Fıkıh usûlü ilmi, insanoğlunun beşikten mezara kadar uyması gereken şer‘îamelî hükümlerin istinbat esaslarını konu edinen bir bilim dalı olmanın yanında fakihlerin itibar ettikleri birtakım itikadî öncüller nedeniyle kelâm ilminin de alt dallarından biri konumundadır. Özellikle hicrî 4. asrı mercek altına aldığımızda fıkıh usûlü-kelâm ilişki çok daha bariz bir hal almaktadır. Çünkü bu dönem, gerek hacimli usûl eserlerinin kaleme alınması gerekse usûl eserlerinin kelâmî bakış açısıyla telif edilmesi bakımından yeni bir doğuşu temsil eder. Ülkemizde uzun yıllar fıkıh usûlü araştırmaları yapılmakla birlikte konuların fıkıh usûlü-kelâm ilişkisi çerçevesinde ele alındığı çalışmalar son yıllarda ivme kazanmış, ama henüz tüm konular ele alınamamıştır. Bu nedenle bu alanda yapılan ve yapılacak olan çalışmaların yaygınlaşıp derinlik kazanması, asıllarını müntesibi bulunduğu itikadî mezhebinin öncülleri gereğince temellendiren usûlcülerin bilgi anlayışlarını ve arka planda taşıdıkları endişleri tespit edip ortaya çıkarması bakımından önem arz etmektedir. Bu çalışma da sözü edilen ihtiyaca bir nebze de olsa katkı sağlamak gayesiyle doğmuş ve Cessâs, Kâdî Abdülcebbâr ve Bâkıllânî’ye ait, günümüze ulaşan en eski ve hacimli usûl eserleri diyebileceğimiz kaynakları fıkıh usûlü-kelâm ilişkisi içerisinde incelemeyi amaç edinmiş bir araştırmadır. Bu üç âlim, kendi yaşadığı döneme damga vurmakla kalmamış, gerek görüşleri gerekse metotlarıyla sonraki asırların usûlcülerini hem içerik hem de sistem bakımından etkilemiş önemli şahsiyetlerdir. Literatürde bazıları hakkında dar kapsamlı kısa çalışmalar yapılmakla birlikte onların görüşlerini mukayeseli olarak ele alan usûl çalışmalarının yok denecek kadar az olması, bu çalışmaya cüret etmenin sâiklerinden en önemlisidir. Böylece, umûm ifade eden lafızlar özelinde ilk dönemlerdeki usûlcülerin görüşlerini tespit edip ortaya çıkarmak, ilaveten günümüz usûl çalışmalarına kaynaklık edip alanda araştırma yapmak isteyenlere de bir bakış açısı kazandırmak hedeflenmiştir. Bu çalışmanın ortaya çıkmasında ve son şeklini almasında pek çok kişinin katkısı oldu. Öncelikle tez konusunun belirlenmesinden tezin yazılmasına kadar yoğun mesailerine rağmen değerli görüş ve yönlendirmeleriyle bana destek olan, yol gösterip cesaret veren, ilmî ve meslekî bilgilerinden istifade ettiğim danışman hocalarım Prof. Dr. Kemal Yıldız’a ve Prof. Dr. Hasan Hacak’a şükranlarımı sunarım. Ayrıca tez ile ilgili görüşlerini paylaşan, gerek okuyarak gerekse yönlendirerek bana destek olan jüri üyelerim Prof. Dr. Şükran Fazlıoğlu, Doç. Dr. İlyas Yıldırım, Doç Dr. Nail okuyucu ve Dr. Öğr. Üyesi Recai Çetres hocalarıma teşekkürü bir borç bilirim. Yine araştırmam boyunca bana şahsî kütüphanesini açan, hem tezin bir kısmını okuyup hem de tecrübeleriyle katkı sağlayan Doç. Dr. Hüseyin Maraz’a ve Doç. Dr. Ahmet Aydın’a, tezi okuyarak görüşlerini paylaşan Doç. Dr. Murat Akın’a, Öğr. Gör. Resul Akcan’a ve Numan Kocaoğlu’na şükranlarımı sunuyorum. Son olarak, her daim bana moral verip motive eden ve manevi desteğini benden hiçbir zaman esirgemeyen sevgili anneme ve kardeşlerime teşekkür eder, rahmetli babam İlyas Çöklü için dua eder, dua beklerim.