Sıkı bir çalışmayla 3 ayda bitirebileceğime inanarak başladığım, “en kötü ihtimalle 6 aya bu iş tamamdır” dediğim bu kitabın tamamlanması beklentimin ötesinde sıkı ve disiplinli çalışmama karşın yaklaşık 3,5 yıl sürdü. Buradan kendim için çıkaracağım çok hisse var elbette ancak bu sürecin asıl anlattığı; böyle derinlikli bir konunun bu kadar emek ve zamandan sonra dahi hâlâ bütünüyle ele alınamamış olması, iyilik ve kötülük kavramlarının ne denli hacimli ve yer yer dibi görünmeyen tartışmaları barındırdığıdır. Bu kitaba başlarken iki ana amaç üzerine yola çıkmıştım. İlki; konuyla ilgili yapılan, yapılacak olan bilimsel çalışmalara zemin oluşturması, ihtiyacı duyulan bir kaynak kitap eksikliğini gidermesi, alanla ilgili olanların araştırmalarını yönlendirmesi idi. İkinci bir amaç ise daha amatör merakları; iyiliğin ve kötülüğün ne olduğunu, kökenini, nedenini ve nasılını anlamak isteyenleri muhatap almak; yapabiliyorsam bu merakları gidermek ya da en azından yeni meraklar uyandırmaktı. Kitabın tamamlanması ile birlikte bundan sonrasında bunun ne ölçüde başarılabildiğinin takdiri elbette okuyanlara aittir. Kitap yazılırken atıfta bulunulanların dışında okunulan ancak bu kitapta yer verilmeyen yüzlerce kitap, kitap bölümü, makale ve tez doğrudan ya da dolaylı bu konuyla ilgili anlayışıma, iyilik ve kötülüğün psikolojisi ile ilgili zihin sınırlarımın esnetilmesine ve bu kitabın alanın tüm bilgisi içinde ne kadar mütevazı bir yer kaplayabileceğine dair ufkuma önemli katkılarda bulundu. Bu eserlerin her birini üreten ve alana katkı sağlayan herkesin emeğini takdir ediyor, kıymetli eserleri için teşekkür ediyorum. Kitabı yazarken bittiğinde okuyup geri bildirimlerini almak istediğim, düzeltmeleri ile yardımlarını alacağımı umduğum kişilerden biri olan - vii - Nezihe Ceyhan’ı bu süreçte kaybettik. Benim iyilik ve iyi olmak üzerine düşündüğüm bir dönemde eğer bu kitabın iyilik bölümünün bir resmi olsaydı onun resmi olurdu dediğim kardeşim, dünyaya bir iyilik bırakarak adını Ebrar (iyiler) koyduğu kızını dünyaya getirirken aramızdan ayrıldı. Kendisini rahmetle ve şükranla anıyorum. Ona kısmet olmayan bu yardımı kıymetli kardeşim eşi Ali Rauf Ceyhan özenle yerine getirdi. Kitabı titizlikle okuyup değerli geri bildirimleri ile katkı sağladığı için kendisine teşekkür ediyorum. Sadece bu kitapta değil, tüm akademik yaşamımda fikirlerini önemsediğim değerli hocam Prof. Dr. Arslan Topakkaya’ya da teşekkürlerimi sunuyorum. Bu yola çıkışımda ve karşılaştığım zorluklarda her zaman destek olmasının yanında kitapla ilgili kıymetli yorumları ve yazdığı müteveccih takdim yazısı benim için çok değerliydi. Kitap boyunca yer yer değindiğim ahlaki gelişim üzerinde aile etkisini düşündüğümde eğer kişiliğimde ve davranışlarımda iyilik namına bir şeyler barındırabiliyorsam bunları borçlu olduğum annem Refika Arslantürk’e ve babam Naci Arslantürk’e asla karşılığını ödeyemeyeceğim emeklerinden ötürü şükranlarımı sunuyorum. Son olarak da benim için iyiliğin, güzelliğin ve masumiyetin adı, kızım Zeynep. Kendisinden iyilik ve kötülük hakkında bir resim çizmesini istediğimde “biri diğerinin resmini yırtarak ona kötülük eden, bir diğeri ise ona yeni bir resim yaparak iyilik eden üç kız” çizmişti. Kitap içinde dil öncesi çocuklarda ahlaki bilgiyi inceleyen deneyleri düşündüğümde iyiliğin ve kötülüğün 7 yaşındaki bir çocuk zihnindeki temsili açısından önemli olduğunu bulduğum bu kıymetli eseri de kitabın sonuna eklemem gerektiğini düşündüm. Bu şirin katkısından ötürü kızıma da teşekkür ediyorum. Ayrıca doğrudan ya da dolaylı bu kitabın oluşumuna katkı sağlayan; ilham veren, fikir veren, destek olan, bir şekilde kolaylaştıran ancak adını anamadığım tüm dostlarıma da teşekkür ediyorum.