Orta Çağların İslâm dünyasında yetişen bilim adamları arasında İbni Haldun son derece önemli bir yer tutar. Hıristiyan Avrupa’da sosyal problemlerin dinîproblemlerden ayrı ve başlı başına bir disiplin olarakincelenmemesine rağmen, İbni Haldun sosyal bilimleritamamen kendi bünyeleri ve kurduğu mantık çerçevesi içinde inceleyen ilk düşünürdür. Tarihî ve sosyalolayları birbirine ekli ve birbirlerine etki eden genel birgörüş çerçevesi içinde dinî veya keyfî görüşlere yervermeyerek bir teori yaratır.Avrupa on dokuzuncu yüzyıla kadar İbni Haldun’un varlığından habersizdir. Osmanlı-Türk uygarlığı, tarihin bu büyük sosyal ilim adamını çok dahaevvel keşfetmiştir. Şeyhülislâm Pirizade Mehmet SahibEfendi’nin Mukaddime tercümesi onsekizinci yüzyılınortalarında yapılmıştır.1İbni Haldun’un düşünceleriKâtip Çelebinin Keşfuzunun adlı eserinde, daha sonra Naima’nın Tarih’inde yer almaktadır.2İbni Haldun’unMukaddime’sini bütün dünyadaki ilim adamları enufak ayrıntıları ile ancak yirminci yüzyılda incelemişve sayısız kütüphanelerin raflarını dolduracak kitap vemakaleler, yazarın devlet ve hukuk görüşünü, AdamSmith’den3 çok evvel ortaya koyduğu iktisat ve maliyeilminin ilkelerini, yine yirminci yüzyılda gelişen maliyesosyolojisinin temellerini Mukaddime’de bulmuşlardır.Mukaddime’nin tercümeleri İngilizce’de, Fransızca’da,İspanyolca’da, Türkçe’de defalarca yayınlanmıştır.Okuyucunun kitabın son bölümünde göreceği gibi,kitap ve makaleler siyasal bilgiler, hukuk, sosyoloji, iktisat ve maliye alanlarında derinleşmek arzusunda olanaraştırmacılar için sonsuz bir hazinedir. Bu kitabın Türkokuyucularına iki önemli faydasının olacağını ümit ediyoruz. Birincisi iki önemli konuda – devlet felsefesi, iktisat ve maliye sosyolojisi dallarında – hem özlü bir bilgivermek, hem de on dördüncü yüzyılın bu büyük düşünürünü Avrupa’da siyasî ilimlerin kurucusu sayılan onsekizinci yüzyılın Montesquieu ve Rousseau’su ve yirminci yüzyılın başında maliye sosyolojisinin kurucusuolarak kabul edilen Schumpeter ile karşılaştırmaktır.Düşünce tarihi, genellikle eserleri tarihin malı olmuş yazarların birer halka ile birbirlerine eklendikleribir zincire benzemektedir. Büyük düşünürler kendilerinden evvel gelenlerden öğrendiklerini, katkıları ilekendilerinden sonra geleceklere şerefli bir miras olarakdevrederler. Düşünce tarihi yine Orta Çağların İslâmdünyasının yetiştirdiği İbni Rüşt’leri, Gazali’yi, İbniSina’yı zamanında tanımış ve öğrenmiş, ne yazık kiİbni Haldun, zincire eklenen, eklenmesi gereken, enönemli halkalardan biri olmasına rağmen, bu zincirinuzun zaman dışında kalmış, medenî Avrupa İbni Haldun’un düşünce ve fikirlerini birkaç yüzyıl sonra yeniden yaratma çabasına düşmüştür. Kitap, bir noktayakadar bunu aydınlatmaya çalışmaktadır.Kitabın ikinci amacı okuyucuya mümkün olduğukadar geniş bir bibliyografya sunmaktır. İbni Haldunhakkında Arapça yazılanları bibliyografyaya eklemekbu kitaba bir cilt daha ilâve etmek olurdu. Türk okuyucunun Japonca, Urdu, Rusça gibi dillere daha azvakıf olduğu düşüncesi ile bu dillerdeki yayınlar dabibliyografyaya dâhil edilmemiştir.Kitap, yazarların muhtelif zamanlarda İngilizce veya Türkçe olarak değişik dergilerde yayınlanan makalelerinden oluşmaktadır. İngilizce makaleler bizzatyazarları tarafından Türkçe’ye çevrilmiş, bazı makale lerde de büyük çaplı olmamakla birlikte değişiklikler,ekleme ve çıkarmalar yapılmıştır. Kitabın birinci, altıncı ve yedinci bölümleriyle bibliyografya, yazarlardan Fuat ve Süphan Andiç, ikinci, üçüncü, dördüncüve beşinci bölümler ise Mustafa Koçak tarafından yazılmıştır.Bu kitabın İbni Haldun hakkında araştırma yapmak arzusunda olanlara ve özellikle üniversite öğrencilerine faydalı olacağını umuyoruz.