Hamd âlemlerin Rabbine olsun. Salât ve selâm insanlara en sevgili olan sevgililer Sevgilisi Hz. Muhammed Mustafa’ya (sas.) ve O’nun davâsını seven bütün müminlerin üzerine olsun. Peygamber Efendimizin (sas.) etrafında yer alan ilk müminler, İslam davâsına gönül verenler için kıyamete kadar yol göstericidir. Bunlardan herhangi biriyle tanışmak, kardeş olmak, davâsında buluşmak, ikliminden faydalanmak veya kıyam meşalesinden aydınlanmak önemli bir mihenktir. Hz. Fatıma (rahm.) ile Hz. Ali (ra.)! Bu çalışma Hz. Fatıma (rahm.) ile Hz. Ali’nin (ra.) evliliklerini konu edinmekte ve onların ikliminde sevgiye, evliliğe ve aileye farklı bir bakış açısı getirmektedir. Aile olmanın gerekliliği, eşlerin birbirleriyle olan ilişkileri, akraba ve toplum sorumluluğu gibi konulardan kesitler sunmaktadır. Ayrıca insanî değerlerin yetirildiği bir toplumda edepli, hayâlı ve iffetli kalmanın mücadelesi ve güzel ahlak ile ‘insan olma’ değerliliğinden örnekler vermektedir. Hz. Fatıma (rahm.) ile Hz. Ali (ra.) Hakk’ın nuruyla nurlanan iman edip dünya ve ahiret için yararlı işler yapan, insanların en hayırlısı olan ve ‘Allah onlardan razı olmuş, onlar da Allah’tan razı olmuş’1 kullarıydı. Seçkin bu müminler her yönüyle insana hakikat, iman, hareket, zindelik, sevgi, huzur ve mutluluk vermektedir. İnsanın zihninde izler bırakan ve düşüncelerini nurlandıran, gönüllerini ferahlatan bu müminler tarihin bir dönemine, bir coğrafya ve bir topluma hitap etmekle kalmayıp kıyamete kadar hem bireysel hem de toplumsal etkileme yapmaktadır. Coşku, heyecan ve hareketlilikle birlikte samimiyet, sevgi, saygı, sadakat bahşetmekte ve ilahi bir inançla cennet yolculuğuna çıkartıp Kevser Havuzu’na ulaştırmaktadır. Şunu da ifade etmek gerekir ki, gerek Hz. Fatıma gerekse Hz. Ali için çok daha fazla esere ihtiyaç vardır. Özellikle Hz. Ali’nin (ra.) Hz. Peygamber (sas.) ile birlikteliği, nebevi eğitim sürecinde yetişmesi, ilmi derinliği, essiz kişiliği, inancındaki samimiyeti, savaşlardaki cesareti, sorumluluk bilinci, rehberlik etkinliği, Hz. Peygamber’den (sas.) sonraki yalnızlığı, vahdet adına sessizliği, halifeliğine kadar geçen süredeki tahammülü ve halifelik dönemi birer değil, yüzlerce esere konu olacak zenginliğe sahiptir. Hakeza Hz. Fatıma’nın da (rahm.) benzer özellikleri vardır; dolayısıyla ikisi hakkında farklı eserler göz ardı edilmemelidir. Kitap, “Hem yaşadığı dönemde hem de kendilerinden sonraki dönemlerde övgüyle anılan ashabı yâd etmek, onların sevgisini kalplere aktarmak, söz ve davranışlarını hayatta yaşanır kılmak; insanlık için buhrandan çıkış olur.” düşüncesiyle İslam’ın emirlerine ve Hz. Peygamber’in (sas.) öğretilerine sadık kalınarak hazırlandı. Sahabe hayatının sohbetlere taşınması, gündem oluşturması ve hafızalarda daha iyi kalması umuduyla da kıssa tarzına yakın bir üslûp ve eğitici, öğretici, yapıcı bir metotla yazıldı.“Bir Sahabe, Bir Kavram” projesine uygun olarak günümüz insanlarının bu iki güzide insandan kendi paylarına düşeni almalarını can-ı gönülden arzuluyoruz. Hz. Fatıma (rahm.) ile Hz. Ali (ra.) hakkında -bu tarzda- önemli ve kapsamlı bir çalışma olduğu kanaatindeyiz. Rabbimizden hayırlara vesile kılmasını diliyoruz.