Kalite, başarıyı istikrarlı ve kalıcı bir duruma getirmeyi ifade ederken, kalite kültürünü içselleştirebilmiş örgütler için ise değişimin hızı karşısında örgütlerin entropi ile karşı karşıya kalmasını engelleyecek bir güç olarak değerlendirilmektedir. Eğitim örgütlerinde bu durumu değerlendirdiğimizde, çok yönlü bir bakış açısı ile girdi ve çıktı arasındaki tüm süreçlerde kalite sürecinin benimsenmesinin oldukça önemli olacağı açıktır. Örgütlerde bu öneme ilişkin farkındalık arttıkça, tüm kademelerdeki eğitim örgütlerinin yönetiminde üst düzey bir performans ortaya çıkacaktır.
İnsanı temele alan örgüt yapısı ile eğitim örgütlerinin diğer örgüt yapılarından ayrılarak farklı nitelikler taşıdığını söylemek mümkündür. Bu niteliklerden biri, eğitim örgütlerinde bireysel performans yerine kolektif performansın daha etkili sonuçlar ortaya koyacağıdır. Bu sebeple oluşturulacak kalite kültürü, kolektif performansa da olumlu katkılar sağlayacaktır. Eğitim yönetiminin tüm bileşenlerinde kalite kültürü yaygınlaştıkça, pozitif bir korelasyonla tüm süreç olumlu yönde şekillenecektir. Bir diğer farklı niteliğe bakıldığında ise eğitim örgütleri, değişimden çok hızlı etkilenen, en hızlı şekilde dönüşmesi beklenen aynı zamanda da değişimin yönünü belirleyerek toplumların vizyonunu şekillendiren örgütlerdir. Aynı zamanda eğitim örgütleri, ülkelerin kalkınma hedeflerini doğrudan etkilemektedir. Bu noktada ise örgütlerin çevikliği karşımıza çıkmaktadır. Örgütlerin çevikliği, değişim karşısında örgütlerin sürdürülebilirliği için önem taşımaktadır.
Yapılan son çalışmalar değerlendirildiğinde, özellikle yükseköğretim başta olmak üzere tüm eğitim kademelerinde kalite süreçleri eğitim örgütlerinde oldukça önemli görülen bir konu olarak değerlendirilmektedir. Nitekim bakıldığında, yükseköğretim kademesinde kalite ve akreditasyon çalışmaları sistematik bir süreçte yönetildiğini görebilmek mümkündür. Diğer eğitim kademelerinde de kalite kültürünün oluşturulup içselleştirilebilmesi için beklenen değişim ve dönüşüm karşısında eğitim örgütlerinde çevikliği yönetebilecek liderlik davranışları perspektifinden, eğitim yönetimini oluşturan bileşenler üzerinde konunun ele alınıp değerlendirilmesi önemli görülmüş ve bu düşünce kitabın oluşmasına zemin hazırlamıştır.
Prof. Dr. Mukadder Boydak Özan ve Prof. Dr. Celal Teyyar Uğurlu başta olmak üzere, kitabın hazırlanmasında emeği geçen tüm bölüm yazarlarımıza ayrı ayrı teşekkürlerimizi sunuyoruz.
Farklı üniversitelerde görev yapan, kitabın konusu odağında çalışmalar yürüten eğitim yönetimi alanındaki akademisyenlerle iş birliği içerisinde özveri ile çalışarak ortaya çıkan bu kitabın, tüm eğitim örgütleri kademelerindeki yöneticilere, yönetici adaylarına, öğretmenlere, öğretmen adaylarına ve bu alana ilgi duyan herkese kılavuzluk edebilmesini diliyoruz.