Yaşadığımız dijital kültür çağı, dijital mecraların gündelik hayatımızın her alanını nüfuz etmesini sağladı. Her an ulaşabildiğimiz, vücudumuzun bir uzvu gibi kullanma yetkinliğine sahip olduğumuz akıllı cihazlarla günümüzün büyük bir çoğunluğunu dijital alanda geçiriyoruz. Bu durum meslek kollarının da dönüşümüne yol açtı, iş yapma teknik ve tarzlarını ciddi bir şekilde etkiledi. Gazetecilik de dijitalleşmenin en çok dönüştürdüğü mesleklerden biri olarak karşımıza çıkmaktadır. Geleneksel medyanın en bildik haber yazma ve sunma kriterleri, yerini dijitalliğin gerektirdiği hız ekseninde bambaşka koşullara bıraktı. Zaten günlük tüketilen bir iş olan gazetecilik, dijitalleşmeyle birlikte anlık tüketilir hâle geldi. Bu yoğun zaman baskısı, haber toplamayı, yazımı, doğrulamayı, gazeteciliğin etik süreçlerini aslında tüm alanlarını etkiledi. Bu etki kimi zaman haberciliğin etik boyutunda olduğu gibi tahrip edici bir düzlemde oldu, kimi zaman da haber yazımını kolaylaştıran teknikler sayesinde bir avantaj olarak ortaya çıktı.
Dijital gazeteciliğin konvansiyonel gazetecilikten farklı olarak; daha fazla yere sahip olması, daha fazla manşet atılmasına olanak sağlaması, hiperlinkler, etkileşimlilik, okur yorumlarına göre haberin biçimlendirilmesi, fotoğraf, video, simülasyon gibi her türlü dijital formatın kullanılmasına olanak sağlaması, arşive ve resmi verilere daha kolay erişim gibi pek çok avantajı var ve bu özellikler, gazeteciliğin bambaşka pratikler geliştirmesine sebep oldu. Gazetecilikte SEO gibi yeni meslek kolları ve iş alanları doğdu, ana akım medyada çalışma olanağı bulamayan gazeteciler, Youtube, Podcast gibi yeni mecralarda habercilik yapmaya devam edebildi. Kurumsal gazeteler de yapay zekâ, algoritma gibi yeni dijital araçları haber üretiminde yaygın bir şekilde kullanmaya başladı. Bunların gazetecilik açısından doğuracağı riskler ya da fırsatlar başka bir çalışmanın konusu ancak bu kitapta adı geçen araçların gazetecilikte nasıl kullanıldığını bulma imkânına sahipsiniz.
Kitap, yolun başındaki lisansüstü öğrencilerimize akademik yazım konusunda mentörlük yapmak refleksiyle doğdu. Ege Üniversitesi ve İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi genel gazetecilik anabilim dalı lisansüstü öğrencilerinin dijital gazetecilik odaklı derslerimizden ürettikleri ödevler, dijital gazeteliğin en güncel konularına değinen bu yayına dönüştü. Yolun başında olmanın heyecanı ve özverisi ile bölüm yazarı olan öğrencilerimiz ve meslektaşlarımız, dijital gazeteciliğin en önemli konularını yazdılar.
Sekiz bölümden oluşan kitabımızın ilk bölümü tarafımızca yazıldı ve “İnsan Unutur, İnternet Unutmaz! İfade Özgürlüğü Perspektifinden Gazetecilik ve Unutulma Hakkının Sınırları” başlığını taşımaktadır. Bu bölümde, dijital kültürün getirdiği en önemli regülasyonlardan biri olan unutulma hakkını, gazetecilikteki ifade özgürlüğü bağlamında tartıştık. İkinci bölümde “Gazeteciliğin Dijitalleşmesi ve Tık Çekiciliği” başlığında Halide Tonga, ‘tık’ın dijital gazetecilikteki haber değerinin temel belirleyicilerinden biri hâline gelmesini kavramsal olarak tartışıyor. Bu bölümde, geleneksel gazeteciliğin yerini alan dijital gazeteciliğin gelişim süreci, Avrupa’daki kısa tarihi ve günümüzde dönüşüme uğrayan haber inşa süreçlerinin ‘tık çekiciliği’ kavramı ile açıklandı.
“Dijital Çağda Haber Anlatısının Dönüşümü: Veri Gazeteciliği, Türkiye ve Dünyadan Örnekler” başlığıyla yer alan üçüncü bölümde Rabia Serttaş, veri gazeteciliğinin anlamını örneklerle açıkladı. Zamanla büyük verinin gazetecilikte de kullanılmaya başlanması veri gazeteciliği pratiğini doğurdu. Bu bölüm ile veri gazeteciliğinin ortaya çıkış sürecini, veri gazeteciliği sızıntılarını ve süreçlerini anlatarak, bu yeni pratiğin önemini vurgulamak amaçlandı.
