İlk söz olarak; bu dosyaya doğrudan veya dolaylı biçimde katkı sunan tüm dostlarıma, çalışma arkadaşlarıma ve öğrencilerime teşekkür ediyorum. Bu çalışma, 2004 yılında Devlet Metodolojisine Giriş ve daha sonra Kozmik Mesele isimleriyle şimdiye kadar sekiz baskı yapmış kitabın sizlerden gelen sözlü-yazılı katkılarla güncellenip genişletilmiş hâlidir. Eski baskılar hep kısa sürede tükendi. İlgileri için okuyucularıma çok teşekkür ederim. Her yeni basımda ortaya çıkan eklemeler, konuların dinamik içeriklerinin sonucudur. Bu nüsha ile eser artık kıvamına ermiştir. Dördüncü baskıdan (2019) itibâren, bir siyâsetnâme formatına evrilen kitabımıza; Teopolitik Teori, Diasporoloji, Şehir-Bilim, Millî Güvenlik/Harekât Teorisi, Kuantik Teori, Mitoloji (İstihbarat Târihi) ve Millî İstihbarat Doktrini başlıklı yeni bölümler eklenmiştir. Ana ekseni, tezleri, model ve tabloları telif olan kitabın, meselâ Kuantik Teori içindeki bazı satırları, sınırları zorlayıcı meta içeriğe sahiptir. Uygulamaya yönelik bahislerin okunması ise daha kolaydır. Dosya sonunda, bir kelimeler-kavramlar listesi vardır. Genç arkadaşların, “öncelikle” Mini-Sözlük kısmını okumaları harâretle tavsiye olunur. Her bölümü münhasıran bir risâle içeren Kozmik Mesele kitabı, kırk yıllık gayretin ürünüdür. Bu süreçte, akademik nitelikli çalışmalar da yaptım. Fakat (16 küsur yaşında iken), ilk derleme-makalem yayımlandıktan sonra yoğunlaşan okuma, gözlem ve mesele dinleme ile yazdığım notları sistemleştiren ilk taslakları (1988 baharında Viyana'da) kâğıda döktüğüm gün, yaklaşık 18 saatlik vecd hâli içinde çalıştığımı ve bu hâlin sonraki yıllarda farklı katmanlarda (bâzen şiir evreninde) kendisini sık sık tekrar ettiğini hatırlıyor, aynı meta-kozmik ürperiş duygusunu aslında hâlâ yaşıyorum. Eldeki kitap, yaşadığımız dünyaya itirazı olanlar için kaleme alındı. Yaşanan zaman ve dünyaya kafası bozuk olanlara zor şeyler anlatıyor. Kozmik, epistemik, paradigmatik ve irfânî mevzûlara değiniyor. İnsanı, toplumu, devleti, dünyayı ve Türkiye’yi anlatıyor. Târih felsefesi yapıyor. İstihbarat dünyası için kozmik çerçeveler çıkartıyor. Akademik anlamda alışılmışın ötesinde bir eser okuyacağınızı söyleyebilirim. Harâretli ve çok hareketli bir hayat yaşadım. Aklımın erdiği ve gönlümün gördüğü kadarını yazdım. Kitabın maksadı, sanırım ilk satırlarda anlaşılacaktır. Hakîkat arayışı, sıra dışı bir hâldir. Bu mânâda, varlık ve varoluş sırlarını arayan bilge insanlar ve filozoflar ile stratejik nitelikli saf bilginin peşinde koşan istihbaratçılar arasında pek fark yoktur. Bunun ötesinde, sanatçılar için de benzer metafizik arayış söz konusudur. Böylece gidilen her yol nihâyetinde kozmik bir menzile varır. Asıl olan ise yolda olmak, yol almak ve -belki- yol olmaktır. Özel seminer dosyası biçiminde hazırladığımız çalışmanın bölümleri, genç bürokrat ve istihbaratçılar için ayrıca yazılmış notlar ile zenginleştirilmiş ve genel güvenlik bakımından ehemmiyet taşıyan bazı temel hususlara da değinilmiştir. Hassas niteliği ile bu dosya, herhangi bir gizli bilgi içermez ve okumak isteyen herkese açıktır. Dolayısıyla önce Türkiye olmak üzere, Orta Asya Türk ülkeleri ile Kafkaslar, Balkanlar, Afrika, Orta Doğu ve işgâl altındaki kadim topraklarda meselesi olan tüm dostlara seslenen kitabın, derin hâfıza sahiplerinde kozmik yankı uyandıracağını umuyorum. Son-uçta, poetik bir tasarım gibi ortaya çıkan çalışmamız bir manifesto ya da direniş ve diriliş nesli için yazılmış kişiye özel mektup olarak da değerlendirilebilir. Ki zâten dosyanın son sayfası böyle bir mektupla bitmektedir. Kırk yıllık “erbaîn” sürecinde okuyup düşünerek ve söz sahibi herkesi dinleyerek derlenen notların sistemleştirilmiş hâli olan kitabımızı ve tüm diğer çalışmalarımı ömrüm yettikçe sürdüreceğim. Lâkin, devlet ve millet olarak tekrar toparlanmazsak, böylesi çabalar belki de anlamsız olacaktır. Zirâ, insanlık için artık her şeyin değişeceği yeni bir evre başlamıştır. Eski düzen yıkılmakta, başka bir dünya kurulmaktadır. Târih sahnesinde dostlarımızla birlikte var kalmak istiyorsak, olanı ve geleni bilmek şarttır. Kozmik kitap; devlet, siyaset, ekonomi, kültür, sanat, bilim, din ve toplum önderlerine ortak insanlık öykümüzü anlatıp, yakın geleceğin yıkıcı ve yakıcı olacağına işâret ediyor. Mezûniyet sonrası devlet kurumlarında görev almak isteyen öğrenciler, adlî-malî-mülkî-askerî ve diplomatik kadrolardaki genç bürokratlar ile meslekte yeni olan istihbaratçılar, kitabı okurken belki biraz zorlanacaklar ama yazılan her şey aslında onlar için yazılıyor.