Geleneksel yöntemlerin sorgulanmaya, disiplinler arası sınırların silinmeye ve dijitalleşmenin bilgi üretim süreçlerini dönüştürmeye başladığı bir çağda yaşıyoruz. Bilgiye ulaşma, bilgiyi işleme ve bu bilgiden stratejik anlamlar çıkarma biçimlerimiz, artık köklü bir değişim içerisindedir. Sosyal bilimlerin bu büyük dönüşüm karşısında edilgen bir gözlemci değil, aktif bir dönüştürücü olması gerektiği açıktır. İşte tam da bu gerekliliğin farkında olarak hazırlanan bu kitap, sosyal bilimlerin hesaplamalı yaklaşımlar ve yapay zekâ ile olan ilişkisini sistemli, derinlikli ve uygulanabilir bir çerçevede ele almaktadır. “Hesaplamalı Sosyal Bilimler ve İletişim: Yeni Medya, Yapay Zekâ ve Veri Odaklı Yaklaşımlar” başlıklı bu eser, çağın gereklerine yanıt verme çabasında olan araştırmacılar, akademisyenler, uygulayıcılar ve öğrenciler için temel bir başvuru kaynağı olmayı hedeflemektedir. Kitap, yalnızca kavramsal bir altyapı sunmakla yetinmeyip, aynı zamanda hesaplamalı sosyal bilimlerin iletişim alanındaki yansımalarını örnek uygulamalarla görünür kılmakta; okuyucuyu metodoloji, teknoloji ve analiz arasında dinamik bir etkileşim içine çekmektedir. Eser, toplam beş ana bölümde yapılandırılmıştır. İlk bölümde hesaplamalı sosyal bilimlerin kavramsal zemini çizilmekte, dijitalleşmenin sosyal bilim metodolojisi üzerindeki etkileri irdelenmektedir. Dijital ayak izlerinden sosyal ağ analizlerine, metin madenciliğinden duygu analizine kadar geniş bir yelpazede sunulan yöntemler, okuyucunun araştırma pratiğini yeniden düşünmesine imkân tanımaktadır. Özellikle Python ve R gibi programlama dillerinin sosyal bilimler içindeki kullanımı, araştırmacıların teknik engellerle karşılaşmadan hesaplamalı yöntemlere yönelmelerini teşvik etmektedir.