20. yüzyılın son çeyreğinde yaşanan teknolojik devrimle birlikte ortaya çıkan iletişim gücü, ülkeleri ve toplumları birbirlerine her zamankinden çok daha fazla yaklaştırmıştır.
Bilişim sektöründe yaşanan gelişmelere paralel olarak tüm dünyanın küresel bir köy haline gelmesi, coğrafi olarak birbirinden çok uzakta olan ülkeler arasında ticari, siyasi ve sosyal ilişkilerin alabildiğine güçlenmesine zemin hazırlamıştır. Öte yandan savaşlar yüzyılı olarak tanımlanan geçen yüzyılın mazlum toplumları, dünya savaşları üzerinden 100 yıl geçtikten sonra, gerek teknolojik, gerek finansal ve gerekse ticari ilişkilerle küresel sistemde kartların yeniden karıldığı dönemde yeni ilişkiler, anlaşmalar ve ortaklıklar yapma yolunda önemli adımlar atmaktadırlar.