Günümüzde hemen hemen herkes akıllı bir telefona sahip olmakla birikte, akıllı telefonlara yüklenebilen sosyal medya uygulamaları sayesinde sosyalleşmek veya başkaları ile iletişime geçmek artık oldukça kolay ve hızlı hale gelmiştir. Pek çok farklı alanda içerik sağlayan sosyal medya bireylerin yaşamlarında önemli bir yer etmeye başlamıştır. Yeni medya teknolojileri kapsamında kullanılan sosyal medya uygulamaları ile kitle iletişim yöntemleri tamamen değişip gelişmiş ve McLuhan’ın (1964) ‘‘Global Köy’’ teorisinin daha evrilmiş bir boyutunu gözler önüne sermiş, iletişim kavramını ve biçimini bilgisayar aracılı iletişim sayesinde “sanallaştırmıştır”. Bu sosyal medya uygulamaları arasında en dikkat çekici olanlarından biri de günümüzün en çok rağbet gören sosyal medya uygulamalarından biri olan Instagram’dır.Peki insanlar neden Instagram kullanırlar? Bireylerin Instagram kullanım motivasyonları nelerdir? Kişiler hangi amaçlar ile Instagram’a girerler? Bu ve bu gibi soruların günümüzün en çok kullanılan sosyal medya platformlarından biri olan Instagram’a yönelik üzerinde oldukça düşünülmesi gereken hususlardan birkaçını teşkil ettiğini söyleyebilmek mümkündür.Sosyal medyanın günümüzde tüm dünyayı saran küresel bir fenomen haline gelmiş olduğundan hareketle sosyal medya platformları aracılığıyla tüm dünyada olduğu gibi Türkiye’de de anlık gündem çok kısa süre içerisinde belirlenebilmekte, değiştirebilmekte ve hatta manipüle edilebilmektedir. Geleneksel medya mecralarından farklı olarak sosyal medya, karşılıklı anlık etkileşim olanağı sayesinde toplumun ve bireylerin duygu ve düşüncelerine hızlıca tesir edebilmekte ve dokunabilmektedir. Toplum ve bireyler üzerinde oldukça tesirli olan sosyal medya mecraları duygu ve düşüncelerin aktarılmasında adeta bir aracı ve tabir-i caizse katalizör vazifesi görmektedir. Bu çerçevede, bu etkin mecraya tüm dünyada olduğu gibi Türkiye’de de toplum ile bireyler kayıtsız kalamamış, dünyadaki sosyal, ekonomik, siyasi, kültürel ve teknolojik gelişmelere ve değişimlere paralel olarak, Türkiye’de toplumun her kesimi tarafından oldukça yaygın şekilde kullanılan ve tercih edilen bir mecra haline gelmiştir. Sosyal medyanın doğuşu birtakım teknolojik gelişmelerin ve yeniliklerin neticesinde gerçekleşmiştir. Sosyal medya platformlarının hayatlarımıza girdiği son on beş yıllık süreçte dünyada ve Türkiye’de birçok teknolojik gelişim ve yenilik yaşanmıştır. Bu teknolojik gelişmelere ve yeniliklere paralel olarak sosyal medya platformlarının sayısı da günden güne artmış, toplumun ve bireylerin sosyal, ekonomik, siyasi, kültürel, teknolojik, duygusal ve düşünsel ihtiyaçlarına göre şekillenerek, kullanım amaçlarına göre spesifik sosyal medya platformları ortaya çıkmıştır. Bu çerçevede, sosyal medya kullanıcılarının sosyal medya platformlarını, sosyal medyadan bekledikleri amaç ve beklentiler dâhilinde kullandıklarından bahsedebilmek mümkün olmakla birlikte, sosyal medya platformlarının sınıflandırılması hususu da en sık tartışılan konulardan biri haline gelmiştir.Kullanım amaçlarına ve kullanım türlerine göre sınıflandırılabilmesi mümkün olan sosyal medya platformları, kullanıcılarının duygusal ve/veya düşünsel ihtiyaç ve beklentilerine göre şekillenmekle birlikte, bireyler kullanım amaçlarına göre herhangi bir sosyal medya platformunu tercih edebilmektedirler. Bu kullanım bir sosyal medya platformunun kullanıcılarının duygusal ve/veya düşünsel ihtiyaç ve beklentilerine cevap verebildiği ölçüde devam etmekte, kullanıcılarının duygusal ve/veya düşünsel ihtiyaç ve beklentilerini karşılayamadığı takdirde ise ilgili sosyal medya platformu ile kullanıcılarının bağı kopabilmekte ve hatta kullanmayı bırakabilmektedirler.Sosyal medya ile iletişimin yeni bir boyut kazanmasıyla bireyler hayatlarına dair her bir ayrıntıyı diğer bireylerle paylaşır hale gelmişlerdir. Sosyal medya bireylerin kişisel duygu durumlarını değiştirirken, kişisel duygu durumları da sosyal medyanın kullanım şeklini değiştirmektedir. Bu doğrultuda, daha çok beğeni ve yorum almak