Umarım bu kitabı okurken keyif alırsınız. Kitapta katkısı geçen herkesin ortak özelliği, yaptıkları işe tutkuyla bağlı olmalarıdır. Tam da bu nedenle bir araya geldik, çünkü fark ettik ki işimizi neden severek yaptığımızı pek de kimse anlamıyor; karmaşık ve sıkıcı işlerle uğraştığımız düşünülüyor. Oysa biz aynı fikirde değiliz. Biz, ‘bilimsel’ olarak kanıtlanmış işlemleri ‘insan sağlığı’ için kullanmaya odaklı işler yapıyoruz ve aslında ‘bilim’ de ‘insan’ da sıkıcı değiller.
İnsanı konu edinmenin neden sıkıcı olmadığı aşikardır; bu çok renkli bir konudur. Bilim ise çok daha renkli bir alandır. Bilim, insan zekasının doğru gözlemlerle birleştiğinde neler yapabildiğini gördüğümüzde büyülenmemizi sağlayan bir alan. Oysa sıkıcı ve anlaşılmaz oldukları düşünülerek bilimsel çalışmalardan çoğunlukla uzak durulur. Zaten bu tuzağa düşülmeseydi, insanlık çağın çok daha ilerisinde olabilirdi. Sorun şu ki, insanlar bilmedikleri şeylerden korkar ve bilmedikleri şeyi gerçekten sevemezler. Bu nedenle, anlaşılması zor gibi göründüğü için öğrenmeden geçmesi mümkünse, yaptığı işin bilimsel temellerine odaklanmaz, öğrenmekten kaçar.
Oysa mutlu çalışabilmeniz için ne yaptığınızı ve niçin yaptığınızı bilmeniz şarttır. Aksi takdirde, ne iş yapıyor olursanız olun, bir süre sonra ‘işe yaramazlık’ ve ‘anlamsızlık’ hissine kapılmanız kaçınılmazdır. Mutlu çalışmak, bireysel iş tatmini ve huzurlu bir iş ortamı için çok önemlidir. Çünkü işinde mutlu ve yetkin hisseden insanlar daha verimlidir ve daha az hata yaparlar. Temelini bilmediğiniz bir işi yaparken kendinizi yetkin ve mutlu hissetmeniz mümkün değildir. Bu yüzden, eğer klinik laboratuvarlardan biriyle ilgili bir işte çalışıyorsanız ya da çalışacaksanız, kitaptaki kendinizle ilgili bölümleri dikkatle okumanızı tavsiye ediyoruz.
Aslında bu da yetmez; yaptığınız her şeyi neden yaptığınızı bildiğinizi ve düzgün bir şekilde yapmak için çaba sarf ettiğinizi varsayalım. Bu, kendinizi daha ‘yetkin’ hissetmenizi sağlar. Ancak ‘mutlu’ hissetmeniz için daha fazlasına ihtiyaç vardır: yaptığınız şeyin neye yaradığı da önemlidir. Gereksiz olduğunu düşündüğünüz bir işi önemseyerek yapmanız mümkün değildir, ama sağlık alanında bizim böyle bir lüksümüz yoktur. Attığımız her adım insan hayatıyla ilgilidir; bu nedenle dikkatli çalışıp ertesi gün dikkatsiz davranmak gibi bir durum söz konusu olamaz. Üzerinde çalıştığımız her materyal bir hastayla ilişkilidir, yani yapılabilecek her hata bir insanın hayatını değiştirebilir. Bu yüzden, sağlık alanındaki herhangi bir iş, daha fazla bilgi ve dikkat gerektirir.
Kitaptaki konuları bu bilinçle okumanızı diliyoruz. Yazarken konuları mümkün olduğunca anlaşılır kılmaya ve konuşma diliyle yazmaya dikkat ettik. Hatta bazı bölümlerde ‘basitleştirme’ eğilimini abartmış olabiliriz; ama kitabı yazmaya başlarken belirlediğimiz amaç, sıfırdan başlayarak anlatmaya çalışmaktı. Bu, hem yeni başlayanlar için hem de uzun zamandır bu işlerle uğraşıp bilgilerini tazelemek isteyenler için daha uygun olacaktır. Kitabımızın akışı boyunca, konuyla ilgili mutlaka öğrenilmesi gereken temel kısımları normal akışa dahil ederken, bunun dışında kullandığımız çeşitli renkli kutucukları da konuyla ilgili daha ayrıntılı bilgiler vermek için ekledik. Özellikle teknik ve metot kısımlarında, konunun ayrıntılarına değinmeden önce tekniğin kullanım amacına vurgu yapmaya dikkat ettik. Önemli noktaların gözünüzden kaçmaması için, konu bitiminde bireysel bilgi değerlendirmesi yapabilmeniz adına her konu sonuna sorular ekledik.