Alemlerin rabbi olan Allah’a (c.c.) nihayetsiz hamd-ü senâlar olsun. Her yönüyle bize örnek olarak gönderdiği kulu ve elçisi Resûl-i Ekrem Efendimize salât ve selâm olsun. Hz. Peygamber Uygulamalarında Ehliyet ve Liyakat isimli bu çalışma; konunun amacı, önemi, sınırları hakkında bilgiler ile başlamakta, kaynakların değerlendirilmesi, araştırmalar hakkında bilgiler ve konumuza sağladığı katkılar ele alınarak devam etmektedir. Üç ana bölümden müteşekkil olan çalışmanın birinci bölümü ehliyet ve liyakat kavramlarının tahlili ile ilişkili anlam ve kullanımlara sahip adalet, emanet ve sadakat kavramları üzerinde durmaktadır. Bu bölümde ayrıca Câhiliye dönemi uygulamaları ile Kur’ân-ı Kerîm ve hadislerden örnekler karşılaştırmalı olarak ele alınarak kavramlara tüm yönleriyle müdrik olmak hedeflenmektedir. İkinci bölümde liyakat, ehliyet, adalet, emanet ve sadakat gibi soyut kavramlar, kendisi de soyut olmasına karşın etkileri her daim somut ve uzun süreli olan devlet mekanizması üzerinden irdelenmeye çalışılmıştır. Anlamın kavramlarla kâim olduğu ve kavramlara verilen önem kadar hakikate müdrik olunduğu apaçık bir gerçektir. Bu itibarla devlet, hilâfet, siyaset, yönetim, iktisat, cihat, hukuk, adalet, din, ulemâ, erdem ve ahlak gibi konular için tarih felsefesi, devlet felsefesi ve İslâm felsefesinden yararlanılarak konuya dair teorik ve teknik bir bakış ile zemin oluşturmaya çalışılmıştır. Üçüncü bölümde ise, genel hatları ve çerçevesi belirlenen bu kavramlara ilişkin İslâm tarihinin ilk ve en önemli kaynaklarından olan Hz. Peygamber devrinden örnekler verilerek, bugün anlamaya gayret edilen kavramlar esas müracaat merciine arz edilerek tabiri diğer ile mihenge vurularak tahlil edilmiştir. Ayrıca bölüm sonunda, işlenen konunun gelecek tasavvurumuzdaki izdüşümleri değerlendirilmiştir. Çalışmamızın sonuçlarında günümüze aktüel bir katkı olarak sosyal, siyasal, hukukî, askerî ve ekonomik durumları üzerinde karşılaştırmalı bir düşünme fırsatı bulunabilir. Çalışma temel olarak teorisinin herkesçe malum ama pratiğinin pek çok alanda meçhul olduğu ehliyet ve liyakat kavramları üzerine çeşitli anlama biçimleriyle düşünme, anlaşılan, anlaşılmayan, bilerek yahutbilmeden anlamı kaydırılan bu kavramları aslına rücu ettirme gayretinden ibarettir. Bu çalışmanın konusunun belirlenmesinden araştırılmasına ve nihayet tamamlanmasına kadar engin ilmi ve tecrübesiyle yol gösteren, kıymetli vaktini ve desteğini esirgemeyen danışman hocam Prof. Dr. Ali Aksu’ya hem şekilsel hem muhtevaya yönelik ufuk açıcı yorumları ve alanda çalışanlara kılavuzluk eden eserleri için hocam Prof. Dr. Ünal Kılıç’a canı gönülden teşekkürü borç bilirim. Çalışmanın akademik bir hüviyete bürünmesine vesile olan ve kıymetli vakitlerini sarfederek katkı verme cömertliğini gösteren Prof. Dr. Ömer Faruk Yavuz, Doç. Dr. Ömer Sabuncu, Doç. Dr. Gencal Şenyayla hocalarıma ve bizzat müşerref olamasam da eserlerinden istifade ettiğim ülkemizin İslâm tarihi bölümü değerli hocalarına minnet ve şükranlarımı sunarım. Son olarak ilim yolculuğumda her daim teşvik edici bir fedakarlıkla yanımda gördüğüm kıymetli eşim Dr. Ceyda Gürman’a ve salih insan olmalarını temenni ettiğim evlatlarım Feyza, Nursena ve Mehmet Necat’a sevgi ve muhabbetle… Ve mâ tevfîkî illâ billâh…