için birtakım stratejilerin ve mücadelelerin sahnelendiği sosyal medya ortamında etik sorunların baş gösterdiğinden bahsedilebilir. Karşılıklı etkileşimden kaynaklı olarak kültürel, sosyal, ekonomik, duygusal ve sembolik anlamda kendilerini yeniden üreten sosyal medya kullanıcıları bu sanal/dijital alanda kendilerini yetersiz ve eksik hissettiklerinde kişisel performanslarını sunmak adına yeri geldiğinde başkalarına özenme, başkalarını taklit ve kopyalama eğilimleri içerisine girebilmektedirler. Bu bağlamda, sosyal medyada kişisel seçici bir kurgu durumundan bahsedilebilmesi mümkündür.21. yüzyılı yaşadığımız günümüzde insanlar genellikle duygu ve düşüncelerini ifade etme eğiliminde olmakla birlikte, bunu bir ihtiyaç olarak da görmektedirler. Bununla birlikte, tüm duygu ve düşüncelerini oldukça derinden yaşamakta ve hissetmektedirler. Bu bağlamda, narsisizm, yalnızlık hissi, öz saygı sorunsalı ve yaşam doyumu gibi psikolojik değişkenlerin bireyleri oldukça etkileyebilmekte ve/veya hatta derinden sarsabilmekte olduğundan bahsedebilmek mümkündür. Bu beşeri duygu ve düşüncelerin dışavurumu noktasında farklı alternatifler ve tercihler bulunabilmekle birlikte, sosyal medya platformları da bu dışavurum yollarından birisini teşkil etmektedir. Bireylerin kendilerini ifade etmek veya ifade etmeye çalışmak noktasında sosyal medya platformlarını sıkça tercih ettikleri görülmektedir. Bu yolla kimi zaman başarılı, kimi zaman ise başarısız olunsa da, bu duygusal ve/veya düşünsel ifade girişimlerinin bireylerin sosyal medya kullanım motivasyonları arasında yer aldığını söyleyebilmek mümkün olacaktır.Desmond Morris’in 1950’li yıllarda yayınladığı “Çıplak Maymun” adlı eserinde bireylerin yaşadığı an içerisinde iletişim kurabileceği insan sayısının 100-150 kişi olacağını söylemesinin üzerinden geçen yıllarda, sosyal medya kullanımının başlaması ve yaygınlaşması ile birlikte yüz elli kişi yerini binler, on binler hatta milyonlara bırakmıştır (Morris, 2009). Bu minvalde, değişen ve gelişen inovatif teknolojinin kitlelere getirdiği iletişim kolaylığının kitlelerin iletişim tercihlerinde, kişisel duygu ve düşüncelerin ifade edilmesi noktasında farklı imkân ve fırsatlara yol açtığından bahsedilebilir.Günümüzde sosyal medya kullanıcıları tarafından Türkiye’de en çok tercih edilen sosyal medya platformlarından biri olan Instagram’ın, yapısal kullanım özellikleri itibarıyla duygu ve/veya düşüncelerin aktarılması noktasında oldukça etkili bir platform olduğunu söyleyebilmek mümkündür. Hatta o derece ki, We Are Social & Hootsuite’in 2021 Dünya Raporu’na (Digital 2021: Global Overview Report) göre, Türkiye’de en çok kullanılan sosyal medya araçları sıralamasında YouTube’un ardından ikici sırada bulunan Instagram (Digital 2021: Turkey), Türkiye’deki 46 milyon bireysel aktif kullanıcısı ile uygun hedef kitleye erişimde %68,4’lük oran ile dünyada ilk sıralarda gelmektedir. Bu çerçevede, dünyada Instagram’ın en etkili olduğu ülkelerden birinin Türkiye olduğunu söyleyebilmek mümkün olacaktır. Bu durum da, çalışma kapsamında incelenmesi planlanan sosyal medya platformu olarak Instagram’ın seçilmesinin ortaya koyacağı bulgular bakımından oldukça yerinde bir tercih olduğunu gözler önüne sermektedir.Bu bilgiler ve veriler ışığında, Türkiye’deki bireysel Instagram kullanıcılarının Instagram kullanım motivasyonları ile narsisizm, yalnızlık, öz saygı ve yaşam doyumları arasındaki ilişkinin incelenmesi, mevcut durumun belirlenmesi ve değerlendirilmesinin amaçlandığı çalışmanın birinci bölümünde sosyal medya kavramı tüm yönleriyle ele alınıp, açıklanmış olup, çalışmanın ikinci bölümde narsisizm, yalnızlık, öz saygı ve yaşam doyumu kavramları ile Instagram özelinde sosyal medya kullanım motivasyonları arasındaki ilişkiye dair ilgili literatür incelenmiş ve çalışmanın üçüncü ve son bölümü olan uygulama bölümünde ise çalışmanın konusunu oluşturan bireysel Instagram kullanıcılarının Instagram kullanım motivasyonları ile narsisizm, yalnızlık, öz saygı ve yaşam doyumları arasındaki ilişki