Geçmişten günümüze Havacılıkta İnsan Faktörleri konusu, herkesin üzerinde az çok üzerinde durduğu, bir şeyler söylediği, duyduğu, eğitim aldığı tüm havacılık sektörünün ortak bir paydasıdır ve sanırım öyle de olmaya devam edecektir. Her ne kadar teknolojik gelişmeler ilerlese de son derece modern hava araçları ile seyahat yapma imkânı olsa da ilerleyen dönemlerde ya da yüzyılın sonunda pilotsuz seyahat yapma çalışmaları gerçekleştirilse de günün sonunda bir hizmetin gerçekleştirilmesi sağlanacağından hiçbir zaman insan faktörü göz ardı edilemeyecek bilakis önemi giderek daha da artacaktır. Belki seyahat yapılan araçlar, ortamlar, çevreler değişecek ama hizmetin gerçekleşmesine yönelik olarak hizmet sürecinin her aşamsında insan / insanlar bir şekilde yer alacaklardır. Uzun süre sivil havacılık sektöründe profesyonel biçimde çalışan biri olarak, insan faktörleri alanında alınan ulusal ve uluslararası eğitimlerde, kurslarda, insan faktörünün ne kadar önemli bir mesele olduğu çeşitli vaka çalışmalarıyla ortaya konulmaya çalışılmaktadır. Operasyonun her alanında kendine özgü ortamlarda meydana gelen insan faktörlerinden kaynaklanan onlarca, irili ufaklı olayları, kazaları kimi zaman görerek, kimi zaman işiterek, bazen basın ve medya yoluyla duyarak ya da bazen de fiilen yaşayarak öğrenmekteyiz. Organizasyonlar ise bu hataların tekrar etmemesi için tüm bu yaşanılan deneyimleri paylaşarak yaşanan olaylardan ders almaya, konulara yönelik eğitim ve iletişim faaliyetleriyle bu konudaki bilgi ve birikimlerini arttırmaya, çalışanların farkındalığını yükseltmeye ve tüm organizasyonun sürekli öğrenmesine yönelik çaba göstermektedirler. Tüm bu olanlar bize; yaşanan her olayın, kazanın boyutları ve karekteristikleri değişse de özünde olayların büyük çoğunluğunun insan faktör(leri)ne dayalı meydana geldiğini açık bir şekilde göstermiştir. Nihayetinde ise insan faktörlerine bağlı hataların çalışanlara, kuruluşlara ve havacılık sektörüne önemli seviyelerde ne denli maddi ve / veya manevi birçok sorunlara yol açtığı sonuçlarıyla birlikte görülmüştür. Bütün bunlardan yola çıktığımızda; bu kadar önemli bir konunun daha ayrıntılı bir şekilde ele alınma ihtiyacının ortaya çıkması ve ülkemizde havacılık operasyonun tüm alanlarını kapsayacak şekilde kapsamlı bir içerikte bu alanda Türkçe bir kaynağın olmaması bu eserin hazırlanmasına en büyük dayanak olmuştur. Sivil havacılık yüksekokul ve fakültelerinde temel ders konusu olması gereken ve havacılık sektörünün temel eğitimlerinde yer alan söz konusu bu çalışmanın hem sektörel alanda hem de akademik alanda önemli bir boşluğa hizmet edeceği düşünülmektedir. ix Kitapta yer alan bölüm yazarlarının birçoğu aynı zamanda sektörde operasyonun farklı alanlarında yıllarca hizmet yapmış sektör profesyonelleri olup konuyu bilen, olayları bizzat yaşayanların bilgi ve deneyimlerini içerecek şekilde katkı sağlamışlardır. Buna ilave olarak, bölüm konularının daha iyi anlaşılması için her bölüm sonunda örnek olay(lar) aktarılarak konular pekiştirilmeye çalışılmıştır. Bununla birlikte kitabın 1. baskısına yetişmeyen ya da ilk baskıda yeterince derinlikte anlatılmayan konulara 2. baskıda yer verilmesi planlanmıştır. Gerek akademik camiada gerekse havacılık sektöründe ve ayrıca bu alana ilgili duyan herkesin zevle okuyacağı ve tavsiye edeceği umuduyla kitabın oluşmasında yer alan başta bölüm yazarlarımız olmak üzere emeği geçen herkese teşekkür ederim.