İnsan yaşamının, ses, resim, yazı ya da herhangi bir iletişim aracı ile iletişim kurma olanağının olmadığı dönemlerinde iletişimin merkezinde “vücudu” vardı. İnsanın evriminden kaynaklanan becerileri ile önceleri ses, sonra resim, resim yazı ve harf yazı ile devam eden iletişim araçları günümüzde çok çeşitlenmiştir. Bilim insanları araştırmalarına her zaman bir problem ile başlamışlardır. Bilimsel yazın, görülen problemlere çözümler üretmek, var olanı ve olmayanı ortaya koymak, ve insanlarla bilgiyi paylaşmak için vardır. Sözü edilen türden üretimleri yapanlar, her biri kendi döneminde insanlığa problem olan durumları araştırmış ve bulgularını aktarmışlardır. Son dönemlerde sıklıkla kitap, bilimsel tez ve makalelere konu edilen sorunlardan biri de “İLETİŞİM”dir. Günümüzde gelişen teknoloji ve ona bağlı olarak üretilen elektronik iletişim araçları ile kullanılan ağlar dünya sınırlarını aşmış, uzaya ulaşmıştır. Bu nedenle iletişim çağı olarak da isimlendirilen çağımızda, bilim insanlarının iletişim ile ilgili araştırmaları yoğunlaştırmış olması konu ile ilgili sorunları algıladıklarının kanıtıdır. Toplumsal bir varlık olarak insanın, yaşamın her alanında iletişime özellikle de kişiler arası nitelikli iletişime ihtiyacı vardır. Son birkaç on yılda yapılan bilimsel araştırmalar da bu yönde bulgulara ulaşmıştır. Gelinen noktada gelişen teknolojinin ürettiği araçların yüz yüze iletişimi büyük oranda olumsuz etkilediği görülmektedir. Geçmiş zamanlarda öğretmen adaylarına, “sınıfta öğrencilerinizle bilgi paylaşımı yaparken bir tiyatro oyuncusu gibi davranmalısınız” cümlesi, öğrencileri ile iletişim kurmaları için yeterli olurken günümüzde bunun ders haline gelmiş olması dikkat çekilmesi gereken bir olgudur. Sanal ortam ve ona bağlı iletişim öğelerinin yüz yüze nitelikli iletişim üzerinde yarattığı olumsuzluklar günümüz insanı tarafından tartışılmaktadır. Aynı sosyal ortamda bulunan insanların elektronik cihaz bağımlılığından kaynaklanan yapı ile nitelikli yüzyüze iletişim kuramadığı, aynı masada otururken bile birbirine yabancılık yaşayan insanların varlığı her geçen gün yaygınlaşmaktadır. Nitelikli iletişimin, sosyal yaşamın her alanında (ailede, mahallede, okulda, işyerinde v.b.) yitirilmekte olduğunun farkındalığını yaşayan ve elinizdeki bu kitabın yayınlanmasına olanak sağlayan “Eğiten Kitap” yayınevi sahiplerini kutlarım. Her geçen gün nitelikli yüz yüze iletişimimizi, farklı farklı sebeplerle yitirdiğimiz konusunda hemfikir olan ve her biri kendi uzmanlık alanına uygun birer bölüm yazarak kitabın oluşmasına katkı sağlayan değerli akademisyenler, Eda Yazgın, İbrahim Kıbrıs, İbrahim Özejder, Kemal Akkan Batman, Mehmet Çağlar, Müge Beidoğlu ve Neslihan Güney Karaman’a teşekkür ederim