Elinizde tutuğunuz bu kitap çeşitli üniversitelerde görev yapan akademisyenlerin gazetecilik, medya ve iletişim alanlarında ortaya koydukları bilimsel çalışmalarıiçermektedir. Medya ve iletişimin her alanında çalışmaları kapsayan makalelerin büyük bölümünün ekseninde pandemi süreci ve pandemi sonrası iletişim çalışmaları yeralmaktadır.Yaşamımızın her aşamasını ciddi bir biçimde değiştiren pandeminin, iletişim çalışmaları üzerinde de etkisi olması oldukça doğaldır. Özellikle dijital yaşamla iç içeolduğumuz bu süreçte dijital medyanın gücünü yadsımamak gerekir. Ancak çalışmamız geleneksel medya ve onun gücünü de ya da güçsüzlüğünü de, kimilerinin bakışaçısına göre değişebilir, ele almaktadır.Çalışma; Gazetecilik, Medya, İletişim ve Medya Çalışanlarının örgütsel davranışlarını ele alan 16 bölümden oluşmaktadır. Araştırma ve derleme biçiminde ele alınan bukonular çerçevesinde bölüm yazarlarınca gazetecilik pratiklerinin dönüşümü ve medyasektöründe gerçekleşen önemli değişikliklerin yanı sıra COVID-19 pandemisinin Medya,Halkla İlişkiler, Gazetecilik ve Kurumsal İletişim alanlarına etkileri de incelenmiştir.Bu çerçevede kitabın ilk bölümünde Dr. Öğr. Üyesi Mehmet Emin Begtimur tarafından ele alınan “Medya ve İletişim Çalışmalarında Güncel Sorunlar” başlıklı çalışmada,iletişim alanındaki paradigmaların değişimine ve dönüşümüne dikkat çekilmektedir.Bu amaçla, iletişim biliminin doğuşundan günümüze kadar gerçekleştirilen medya vekitle iletişim çalışmalarının kısa tarihçesiyle birlikte ele alınmıştır.Ayrıca kitapta gazetecilik alanına kavramsal tartışmalar ve kuramsal yaklaşımların yer aldığı bölümler de mevcuttur.Arş. Gör. Dr. Rabia Zamur Tuncer ise “İktidar ve Ahlaki Sorumluluk Kıskacında Entelektüeller: Köşe Yazarlığı Üzerinden Bir Değerlendirme” isimli çalışmasında etimolojik, tarihsel ve toplumsal olarak “entelektüel”in rolüne odaklanarak, temel teorik yaklaşımları ele almış ve kavramın kavramın iktidar ile ilişkisini kavramın, günümüzdeiçinde bulunduğu durum bağlamında tartışmaktadır.Dr. Öğr. Üyesi Mehmet Ali Gönden ise Nefret Söylemi Neden İfade Özgürlüğü Kapsamında Olmamalıdır başlıklı çalışmasında, hem ifade özgürlüğünü korumanın hem denefret söylemini kısıtlamanın demokrasinin temel unsuru olan muhalif düşünceninkendisini ifade etmesine hizmet edeceğine dikkat çekerek nefret söylemini kısıtlamanın ifade özgürlüğüne karşı bir konumlandırma olmadığını iddia etmektedir. Bu amaçla, çalışma kapsamında Nefret Söylemi ve İfade Özgürlüğü kavramlarına değinerekNoam Chomsky ve Van Dick’in konuya yaklaşımını ele almaktadır.Doç. Dr. Özge Gürsoy Atar ve Dr. Öğr. Üyesi Serdar Kuzey Yıldız tarafından kaleme alınan bölümlerde Dijitalleşmenin televizyon yayıncılığına etkileri ele alınırken Dr.Öğr. Üyesi Şebnem Gürsoy Ulusoy ise Dijital Okuryazarlık kavramını tartışmaktadır.Doç. Dr. Özge Gürsoy Atar ise “Dijital Televizyon İçeriklerinin Tüketimi” başlıklıçalışmasında geleneksel televizyon yayıncılığından dijital platform yayıncılığına geçişsüreci ve bunlarla ilgili kavramları ele alarak tüketim ve içerik üretimi ilişkisini değerlendirmiştir. Çalışma kapsamında, dijital içerik üreticisi olarak öne çıkan Netfilix,Exxen ve Gain dijital platformlarının içerikleri incelenmiştir. Dr. Öğr. Üyesi SerdarKuzey Yıldız ise Dijital Dünyada Televizyon