Ünlü Fransız matematikçi Simeon Poisson, “Hayat sadece iki şey için güzel; matematiği keşfetme ve öğretme…” diyerek matematiğe ve öğretimine ne kadar önem verdiğini ifade etmiştir. Matematik dersi her zaman öğrenilmesi zor dersler arasında ilk sırada yer alır. Soyut kavramlardan oluşan matematiğin özellikle somut işlemler döneminde olan ilkokul öğrencileri tarafından öğrenilmesi elbette ki kolay iş olmayacaktır. Daha da zor olan bir şey varsa bu da belki de ilkokul düzeyinde matematiği öğretmektir. Eğitim fakültelerinde henüz matematik öğretimi dersini almamış sınıf öğretmenliği bölümü öğrencilerimize ilkokul düzeyindeki bir problem sorduğumuzda hemen denklem kurarak çözmeye çalışırlar. İlkokul düzeyinde denklem kurarak problem çözme çalışmasının uygun olmadığını bir türlü kabullenmek istemezler. Bir kesirle bir oranın aynı şeyi ifade etmediği, sıfırın öğretiminin rakamların öğretiminden sonra olması gerektiği, geometrik düşüncenin basamakları gibi pek çok konuyu bilmeleri gerekmektedir. Bu kitapta, öğretmen adaylarının ve öğretmenlerin etkili bir matematik öğretmeni olmasında fayda sağlayacağını düşündüğümüz matematik öğretimi ile ilgili kuramsal açıklamalarla birlikte etkinlik örnekleri ve öğrencilerin kavram yanılgıları ve hatalarının vurgulandığı senaryo şeklinde verilen durumlara yer verilmiştir. Bu şekilde öğretmen adaylarının gelecekte bir öğretmen olarak karşılaşacakları durumlara ilişkin matematiği öğretme bilgilerinin geliştirilmesi ve öğretmenlerin de hâlihazırda karşılaştıkları bazı problem durumlarına cevap bulabilmeleri amaçlanmaktadır. Bir başka deyişle, bu kitapta yer alan senaryo tipindeki sorular kuramsal kısımla desteklenerek, matematik öğretmenlerine sınıfta karşılaştıkları, çözüm üretmede güçlük yaşadıkları, öğretmede güçlük yaşadıkları durumlar için de alternatif çözümler sunulmuştur. Bu kitabın birinci bölümü olan Matematik Öğretimi ve Öğretim Yöntemleri bölümünde, ilkokul matematik öğretimi ve öğretim yöntemlerine ilişkin genel bir kuramsal çerçeve sunulması, bu kuramsal çerçevenin öğretmenler ve öğretmen adayları için hazırlanan örneklerle ve etkinliklerle açıklanması amaçlanmıştır. Daha sonraki bölümde ilkokul matematiğinin yapı taşlarından biri olan sayılar ve dört işlem öğretimi, etkinlikler ve senaryolar eşliğinde okuyucuya sunulmuştur. Üçüncü bölüm matematik öğretiminin kalbi olan problem çözme öğretimidir. Lester’in (1994) belirttiği gibi “problem ve problem çözme” kavramları öğrenilmiş kuralların basit bir şekilde hatırlanmasını ya da uygulanmasını gerektiren durumlardan daha fazlasıdır. Bu bölümde ilkokulda işe koşulabilecek problem türleri, problem çözme modelleri ve stratejileri örneklerle hem öğretmenlere hem de öğretmen adaylarımıza sunulmuştur. Dördüncü bölümde kesir kavramı ve rasyonel sayı arasındaki fark, kesrin taşıdığı anlamlar üzerinde yoğunlaşarak kesirlerin öğretimi yer almıştır. Beşinci bölümde ölçme sisteminin tarihsel gelişimi ile paralel olarak ölçülerin öğretiminin nasıl olması gerektiği yine etkinlik ve senaryolar eşliğinde okuyucuya sunulmuştur. Altıncı bölümde bireylerin kendilerini çevreleyen dünyayı anlamalarına ve yorumlamalarına, etraflarında yer alan nesneleri tanımalarına ve sınıflandırmalarına, nesneler arası ilişkiler kurma ve çıkarımda bulunmalarına olanak sağlayan matematiğin önemli alanlarından biri olan geometri ve öğretimi yer almaktadır. Yedinci bölümde veri öğrenme içerisinde yer alan konuların ilkokul düzeyinde nasıl verilmesi gerektiğine ilişkin örnek etkinliklere yer verilmiştir. Sekizinci bölümde ise, işlenecek konulara ek bir konu olarak düşünülmeden, öğrencilerin matematiği daha anlamlı öğrenebilmeleri için bir araç olarak ele alınması gereken erken cebir öğretimi üzerine odaklanılmıştır. Dokuzuncu bölümde çocukların gerçek yaşam problemlerini çözerken matematiği kullanmalarına odakla-x nan matematiksel modelleme uygulama örnekleri okuyucuya sunulmuştur. Onuncu bölümde ilkokulda matematik başarısını ölçme ve değerlendirmeye, on birinci bölümde ise ilkokul matematik eğitiminde teknoloji kullanımı ve dijital öyküleme örneklerine yer verilmiştir. Son bölüm olan on ikinci bölümde matematiğin diğer disiplinlerle olan ilişkisi, evrimsel ve gelişimsel yönleri ile matematiğin toplumdaki rolü ve öğrencilerin matematik başarılarını arttırmak için ilkokulda matematik tarihinin araç olarak nasıl kullanılabileceğine ilişkin örneklere değinilmiştir. Bu kitabın bölümlerinin oluşturulmasında her bölümü, o alanda çalışmalar yapan, tez yöneten, alana değerli katkıları olan akademisyen arkadaşlarımıza teklif ettik. Bu kadar yoğun çalışmaları arasında alana katkı sağlamak için emeğini, zamanını esirgemeyen aşağıda adı geçen tüm yazarlarımıza teşekkürü borç biliriz. Dr. Öğr. Üyesi Melis YEŞİLPINAR UYAR, Doç. Dr. Gönül GÜNEŞ, Dr. Öğr. Üyesi Tuba AYDOĞDU İSKENDEROĞLU, Dr. Öğr. Üyesi Emre EV ÇİMEN, Arş. Gör. Sümeyra DOĞAN COŞKUN, Doç. Dr. Abdulkadir TUNA, Doç. Dr. Abdullah Çağrı BİBER, Prof. Dr. Kamuran TARIM, Prof. Dr. Perihan DİNÇ ARTUT, Dr. Öğr. Üyesi Zeynep Medine ÖZMEN, Prof. Dr. Bülent GÜVEN, Dr. Öğretim Üyesi Selçuk FIRAT, Prof. Dr. Ramazan GÜRBÜZ, Dr. Öğr. Üyesi Işıl İŞLER BAYKAL, Prof. Dr. Esra BUKOVA GÜZEL, Dr. Öğr. Üyesi Aysun Nüket ELÇİ, Doç. Dr. Ayten Pınar BAL, Doç. Dr. Lütfi İNCİKABI, Dr. Öğr. Üyesi İbrahim KEPÇEOĞLU, Dr. Öğr. Üyesi Suphi Önder BÜTÜNER. Buna ek olarak, bu alanda ilk çalışmalarıyla bize ışık tutan, ilham veren değerli matematik eğitimcileri hocalarımıza da teşekkür ederiz. Umarız bu kitap da gelecekteki öğretmenlerimize ve akademik hayata başlayan genç akademisyenlere faydalı olacaktır.