Ülkemizde Kindî ile ilgili, makale, yüksek lisans, doktora ve kitap bazında ele alındığında, yapılan çalışmalar diğer filozoflar oranla oldukça azdır. Bu durum, özellikle Kindî‘nin risalelerinin geç dönemde ortaya çıkarılması yanında, Türkçeye geç tercüme edilmesinin de etkili olduğunu düşünüyorum. Kindî, İslam dünyasında ilk filozof olarak anılmaktadır. Çünkü ondan önce çeşitli felsefi görüşler ortaya koyan insanlar var olmasına karşın, bu görüşlerin dini ve mezhebi bir özellik arz etmesi böyle bir sonuç ortaya çıkarmıştır. Hangi ilim dalında olursa olsun, ilk olmak elbette bazı sıkıntıları da beraberinde getirir. Bu, Kindî içinde geçerlidir. Özellikle onun zor anlaşılır olmasının arkasında yatan en büyük neden budur. Çünkü tercümeler henüz tamamlanmamış ve hatta felsefî eserlerindeki tercüme yanlışları, eserlerin farklı düşünürlere atfedilmesi gibi problemler içinde felsefe üretmek, özellikle ilk fikri ortaya koymak oldukça zor olsa gerektir. Ülkemizde Kindî, genelde filozof özelliği ile tanınmaktadır. Oysa Kindî, felsefeden başka, farmakoloji, tıp, astronomi, kimya gibi diğer ilim dallarında da eserler vermiş ve çeşitli çalışmalar yapmıştır. Bu özelliğinden dolayı uzun yıllar sarayda görev almıştır. Bu çalışma filozofun kendi risaleleri temel alınarak hazırlanmıştır. Hakkında yapılan araştırmalar da göz önünde bulundurulmuştur. Diğer filozoflarla karşılaştırma yapmaktan ziyade, Kindî‘nin kendi görüşlerinin ortaya çıkarılması ve okuyucu ile tanıştırılması amaçlanmıştır. Bu anlamda üç bölüm olarak tanzim edilen kitap, giriş bölümünde genel bir felsefeye giriş özeti olarak düşünülmüş olup, okuyucunun felsefî metinleri anlamada kolaylık olması amaçlanmıştır. Birinci bölümde İslam dünyasında felsefenin başlaması ile bilgili kısa bilgiler verilmeye çalışılmıştır. İkinci bölümde Kindî‘nin kısaca hayat hikayesine yer verilmiş ve kendinden sonraki öğrencilerinin durumu ortaya konmaya çalışılmıştır.Üçüncü bölümde ise Kindî‘nin felsefî görüşlerine yer verilmiştir. Bu anlamda özellikle görüşlerini aktarırken filozofun kendi ifadelerinin de görülmesi ve tanınması amacıyla, konu ile ilgili risalelerinden bölümler vermeye çalışılmıştır. Kitapta, basit ve anlaşılır bir dil kullanmaya çalıştım. Çünkü sadece bir felsefe kitabı değil aynı zamanda biyografi kitabı olarak da okunsun istedim. Diğer taraftan bu kitabın Kindî’nin felsefi görüşlerini en ince ayrıntısına kadar ortaya koyma iddiası yoktur. Özellikle ülkemizde diğer filozoflara göre ele alındığında, hakkında çok fazla çalışma yapılmamış bir filozof olması nedeniyle, öncelikli olarak Kindî kimdir? Neler yapmıştır? Eserleri var mıdır? İlmi kişiliği nedir? Hakkında neler söylenmiştir? Felsefi görüşleri nelerdir? Gibi soruların cevaplandırılması amaçlanmıştır. Bu itibarla ortalama bir kültüre sahip insanların da rahatlıkla anlayabileceği bir anlatım öncelenmiştir.