En kısa tanımı ile bibliyoterapi, okuma yoluyla iyileşmedir. Okumaya başladığımız ilk günden itibaren metinler aracılığıyla kendi yaşam çemberimizden ayrılmaya başlarız. Kitaplar bize tanımadığımız mekânlarda yaşama, başkalarının akıllarıyla düşünme, başkalarının duygularıyla hissetme imkânları sunar. Bu, insanoğlu için eşsiz bir tecrübe zenginliğidir. Öğrenim hayatına adım atana dek ailemiz veya yakın çevremiz aracılığıyla buluşturulduğumuz kitaplar, hayata ilişkin ilk deneyimlerimize sahip olduğumuz dönemin en büyük destekçilerindendir. Öğrenim hayatımıza başlamamızla birlikte kitapların hayatımızda kapladığı alan, bizimle birlikte büyümeye başlar. Fiziksel, zihinsel ve duygusal gelişimin en hızlı olduğu çocukluk döneminde, bu gelişim alanlarında yaşanan değişimlere uyum sağlamak oldukça güçtür. Büyümeyle bilinç gelişir; bununla birlikte artan sorumluluklarla, sorunlarla, kaygılarla başa çıkmak gibi yeni mücadelelerle karşılaşılır. Kitaplar bize içinde yaşadığımız toplumla ve dünyada yaşayan tüm topluluklarla ortak sorumluluklara, sorunlara, kaygılara sahip olabildiğimizi gösterir. Kurgusal kitaplar ve kurgusal metinler ise bunu büyük bir incelikle yapar. Bize hayat tecrübeleri sunarken zihin ve duygu dünyamızı besler; karşılaştığımız yeniliklere ve güçlüklere ilişkin daha derin bakış açıları geliştirebilmemizi, duygularımızı daha doğru bir biçimde anlamlandırabilmemizi sağlar. Bibliyoterapi tekniği, kişinin kitaplar veya metinler yoluyla düşünce ve duygularını anlamlandırma sürecinin sistemli bir biçimde yürütülmesine yardımcı olur. Titizlikle hazırlanan bir bibliyoterapi süreci, kişiyi hem ruhsal anlamda rahatlatır, iyileştirir hem de ona metinlerin gücünü hissettirerek kitapları onun hayatının vazgeçilmez bir parçası kılar. Çocuklar için bibliyoterapi süreci; nitelikli kitapların/metinlerin seçimi, ilgili alan uzmanlarının doğru planlamaları ve ailelerin desteği ile başarılı bir şekilde tamamlanabilir. Bu ögelerden herhangi birinin eksikliği, süreçte olumsuzlukların yaşanmasına sebep olabilir ve hatta bibliyoterapi yoluyla destek olunması amaçlanan kişiler için zarara yol açabilir. Bu kitap, bibliyoterapi sürecinde olduğu gibi, nitelikli çocuk kitaplarının, alanında uzman olan değerli eğitimcilerin ve ailemin desteği ile tamamlanmıştır. Öncelikle saygıdeğer hocam Prof. Dr. Latif Beyreli’ye; öğretici, yol gösterici iv ve daima destekleyici yaklaşımı için en derin şükranlarımı sunarım. Saygıdeğer hocalarım, Prof. Dr. Selahattin Dilidüzgün’e çalışmada yararlandığım çocuk kitapları ile ilgili değerli katkıları ve Doç. Dr. Azize Nilgün Canel’e bibliyoterapi tekniğinin uygulanması ile ilgili değerli katkılarından dolayı; sevgili arkadaşlarım ve meslektaşlarım, Dr. Neslihan Yücelşen, Aslı Akyüz, Dr. Işıl Tekin, Dr. Kübra Özçetin, Dr. Funda Amanvermez İncirkuş, Olcay Kurt, Nazan Ölçekçi, Dr. Ümre Kaynak ve Dr. Latif Yardım’a değerli destekleri için sonsuz teşekkürlerimi sunarım. Bu kitabın temelini, beni çocukluk yıllarımda tanıştırdıkları kitaplarla hazırlayan, hayatımın her anında varlıklarından güç bulduğum sevgili aileme; anneme, babama, ablama ve kız kardeşime daima minnettarım.