Matematik, sadece sayılarla yapılanbir işlem midir, yoksa dünyayı okumanın ve dönüştürmenin en güçlü dili mi?
Gelenekseleğitim paradigmaları, matematiği çoğu zaman kendi içine kapalı, soyutsembollerden ibaret ve yaşamın gerçekliğinden yalıtılmış "steril" birdisiplin olarak sunmuştur. Ancak 21. yüzyılın karmaşık, çok katmanlı vekrizlerle dolu yapısı, bu disipliner izolasyonu artık sürdürülemez kılmıştır.
MatematikEğitiminde Disiplinlerarası Yaklaşımlar, matematiğin "öğretilecek birders" olmaktan çıkıp, fen bilimlerinden sosyal adalete, mühendisliktasarımından yurttaşlık bilincine kadar uzanan geniş bir spektrumda"düşünme biçimi" olarak yeniden inşa edilmesini savunmaktadır. Bu kitap,okuyucusuna hazır reçeteler sunmayı reddeder; bunun yerine, sınıf içipratiklerin ardındaki epistemolojik kabulleri ve pedagojik kararlarısorgulamaya davet eder.
Bu eserde;
Bu eserde, matematik eğitiminingeleneksel yaklaşımları sorgulanmakta ve öğrencilerin geleceğe hazırlanmasıiçin gerekli olan bütüncül paradigmalar ayrıntılı bir şekilde incelenmektedir.Kitabın ele aldığı üç temel araştırma ve uygulama odağı şunlardır:
· Bilişsel Dönüşüm: Öğrenme sürecinde pasif bilgialıcılığından uzaklaşarak, öğrencilerin matematiksel düşünme mimarilerini aktifolarak inşa etmeleri desteklenmektedir. Bukapsamda, problem çözme yetisinin yanına problem kurma becerisinineklenmesiyle, öğrencilerin kavramsal anlayışları derinleştirilmekte veyaratıcılıkları teşvik edilmektedir. Kitap, öğrencileri sadecehesap yapan bireyler değil, aynı zamanda eleştirel sorgulama yoluyla bilgiyiyargılayabilen analitik düşünürler olarak yetiştirmeye odaklanmaktadır.
· Metodolojik Entegrasyon: Matematiksel bilgininsoyut doğası ile gerçek yaşamın somut problemleri arasındaki uçurum, STEM veTasarım Temelli Öğrenme yaklaşımları aracılığıyla köprülenmektedir. Bu entegrasyonun ardındaki bilişsel yükkuramı ve yapılandırmacı öğrenme prensipleri incelenmekte; böylece,etkinliklerin yüzeyel uygulamalar olmaktan çıkıp, öğrenmenin ontolojikbütünlüğüne hizmet eden derin kavramsal deneyimlere dönüşmesi hedeflenmektedir.Kitap, disiplinler arası çalışmaların getirdiği yöntemsel zorlukları aşarak,teori ve pratiği kesiştiren bir kılavuz sunmaktadır.
· Sosyo-Pedagojik Sorumluluk: Matematiksel öğrenmeortamlarının tüm öğrenciler için adil ve kapsayıcı olması gerektiğivurgulanmaktadır. Bu bağlamda, cinsiyete dayalı beklentilerin ve toplumsalkalıp yargıların (GEP) öğrencilerin akademik kimlikleri üzerindeki etkileriincelenmekte; kapsayıcı eğitim,sadece fiziksel bir yerleştirme değil, pedagojik adalet ve farklılığıntanınması ilkesi üzerinden yeniden tanımlanmaktadır. Ayrıca veriokuryazarlığı ve finansal farkındalığın, demokratik katılımı ve sorumluyurttaşlığı güçlendiren temel yetkinlikler olduğu detaylı bir şekilde analizedilmektedir.
Sınıf eğitimialanındaki akademisyenler, araştırmacılar ve öğretmen adayları için hazırlananbu kitap, disiplinlerarası sınırları ihlal etmeye cesaret eden ve matematikeğitimini bir entelektüel özgürleşme eylemi olarak görenler için bir başucukaynağıdır.