Eğitim programları, eğitimin ve eğitim sisteminin önemli araçlarından biridir. Ülkelerin kalkınması eğitimli insanıyla, eğitimli insan eğitimle, eğitim ise eğitim programlarıyla mümkündür. Dolayısıyla program, eğitimin kalbini oluşturmaktadır. Eğitim programları güncelliğe, gelişime, yeniliğe ve değişime açıktır. Bilimde, teknolojide, toplumda, kültürde, ekonomide, sanayide, tarımda, sağlıkta, felsefede, psikolojide ve daha birçok alanda yaşanan değişim ve yenilik, eğitimde program geliştirme ve değerlendirme sürecini canlı tutmakta, bu yenilik ve değişiklikler aynı zamanda eğitimde program geliştirme ve değerlendirmeyi zorunlu kılmaktadır. Teknolojik ürünlerde olduğu gibi, geliştirildiği dönemin şartlarına göre geçerliği ve güvenirliği yüksek olan bir eğitim programı eğer belirli periyotlarla süreç içerisinde kendini yenilemezse eğitim sisteminin genel amaçlarına hizmet etmekten uzaklaşabilir. Eğitim programlarının böyle bir seçeneği olmayıp çeşitli alanlardaki gelişim ve yeniliğin gerisinde kalması düşünülemediği gibi, bu alanların ilerisinde olması ve onların gelişimine rehberlik etmesi beklenmektedir. Eğitim, diğer alanlardaki değişimin, yeniliğin ve kalkınmanın öncüsü olmalıdı
r. Eğitim bu görevi, eğitim programlarıyla yerine getirmektedir veya getirmelidir. Bu bağlamda eğitim programları dünün değil, günün hatta yarının özelliklerine göre geliştirilmeli ve değerlendirilmelidir. Bunun sağlanması için geliştirilen eğitim programının “eğitimde program geliştirme ve değerlendirme” süreç ve işleyişine uygun olması gerekmektedir. Diğer bir deyişle “eğitimde program geliştirme ve değerlendirme” alanı ve kaynakları, geliştirilen eğitim programlarının kılavuzu konumunda yer almaktadır. Dünün deneyiminden, bugünün gerçeğinden ve yarının beklentisinden/öngörüsünden yola çıkılarak hazırlanan bu eserin, başta lisans ve lisansüstü düzeyde yer alan “Eğitimde Program Geliştirme” ve “Eğitimde Program Değerlendirme” dersleri olmak üzere konuyla ilgilenenlerimize, öğretmenlerimize, öğretmen yetiştirme sürecimize, eğitim sistemimize ve alanyazına katkı sağlaması umulmaktadır. Bilimsel ve özgün değerinin yüksek olduğu kanaatini taşıdığım bu eserin ortaya çıkmasında büyük bir özveriyle çalışan kıymetli meslektaşlarımı yürekten kutluyor ve herbirine sonsuz teşekkürlerimi sunuyorum. Öte yandan eserin basımını ve dağıtımını üstlenen Vizetek Yayınevi çalışanlarına da teşekkür ediyorum. Ayrıca, eserle ilgili siz değerli okuyucularımızdan gelecek öneri ve eleştirilerin bu eserin geliştirilmesi bakımından bir gereklilik ve fırsat olarak gördüğümüzü, bu yöndeki dönütlerinizden mutlu olacağımızı da ifade etmek istiyorum.