Geçmişten günümüze ölüm, insanın kabullenmekte zorlandığı, karşısında kendini güçsüz ve çaresiz hissettiği bir gerçektir. Bu sebeple en önemli korku kaynağı olarak görülmektedir. Ölüm, insanı konu edinen her bilimsel disiplinin farklı açılardan ele aldığı bir mesele olarak karşımıza çıkmaktadır. Filozofların düşüncelerini tabiattan insana çevirmesiyle birlikte ölüm konusu felsefede ele alınmaya başlanmıştır. Filozofların ölümü ele alış ve açıklama tarzları, aslında ölümün sebep olduğu korkuya çözüm arayışları şeklinde de yorumlanabilir. Ölüm korkusu, Antik Yunan felsefesinde ölüm olgusu içerisinde ele alınırken İslam felsefesinde daha spesifik bir şekilde, sebepleri ve çareleriyle birlikte irdelenmiştir. Özellikle Kindî ile başlayan bu inceleme süreci, Ebû Bekir er-Râzî'nin ruh sağlığını ele alan Tıbbü’r-Rûhânî adlı eseri içerisinde geliştirilmiş, İbn Miskeveyh ve İbn Sînâ tarafından ise müstakil olarak sebeplerine yer verilerek ele alınmış ve çözüm önerileriyle birlikte sunulmuştur. Ölüm korkusuna ilişkin bu görüşler, geçmiş gelenekte felsefenin psikolojiyi de içine aldığı için İslam felsefe geleneği içerisinde ahlak filozof ve düşünürleri tarafından devam ettirilmiştir. Günümüze gelindiğinde ise bu problem, bilimsel disiplinlerin ayrışmasıyla birlikte, insanın ruh sağlığıyla doğrudan ilgilenen modern psikoloji altında incelenmeye başlanmıştır. Bu çalışmada, ölüm korkusuna dair İslam felsefesi ile modern psikolojinin yaklaşımını, aralarındaki benzerlik ve farklılıkları ortaya koymak amaçlanmıştır. İslam felsefesi içerisinde sunulan çözüm önerilerinin günümüz modern psikolojisi içerisinde kendine yer bulup bulmadığı da bu anlamda değerlendirilmiştir. Çalışmada; ölüm, korku-kaygı, ölüm korkusu kavramlarına değinildikten sonra ölüm konusuyla bağlantılı olarak ruh-beden ilişkisi, ruhun ölümsüzlüğü ve ruh sağlığıyla alakalı bilgi verilmiştir. Daha sonrasında İslam felsefesinin önemli kaynaklarından olması hasebiyle Antik Yunan felsefesinde bu konunun ele alınışına kısaca işaret edilmiştir. İslam felsefesinde ölüm korkusunun sebepleri ve bu korkudan kurtuluş çareleri detaylı bir şekilde ele alınmıştır. Ayrıca modern psikolojide ölüm korkusuyla ilgili sunulan çözüm önerileri ayrıntılı olarak İslam felsefesiyle olan benzerlikleri vurgulanarak incelenmiştir. Ölüm korkusunun İslam felsefesi ve modern psikolojide ele alınış tarzındaki benzerlik ve farklılıklarının değerlendirildiği bu çalışmayla felsefeyle psikoloji arasındaki geçmişten beri süregelen bağa işaret etmek, insanın en temel korkusunu incelemek ve bu korkuya yönelik çözüm önerilerini ortaya koymak amaçlanmıştır. Çalışmamı okuyup eleştiri ve yorumlarıyla zenginleştiren Prof. Dr. İbrahim Maraş, Prof. Dr. Müfit Selim Saruhan, Doç. Dr. Fatma Baynal, Dr. Öğr. Üyesi Sibel Kaya ve Doç. Dr. Fatmanur Alibekiroğlu Eren’e teşekkür ederim. Güzel bir çalışma ortamı sunan ve kaynaklarından çokça istifade ettiğim İSAM Kütüphanesi ve yönetimine; yazmalara ulaşmam konusunda yardımcı olan Süleymaniye Yazma Eserler Kütüphanesi görevli ve yöneticilerine teşekkürlerimi sunuyorum. Ayrıca her daim desteklerini esirgemeyen aileme, eşime, çocuklarım Ahmet Erdem ve Öykü Vera'ya müteşekkirim.