türkçeye uyarlanmış; ancak ilgili bölüm hocalarıyla varılan ortak kanaate göre, kendi alanlarında yaygın olarak kullanılan terimler olduğu gibi bırakılmıştır.
Kitaptaki bölümleri yazan hocaların çoğu, genellikle erişkinlerdeki glial tümörlerle ilgilendikleri için, çocukluk çağında görülen tümörler (örneğin görme yolları, beyin sapı, posterior fossa tümörleri gibi) ayrı bir bilgi alanı oluşturduğundan, bu konu kitabın kapsamı dışında tutulmuştur. Son olarak, bilimsel saygınlık açısından yazarların bilgi ve deneyimlerini yansıtan bir yapı sunulduğundan, bu kitabın birinci, ikinci ve üçüncü dereceden sonra dördüncü derecede bilimsel değeri olduğu açıktır. Yazarlar, kişisel bilgi ve deneyimlerini en yalın şekilde yazılı hale getirmişlerdir. Her şeye rağmen, her bir bölümü büyük emeklerle hazırlanan düşük dereceli glial tümörlerle ilgili bu kitabın, özellikle asistanlar ve uzmanlar için referans kitabı olarak yararlı olacağı umuduyla sunulmuştur.