Dördüncü bölümün yazarı Deniz Sahil, “Yapay Zekâ ve Gazetecilik: ChatGpt ve Google Bard’ın Gazetecilik Pratiklerinde Kullanımına İlişkin Uygulama Çalışması” başlığı ile gazetelerin kullandığı yapay zekâ araçlarının uygulanmasını anlattı. Bu bölümde, yapay zekânın iletişim alanına olan entegrasyonunun kaçınılmaz olduğu düşüncesinden hareketle gazetecilik pratiklerinde destekleyici olarak nasıl kullanılabileceği ile artılarının ve eksilerinin tespit edilmesi amaçlandı ve bu amaç doğrultusunda gazeteciliğe dair katkılarından yalnızca birisi olan yazı tabanlı yapay zekâ araçlarının habercilik pratiklerinde kullanımı hakkında örnek uygulamalar yapıldı.
Yapay zekâyı kavramsal olarak anlatan ve etik boyutlarıyla tartışan Mehmet Şakir Saraç’a ait beşinci bölüm; “Yapay Zekâ ve Gazetecilik: Genel Bir Çerçeve” başlığını taşımaktadır. Yapay zekâ teknolojisi ise dünyada gazeteciliği kökten değiştirecek gelişmelere sahne olmaktadır. Yapay zekânın gazeteci ve habercilik üzerindeki etkisinin ne olacağı bilimsel araştırmalara da konu olmuştur. Bu çalışma, yapay zekânın gazetecilikte kullanılış biçimlerini örnekleyerek literatürdeki çalışmaları derlemekte ve konuya ilişkin etik tartışmaları ele aldı.
Gülşah Gönülşen tarafından yazılan altıncı bölümde gazetecilikteki yeni gelir modelleri “Money Talks! Gazeteciliğin Geleceği ve Yeni Gelir Modelleri” başlığı ile anlatıldı. Bölümün amacı; yeni medyada sıklıkla kullanılan gelir modelleri hakkında bilgi vermek ve ekonomik sürdürülebilirlikteki etkilerini incelemek. Çalışmada, bu alanda yapılan kuramsal araştırmalara değinilmesinin yanı sıra Türkiye’den ve dünyadan çeşitli dijital gazeteler ve kullandıkları gelir modelleri de belirtilerek dijital gazeteciliğin ekonomik sürdürülebilirliğine yönelik değerlendirmeler yapıldı.
Zeynep Ateş, yedinci bölümde Podcast haberciliğini “Dijital Dönüşümün Sesli Yüzü: Podcast Gazeteciliği” başlığıyla anlattı. Podcast gazeteciliği, geleneksel gazetecilik uygulamalarını dijital platformlar üzerinde yeniden şekillendiren ve sesli içeriğin odak noktasına yerleştiği bir iletişim formatıdır. Her geçen gün artan sayıda insan, bilgisayarlarından, akıllı telefonlarından veya diğer taşınabilir cihazlardan podcastler aracılığıyla haberleri takip etmekte, analizleri dinlemekte ve ilgi duydukları konular hakkında derinlemesine bilgi edinmektedir.
Podcast gazeteciliği, geleneksel gazetecilik pratiği ile birleşerek, haberin daha geniş bir kitleye ulaşmasını, hedef kitleyle daha etkileşimli bir iletişim kurulmasını ve bilginin daha derinlemesine aktarılmasını sağlamaktadır. Bu bölüm, podcast gazeteciliğini dijital dönüşümün gazetecilik üzerindeki etkisi bağlamında inceledi ve bu yeni iletişim formatının tanımını, kökenlerini, gelişimini, avantajlarını, zorluklarını, başarılı örneklerini ve geleceğini ele aldı.
Ve son bölümde Ceren Okçu dijital kamusal alan ve dijital emek kavramlarını “Dijital Kamusal Alan Kavramı Bağlamında Nesneleşen Bireyin Soyutlaşan Emeği” başlığıyla anlatmıştır. Bu bölüm, siber panoptikon, Fuchs ve üretüketici gibi kavramlar ışığında, Jurgen Habermas’ın “Kamusallığın Yeni Bir Yapısal Dönüşümü ve Müzakereci Demokrasi” kitabından yola çıkarak, dijital medyada oluşan yeni kamusal alanın gerçekliğini ve dijital emeği tartıştı. Kitabın dijital gazetecilik alanında çalışan akademisyenlere ve öğrencilere faydalı olması ve literatüre katkı sunmasını dileriz.