gerçekleştirilmiş olan saha araştırmasının neticesinde elde edilen verilerin değerlendirilmesi sonucunda ortaya konulmuştur.Bu çerçevede, çalışmanın birinci bölümünde öncelikle sosyal medya kavramına değinilmiş ve sosyal medya kavramı tüm yönleriyle ayrıntılı bir şekilde açıklanmış ve tartışılmıştır. Bu kapsamda, çalışmanın ilk bölümünde öncelikle internetin doğuşu, Web 1.0, Web 2.0, Web 3.0 ve Web 4.0 konseptleri ele alınmış, arkadan gelen bölümde ise sosyal medyanın literatürde yer alan çeşitli tanımlamalarına yer verilmiştir. Bir sonraki alt bölümde sosyal medyanın kategorizasyonu ve bu kategorizasyon sonucunda sınıflandırılan sosyal medya araçlarının tanımlamaları yapılmıştır. Çalışmanın birinci bölümünde son olarak sosyal medyanın temel özelliklerine, avantajlarına, dezavantajlarına ve sosyal medya üzerine gerçekleştirilen güncel tartışmalara değinilmiş olup, Dünya’daki ve Türkiye’deki tarihsel süreci ve şu anki mevcut durumu ele alınmıştır.Çalışmanın ikinci bölümünde ise narsisizm, yalnızlık, öz saygı ve yaşam doyumu kavramları ile Instagram kullanım motivasyonları arasındaki ilişkiye dair ilgili literatür incelenmiştir. Bu kapsamda, çalışmanın ikinci bölümünde öncelikle bir sosyal medya uygulaması olarak Instagram’a, Instagram’ın gelişim sürecine, Instagram uygulamasının genel özelliklerine, Instagram ağının kullanıcı bileşenlerine ve Instagram üzerine güncel tartışmalara değinilmiş olup, daha sonraki bölümlerde ise sırasıyla Instagram ve narsisizm ilişkisine, Instagram ve yalnızlık ilişkisine, Instagram ve öz saygı ilişkisine ve son olarak ise Instagram ve yaşam doyumu ilişkisine dair ilgili literatür incelenmiştir. Bu doğrultuda, çalışmanın ikinci bölümünün alt bölümlerinde öncelikle narsisizm, yalnızlık, öz saygı ve yaşam doyumu kavramları açıklanmış, daha sonra ise bu kavramların Instagram kullanım motivasyonları ile ilişkisine dair ilgili literatürde bulunan farklı çalışmalara ve değerlendirmelere yer verilmiştir. Çalışmanın ikinci bölümünde son olarak ise Instagram kullanım motivasyonları ile diğer psikolojik değişkenler arasındaki ilişkiye yönelik ilgili literatürde yer alan çalışmalara değinilmiştir.Çalışmanın üçüncü ve son bölümü olan uygulama bölümünde ise ilgili araştırmanın bulguları yorumlanmış ve değerlendirilmiştir. Bu kapsamda, çalışmanın üçüncü bölümünde bireysel Instagram kullanıcılarının Instagram kullanım motivasyonları ile narsisizm, yalnızlık, öz saygı ve yaşam doyumları arasındaki ilişkiyi ölçmeye yönelik uygulamaya yer verilmek suretiyle araştırma kapsamında elde edilen veriler doğrultusunda uygulamanın bulgularının bir değerlendirilmesi yapılmıştır. Bu doğrultuda, Instagram kullanım motivasyonları ile narsisizm, yalnızlık, öz saygı ve yaşam doyumu arasındaki ilişkinin ölçülmesi ve değerlendirilmesine yönelik uygulama kapsamında bireysel Instagram kullanıcılarının Instagram kullanım motivasyonları ile bahsi geçen dört farklı psikolojik değişken arasındaki ilişkinin ölçülmesi ve değerlendirilmesi adına çalışmanın üçüncü ve son bölümünde sırasıyla uygulama kapsamında yer alan araştırmanın konusuna, amacına, önemine, yöntemi ve modeline, evreni ve örneklemine, araştırma hipotezlerine, sınırlılıklarına, sayıltılarına, veri toplama aracına, verilerin istatistiksel analizine, bulguları ve yorumlarına alt başlıklar halinde yer verilmiş ve son olarak araştırmanın bulgularının ilgili literatür doğrultusunda ve Araştırma Hipotezleri dâhilinde yorumlanarak nihai bir değerlendirmesi yapılmıştır.En nihayetinde, sosyal medyanın olabildiğince etkin bir iletişim mecrası olduğu 21. yüzyılı yaşadığımız günümüzde, Türkiye’deki bireysel Instagram kullanıcılarının Instagram kullanım motivasyonları ile narsisizm, yalnızlık, öz saygı ve yaşam doyumları arasındaki ilişkinin ölçülmesi, mevcut durumun belirlenmesi ve değerlendirilmesine yönelik, ilgili literatür dahilinde, Türkiye çapında daha önceden bu boyutta herhangi bir kapsamlı çalışma yapılmamış olmasından dolayı araştırmanın spesifik anlamda bir önem arz ettiğini de ayrıca belirtmek gerekmektedir.