Düşünce tarihi denilince birçok alanda yapılan çalışmalar akla gelmelidir. Yazının icat olmasından günümüze kadar, birey ve toplumları etkileyen fikir akımlarının yanı sıra bunlara derinlik katan diğer düşünürlerin katkıları, o fikirlerin günümüze kadar gelmesine hizmet etmiştir. Fikir akımları, aslında ülkelerin iktisadi, siyasi ve kültürel anlamda kalkınmalarını sağlamak için birçok düşünce ve siyaset adamının gündeminden hiç çıkmamış ve toplumsal ve bireysel sorunlara çare bulabilmek için devamlı fikir üretmişler ve sonunda düşünce tarihinde yerini alan ideolojiler ve düşünsel felsefeler ortaya çıkmıştır. Geçmişten günümüze her şey zaman geçtikçe tekâmül etmekte ve zamansal bir seyir izlemektedir. Sanayi ve teknoloji alanlarında; özellikle kara, deniz ve hava araçlarının yanı sıra bilgisayar, telefon teknolojisi, tıbbi cihazlar ve uzay araçları gibi birçok teknolojinin gelişiminde, önce hayal edilen düşünceler ve daha sonra teknolojik gelişmelerin katkıları, şu andaki buluşların zeminini hazırlamıştır. Bu ürünlerin hepsinde bir düşüncenin tek tek halkaları vardır. Teknolojide olan bu gelişmeler, siyasi ve sosyal bilimlerde de benzer halkalardan meydana gelmektedir. Düşünsel halkalar, statik değil dinamiktir ve zaman geçtikçe değişim ve gelişim göstermektedir. Tarih, edebiyat, felsefe, sosyoloji, iktisadi teoriler, tıp, teknoloji ve diğer alanlardaki fikrî ve ilmî gelişmelerin tarihsel içeriğinde düşünce tarihine dâhil edilecek önemli fikrî çalışmalar vardır. Bu çalışmaları yürüten bilim adamlarının biyografileri de düşünce tarihinde yerini almaktadır. Sadece bilim dünyasında değil, siyasi ve askerî açıdan toplumların kurtuluşuna ve gelişmesine vesile olan önemli şahsiyetlerin biyografileri de düşünce tarihinde yerini almaktadır. Bu kadar geniş alana sahip olan düşünce tarihi aslında uygarlıklar tarihine de ışık tutmaktadır. Türkiye’de düşünce tarihi çalışmaları yeterli düzeyde değildir. Bu alanda en fazla emek veren akademisyenlerin başında Prof. Dr. Hilmi Ziya Ülken gelmektedir. Bu alanda çok sayıda eser yazarak ve dergiler çıkararak bilme katkı sağlamıştır. Bunların başında Çağdaş Türkiye’de Düşünce Tarihi kitabı gelmektedir. Bu kitap son yüzyılı kapsayan değerli bir eserdir. Çok geniş bir çalışma alanı içermesi sebebiyle elimizdeki bu eser çok yazarlı olarak tasarlanmış ve xiii daha fazla biyografik çalışma ile önemli görülen şahısların kısa hayatlarının yanı sıra varsa siyasi hayatları ve alanında yapmış olduğu eserleri, düşünceleri ele alınmıştır. Bu açıdan her bir konu başlığını yazan yazarların görüşleri de doğal olarak kendine aittir. Kitaptaki yazım sırası için biyografisi seçilen şahsiyetlerin doğum yılları esas alınmıştır. Ön sözün hemen ardından Ankara Yıldırım Beyazıt Üniversitesi Tarih Bölümünde görevliyken merhum olan değerli kardeşimiz Araştırma Görevlisi Maşallah Nar ile ilgili “Anısına” yazısı yazılmıştır.