Tuz, hayati önem taşıyan sudan sonra varoluşun gizemini bünyesinde bulunduran bir moleküldür. Saf bir müzik tınısının çevrelediği bilinmez yolculuğun dönüştürücü bir mesajıdır. 14 milyarlık evrende beş bin yıllık geçmişe sahip olan, adına kafiyesiz uzun anlatı şiirlerinden yaratıcı ruhların mistik kutsallığına kadar anlamlar atfedilerek dünya ve Türk edebiyatının derin satırlarına nüfuz etmiş bir kavramdır. Koruyucu unsurlarının fark edildiği çağlardan bugüne yemeklerin hem raf ömrü uzatıcısı hem de lezzetin doruk noktasını taçlandıran bir gıdadır. Soyut bir dille mitolojinin boşluklarına sirayet ederek efsanelere kıvılcım yakarken birçok Türk geleneğinin ilhamı olmasıyla da yaşamın içinde yankı bulmuştur. Tuz, insanlığın hizmetine sunulduğu zamandan itibaren yüzyıllar boyunca evrensel bir motif olma özelliğini korumuştur. Shakespeare sonelerinde aşkın gücüyle tuzu bir araya getirirken, Yunus Emre dostluk ve kardeşlikle tuz-ekmek hakkını kafiyeli mısralarına işlemiştir. Tuz, dünya tarihinin tüm katmanlarında kendine yer bulurken bir dilin kültürel argümanlarıyla birleşerek başkalaşma serüvenine devam etmektedir. Demokrasinin ilk defa anılmaya başladığı Antik Yunan’da Pythagoras, adaleti anımsatması adına sofraya tuz konulmasını öğretilerine ilintilerken 21.yy’da soyut kavramların betimlemesinde kitapların isimlerini süsleyerek zamanın dinamiklerine uyum sağlamıştır. Tuz, kadim zamanlardan bugüne birçok sözcüğün söyleyişine zengin metaforlar kazandırarak söz devriminin uğrak noktası olmuştur. Elbette tuz edebiyatın hazinelerini oluşturan bir yapıtaşı değildi sadece, aynı zamanda bir maden, bir gıda, bir sanat, bir müzik, bir resim, bir yaşamdı. Ancak tuzun onlarca anlamını karşılayan, evrensel statüsünü ona kazandıran tek bir kaynak yeryüzünde mevcut değildi. Tuz’un bütün gizemi satırlara dökülmeli, keşfinden bugüne uğradığı bütün duraklar insanlıkla buluşmalıydı. Tuz’a dair her şey tek bir kitapta özüne kavuşmalı, kendini tanımlamalıydı. İşte bu kitap tuzun varoluşundan bugüne geçirdiği bütün doğal afetleri, şahikaya ulaştığı antik dönemleri, uğruna dökülen vi kanların zafer sevinçlerini, edebiyatın çıkmaz sokaklarını aydınlatan gizlerini, dünya üzerinde bulunun tuzların bilimsel yaklaşımlarını, ülkelerin tuzun maddi ve manevi değerine bakış açılarını, küresel çapta finansal boyutunu anlatmaktadır. Bu kitap, sizleri bir zaman tünelinden geçirerek en eski çağlardan bugüne tuzun tüm bilinmeyen yönlerini ortaya koymaktadır. Bu kitap, insanlığa sunduğu geniş spektrumlu bilgi ışınlarıyla evrensel bir kaynak olmaya adaydır. Bu kitap yazarlarının tek amacı, tuza dair yerkürede varlığını ispatlamış her şeyi tek bir çatı altında birleştirerek geleceğe bir köprü kurmak olmuştur.