Geçmişten günümüze her zaman var olan bir olgu diyebileceğimiz göç, ülke içine veya ülke dışına yönelik olup olmaması farketmeksizin insanoğlunun hayatında büyük etkiler yaratmaktadır. Göç edenler yaşadıkları yerde mutlu olmadıkları için bazen gönüllü olarak, bazen de kendi istekleri dışında yani zorunlu olarak göç ederler. Özellikle hiç tanımadıkları bir ülkeye yönelik olarak gerçekleşen göçler bir belirsizliğe doğru atılan bir adım olmaktadır. Akademik yazın ve politik söylemler göç eden kişileri de dezavantajlı gruplar arasında kabul eder. Özellikle düzensiz göçe konu olan göçmenlerden bahsediliyorsa göç ettikleri ülkede konuşulan dil, halkın dini, bazen rengi, ırkı, gelenek ve görenekleri onlardan farklıysa, göç ettikleri ülke halkının yabancılara bakış açıları da olumsuzsa söz konusu göç her iki taraf için de sıkıntılı bir durum haline gelmektedir. Göç eden kişiler sadece sosyal uyumla ilgili sıkıntılarla değil, işsizlik, yoksulluk, ayrımcılık, dışlanma ile ilgili sıkıntılarla da karşılaşmaktadırlar. Bununla beraber uluslararası göç her zaman olumsuz etkiler yaratmaz. Uluslararası rekabetin büyük önem taşıdığı günümüzde özellikle gelişmiş ülkeler vasıflı işgücüne ihtiyaç duymaktadırlar, bu anlamda göç, beşeri sermaye yatırımı olarak karşımıza çıkmaktadır. Esasen bu durum sadece günümüze özgü bir durum değildir. İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra Almanya’nın işgücü ihtiyacı nedeniyle başka ülkelerden göçmen kabul etmesi bu duruma örnektir. Ancak günümüzde geçmişten farklı olarak vasıflı işgücüne daha fazla ihtiyaç duyulmakta, özellikle vasıf seviyesi çok yüksek, eğitimli göçmenlere ihtiyaç duyulmaktadır. “Geçmişten Günümüze Uluslararası Göç” isimli on dört bölümden oluşan kitabımızda uluslararası göç farklı farklı boyutlarıyla ele alınmıştır. Bulgaristan ve Kafkasya’dan gerçekleşen göçler bağlamında Osmanlı Döneminde göç yönetimi başta olmak üzere, Türkiye’de göçe konu olan dezavantajlı bazı grupların göç süreci, ortaya çıkan sorunlar, uygulanan politikalar kitabımızın konusunu oluşturmaktadır. Kitabın göç alanında çalışan, bu alana ilgi duyan herkes için faydalı olması, konuya ilişkin yapılacak verimli çalışmalara ışık tutması temennisiyle kitabın diğer editörleri Prof. Dr. Ersin KAVİ ve Doç. Dr. Yasemin ÇÖLGEÇEN’e, kitaba katkıda bulunan tüm yazarlarımıza, kitabın yayınlanmasının her aşamasında yanımızda olan Oğuzhan ORUÇ, Zeynep ORUÇ TATLI ve Özge DANE başta olmak üzere tüm Filiz Kitabevi çalışanlarına teşekkür ediyorum.