Sözlü kültür ürünleri, tarihî süreç içinde üretilerek günümüze taşınan kültür hazinesidir.Taşınan bu ürünler; geleneksel olarak üretilen, aktarılan, çeşitlenen, kalıplaşan, ezberlenen vetekrarlar yoluyla insanların hafızalarına yerleşen özelliklere sahiptir. Bu nedenle sözlü kültürürünleri, geçmişe tuttuğu ayna ile tarihin bilinmeyen zamanlarını aydınlattığı gibi, kendisinibenimseyen toplumun geleceğine yön veren niteliğiyle de dikkat çekmektedir. Geçmiş vegelecek arasında bir bağ kuran sözlü kültür ürünleri, insanların yaşamının bir parçasıdır. Çünkü sözlü kültür ürünlerinin, hayatın içerisine birey tarafından kabul edilen, bizzat onlar tarafından şekillendirilen ve sözlü ya da sözsüz iletişim vasıtalarıyla aktarılan yapısı vardır. Aktarım esnasında güncellenmeleri, toplumun ihtiyaçları doğrultusunda yenilenmeleri ve bu şekilde insanların belleklerinde canlı tutulmaları, sözlü kültür ürünlerinin taşınarak günümüzde dekullanılmasını sağlamıştır. Vurgulanan özellikleri ile sözlü kültür zenginlikleri, bireyler arasında mensubiyet şuurunun oluşmasında, insanların ben düşüncesinden sıyrılıp biz olanı aramasında, dolayısıyla toplum bilincinin ortaya çıkmasında önemli bir görev üstlenmektedir.Sözlü kültür ürünlerinin, toplumsal bir ruh yaratmadaki etkisi düşünüldüğünde, toplulukların“toplum” olarak anılmasındaki yeri de tartışılmazdır.Bu çerçevede, günümüze kadar müstakil bir başlık altında incelenmeyen Yedi BucakAvşarları‟nı, bilim âlemine tanıtmak tezimizin amacını oluşturmaktadır. Bu amaç dâhilinde,Yedi Bucak Avşarları‟nın sözlü kültür unsurlarının derlenip tahlil edilmesi düşüncesindenhareket edilmiştir.Yedi Bucak Avşarları, Kayseri‟nin Sarıoğlan ilçesine bağlı Karpınar, İğdeli, Yerlikuyu, Kaleköy ve Burunören köylerinde yaşamaktadırlar. XVIII-XIX. yüzyıllardaki göçlerleHalep‟ten o bölgeye yerleşmişlerdir. Yedi Bucak Avşarları‟nın sözlü kültür ürünlerinin incelenmesi, aynı zamanda göçlerle taşınan toplumsal uygulama ve törenlerin, görsel sanatların, halk bilgisinin, el sanatlarının ve sözlü anlatımların gün yüzüne çıkartılması anlamınagelmektedir.Çalışmamızda öncelikle, konuyla ilgili literatür taraması yapılmıştır. BaşbakanlıkDevlet Arşivleri‟nde, Yedi Bucak Avşarları hakkında Osmanlı Türkçesi ile yazılmış belgeler tespit edilerek kayıt altına alınmıştır. İstanbul‟da bulunduğumuz süre içinde, İstanbul Üniversitesi Merkez Kütüphanesi ve Edebiyat Fakültesi Kütüphanesi ile İslami Araştırmalar Merkezi Kütüphanesinde tarama yapılmıştır. Ankara‟daki çalışmalarımızın merkezi ise Millî Kütüphane olmuştur. Kırıkkale Üniversitesi Merkez Kütüphanesi ve Erciyes Üniversitesi Merkez Kütüphanesi ile İlahiyat Fakültesi Kütüphanesindeki konu ileilgili eserler de okunarak fişlenmiştir. Kütüphane kayıtları dışında, YÖK Ulusal TezMerkezinde erişime açılan eserler ile internette yayınlanan inceleme yazıları ve makalelerde okunmuştur.Sahada folklor derleme metotlarından katılımlı ve katılımsız gözlem ile görüşme teknikleri kullanılarak sözlü kültür ürünlerinin derlenmesi, sınıflandırılması ve yazıya geçirilmesiçalışmanın ikinci basamağını oluşturmuştur. 2014 yılı Haziran ayı içerisinde derleme yapmakiçin sahaya çıkılmadan önce, yörenin ileri gelenleri ile temasa geçilerek ön görüşmeler yapılmıştır. Bu aşamada yöre insanına yabancı olmayışımız, araştırmamıza pozitif katkı sağlamıştır. Sahada yaşanan bazı olumsuzluklar, yöre insanının kültür merkezli çalışmalara destekvermeleri ile aşılabilmiştir. Saha çalışmamız, tezin sınırları içindeki Karpınar, İğdeli, Yerlikuyu, Kaleköy ve Burunören köyleri başta olmak üzere; mukayese yapma fırsatını yaratabilmesiiçin Sarıoğlan ilçe merkezi ve Yedi Bucak Avşarları‟na komşu olan diğer köyleri de kapsayacak şekilde planlanmıştır. Yapılan görüşmeler, önce elektronik cihaza kaydedilmiş, dahasonra bilgisayar ortamında muhafaza edilmiştir. Geçmiş dönemlerde, yöre insanı tarafındankaydı yapılan kasetler de çözümlenerek fişlenmiştir. Farklı amaçlarla sonradan yapılacak olanbilimsel çalışmalara ham madde anlamında katkı sunabilmek için derleme kayıtlarının