Mecrasının Değişen Anlamı isimli çalışmasında teknolojik gelişmeler ve internetin etkisiyle ortaya çıkan etkileşimli televizyonyayıncılığının bir sonucu olarak yeni izleyici türlerinin ortaya çıkışı ve sosyal televizyon kavramına değinen Yıldız, aynı zamanda çalışmasında televizyonun gelecektekikonumu ile ilgili öngörülere yer vermektedir.Dr. Öğr. Üyesi Şebnem Gürsoy Ulusoy Dijital Okuryazarlık ve Eğitim Kurumlarında İnovatif (Hi-Tech) Teknoloji Kullanımı: Mardin Örneği isimli çalışmasında özelliklepandemi dönemi ile birlikte teknoloji kullanımında büyük oranda değişim yaşandığınave eğitim alanında teknoloji kullanımının artması ile birlikte dijital okuryazarlık kavramının eğitim kurumları ve eğitimciler için daha fazla önem kazandığına dikkat çekerek lise müdürlerinin eğitimde teknoloji kullanımı ve dijital okuryazarlık konusundakiyeterlilikleri incelenmiştir.Diğer taraftan kitapta, COVID-19 pandemisinin Gazetecilik, Örgütsel Davranış,İnsan Kaynakları Yönetimi, İletişim Çalışmaları, Kurumsal Sosyal Sorumluluk ve Halkla İlişkiler alanlarındaki etkilerine ilişkin araştırma ve derleme çalışmalar da yer almaktadır.Dr. Öğr. Üyesi Gülsün Bozkurt, “Haber Değeri” Kavramı Üzerine Yeniden Düşünmekisimli çalışmasında özellikle 2020 yılında hayatımıza giren Covid-19 Pandemisinin gazeteciliğe etkilerini tartışarak dijitalleşme ile birlikte medya yapılanmasının etik ve meslekilkeler doğrultusunda işlevsellik kazanması hususlarını değerlendirirken; Dr. Öğr. ÜyesiSevda Ünal ise COVID-19 Ve Veri Gazeteciliği başlıklı makalesinde Pandemi ile birlikte verigazeteciliğinin öneminin de arttığına dikkat çekmektedir. Çalışmasında pandemi döneminde veri analizleri yoluyla yapılan görselleştirmeler ve haber analizlerinin halkın salgınıanlaması ve salgının gidişatı hakkında bilgi edinmesi konusunda önem arz ettiğini belirtenÜnal, Veri Gazeteciliğinin önündeki engel ve zorlukları ele almasının yanı sıra, kamuyubilgilendirme amaçlı projelerden de bahsetmektedir.Kitapta yer alan COVID-19 Pandemisi ile ilgili bir başka bölüm ise Arş. Gör. Metehan Özırmak ve Arş. Gör. Türkan Öykü Büyükçelikok tarafından kaleme alınmıştır.Özırmak ve Büyükçelikok Covid-19 Pandemisi İngiltere Varyantı Haberlerinin SöylemAnalizi: Reuters Ve Xinhua Haber Metinlerinin Tematik İncelemesi başlıklı çalışmalarında; Haber ajanslarında yer alan medya içeriklerini ele alarak Xinhua ve Reuters’ıninternet sitelerindeki Covid-19’un yeni varyantı ile ilgili haberleri Teun van Dijk’insöylem analizi tekniği çerçevesinde makro boyutta tematik olarak incelemişlerdir.COVID-19 Pandemisinin Medya Çalışanlarının Örgütsel Davranışları ve İnsanKaynakları Yönetimine etkilerini ise Dr. Öğr. Üyesi Özge Turhan’nın ve Dr. Öğr. ÜyesiCanan Tiftik’in bölümlerinde yer almaktadır. Dr. Öğr. Üyesi Özge Turhan Medya Çalışanlarının Motivasyonu, İş Tatmini Ve Örgütlerine Olan Bağlılıkları başlıklı makalesinde zorlukların medya çalışanlarının motivasyonlarını, iş tatminlerini ve örgütlerine olan bağlılıklarını olumlu ve olumsuz yönden etkilediğine dikkat çekerek çalışma kapsamında literatürde yer alan mevcut araştırmalar vasıtasıyla medya çalışanlarının motivasyonları, iş tatminleri ve örgütlerineolan bağlılıklarını incelerken; Dr. Öğr. Üyesi Canan Tiftik ise Güncel Sorunlar Bağlamında Medya Ve İletısım Çalışmalarında