deşifresinde, “ağız araştırmaları transkripsiyon sistemi” kullanılmıştır.Bilimsel metotlar kullanılarak elde edilen malzeme, üçüncü aşamada giriş ve üç bölümolarak incelenmiştir. GİRİŞ bölümünde, araştırmanın teorik çerçevesi verilerek Yedi BucakAvşarları hakkında daha önce yapılan çalışmalar tanıtılmıştır. Ayrıca çalışmanın önemininve kapsamının ne olduğu açıklanarak araştırmanın sınırları çizilmiştir. Araştırmanın amacıbelirtilirken özgünlüğü ve farklılığı vurgulanmıştır. Metot bilgisi ayrı bir başlık hâlindeişlenmiş, gözlem ve görüşme teknikleri kullanılırken izlenen yöntem ifade edilmiştir. Sözlütarih yönteminden yararlanıldığı belirtilerek ne şekilde istifade edildiği izah edilmiştir.Kuramsal yaklaşımlarla birlikte kavramlar da ele alınmıştır.Çalışmanın BİRİNCİ BÖLÜM‟ünde, Yedi Bucak Avşarları‟nın tarihî ve toplumsalyapısı üzerinde durulmuştur. Tarihî ve toplumsal yapının ayrı bir bölüm olarak verilmesininsebebi, elde edilen resmî belgelerin ve sözlü rivayetlerin, ilk kez bu çalışmada kullanılmışolmasıdır. Resmî belgelerin aktarımı ayrı bir uzmanlık gerektirdiği için bu konuda arşivuzmanlarından yardım alınmıştır. Yedi Bucak Avşarları‟nın tarihi yazılırken kaynak kişilerin söyledikleri ile resmî belgelerin karşılaştırılması suretiyle sonuca varılmıştır.Yedi Bucak Avşarları‟nın Alevi Kimliği adlı İKİNCİ BÖLÜM‟e, Yedi Bucak Avşarları‟nın Alevi kimlikleri konu edinilmiştir. Bu bağlamda dinî inançlar, kendi içinde yedi altbaşlık oluştururken dinî törenler ise cem törenleri, muharrem ve kurban ritüelleri şeklindeayrı başlıklar hâlinde ele alınmıştır.ÜÇÜNCÜ BÖLÜM‟de, elde edilen sözlü kültür ürünleri, Yedi Bucak Avşarları‟nınSomut Olmayan Kültürel Mirası adı altında ve Somut Olmayan Kültürel Miras Sözleşmesi‟nde yer alan; toplumsal uygulamalar ve törenler, görsel sanatlar, el sanatları, halk bilgisi,sözlü anlatımlar ve sözlü gelenekler alt başlıklarında tahlil edilmiştir.KAYNAKÇA kısmında, çalışma esnasında başvurulan yazılı ve sözlü kaynaklarınkünyeleri verilmiştir. Yedi Bucak Avşarları ile ilgili arşiv belgelerinin örnekleri ve araştırma sırasında çekilen fotoğraflar ile kaynak kişilerin arşivlerinden alınan fotoğraflar iseEKLER kısmında sunulmuştur. Ayrıca yörenin tarihî ve güncel haritası da çalışmayı destekleyici dokümanlar arasında gösterilmiştir.Eser, Kayseri Alevileri ile ilgili bugüne kadar yapılmış en kapsamlı çalışma olma özelliğini taşımaktadır. Yedi Bucak Avşarları dışında Sarıoğlan‟ın Karaözü beldesi ile Kayseri‟nin Sarız, Pınarbaşı, Tomarza, Develi ve Felahiye ilçelerinde de Alevi nüfus bulunmaktadır. Özellikle bu ilçelerden şehre göçmüş ve şehir kültüründe yoğrulmuş ciddi sayıdaAlevi kimliğine sahip birey de Kayseri şehir merkezinde yaşamaktadır. Kayseri Alevilerinibir bütün şeklinde ele alacak çalışma için örnek olabilecek tarzda hazırlanan bu eser, araştırmacılar için model ve kaynak niteliğindedir.Çalışma süresince bildiklerini benimle paylaşan Yedi Bucak Avşarları‟na, eserin yayımlanması için verdiği destekten dolayı Duran Özaydın‟a, beni misafir eden teyzemNeriman Gezer‟e ve eserin basımını gerçekleştiren Nobel Yayınevi çalışanlarına teşekküretmeyi bir borç bilirim. Engin bilgileri ile ufkumu aydınlatan, alan araştırmalarında beniyalnız bırakmayan, kütüphanesini bana açan kıymetli hocam Prof. Dr. Harun Güngör‟ünçalışmada katkısı büyük olmuştur. Çalışmanın eser olarak basılmasını da çok arzu etmiştifakat 2020 yılında vefat etmesi nedeniyle bu yayını hocama takdim edememenin burukluğuiçimdedir. Hocama verdiği emeklerden dolayı ne kadar teşekkür etsem azdır. Çalışma süresince beni yönlendiren, derlenen ürünlere farklı bakışı ile yorumlama yeteneğimi geliştiren,beni teşvik eden Prof. Dr. Aktan Müge Yılmaz hocamın da eserin hazırlanmasında emeğibüyüktür. Böyle bir eserin ortaya çıkması için verdiği emeklerden dolayı kendisine müteşekkirim. Doğduğum günden başlayarak bugünlere gelmeme vesile olan ailemden helallikalmam gerekir. Her daim beni destekleyen, karşılaştığım sıkıntıları aşmamda yanımda olan,beni hiç yalnız bırakmayan aileme de minnettarım.