Dıjıtallesme Olgusu: COVID-19 Pandemı Sürecınde İnsan Kaynakları Yönetımı başlıklı çalışmasında COVID-19 pandemi sürecindeişletmelerin insan kaynakları (İK) gündeminde öne çıkan İK fonksiyonları ve İK ileilgili ele alınan konuların belirlenmesi, pandemi ile birlikte oluşan İK gündemininortaya konulmasını tartışmaktadır.Pandeminin Kurumsal Sosyal Sorumluluk alanına etkileri ise Dr. Öğr. Üyesi HilalKılıç ve Arş. Gör. Onur Türker’in çalışmasında yer almaktadır. Dr. Öğr. Üyesi Hilal Kılıçve Arş. Gör. Onur Türker; COVID-19 Pandemisi Ve Kurumsal Sosyal Sorumluluk başlıklıçalışmasında Covid-19 Pandemisi sürecinde dünyadaki ve Türkiye’deki şirketlerinkurumsal sosyal sorumluluk faaliyetleri ile sürece verdikleri katkının boyutlarını elealmışlardır.Pandemi sürecinde Halkla İlişkiler ve Müşteri İlişkiler Yönetimi ile ilgili tartışmalar ise Dr. Öğr. Üyesi Sevinç Koçak ve Arş. Gör. Nevra Üçler ile Arş Gör. Nuran Akdağ’ınçalışmalarında yer almaktadır.Dr. Öğr. Üyesi Sevinç Koçak, Sürdürülebilirlik İletişimi Ve Halkla İlişkilerin Stratejik Rolü: Covıd-19 Pandemisi Dönemi Örnekleri başlıklı çalışmasında sürdürülebilirlikkavramını ele alarak Halkla İlişkilerin Sürdürülebilirlik İletişimine Ulaşan StratejikRolünü tartışmaktadır. Bu amaçla Koçak çalışmasında Türkiye ve Uluslararası mecrada Markaların Sürdürülebilirlik İletişimi Örneklerini değerlendirmektedir.Arş Gör. Nevra Üçler ve Arş. Gör Nuran Akdağ Pandemi Sürecinde E-Ticarette Yaşanan Gelişmelerin Müşteri İlişkileri Yönetimi Üzerindeki Etkisi başlıklı çalışmalarındaise Covid-19 pandemisi nedeniyle gerçekleşen zorunlu kısıtlamalar nedeniyle online(çevrimiçi) alışverişe yönelim arttığına ve e-ticaret sektöründe büyüme yaşandığınadikkat çekerek, pandemi sürecinde e-ticarette yaşanan gelişmelerin müşteri ilişkileriyönetimi üzerindeki etkisini tartışmaktadırlar. Bu amaçla çalışmada, ilk olarak CRMyani müşteri ilişkileri yönetimi ile e-ticaret ilişkisi ele alınmış ve çalışmayı somutlaştırmak adına Alexa.com’un 2021 yılı verilerine göre site trafiği yoğunluğunda sıralamada ilk 5’e giren e-ticaret siteleri ve özellikle pandemi döneminde alışveriş yapmaoranlarının arttığı sanal market sitelerinin CRM uygulamaları içerik analizi yöntemiyleincelenmiştir.COVID-19 Pandemisinin İletişim Çalışmaları yönündeki etkileri ise Doç. Dr. OnurDursun ve Doç. Dr. Filiz Yıldız tarafından ele alınmıştır. Doç. Dr. Onur Dursun ve Doç.Dr. Filiz Yıldız’ın İletişim Çalışmalarının Pandemiye Bakışı başlıklı çalışmalarında Covid-19’un hangi bilim dallarına ne bağlamlarda konu edildiği üzerinde durarak, medyave iletişim çalışmalarının, bu çalışmaların neresine konumlandığını görünür kılabilmek amacıyla Türkiye’de 2010 yılından önce yayın hayatına başlayan medya ve iletişim temalı dergilerde 2020-2021 yıllarında yayınlanan Covid-19 pandemisi konulubilimsel makaleleri analiz ederek, örneklemde tespit edilen çalışmaların yönteminiodaklandığı mecrasını ve içeriğini incelemişlerdir.Dr. Öğr. Üyesi Yıldıray Kesgin ve Erbuhan Nalbantoğlu, Balıkesir ElektromekanikSanayi Tesisleri Firmasının İşveren Markası Uygulamaları Araştırması isimli çalışmalarında İşverenin Markalaşma İhtiyacı ve İşveren Markası konuları çerçevesinde Balıkesir Elektromekanik Sanayi Tesisleri örneğini Sosyal Sorumluluk Çalışmaları, EğitimKurumları ile İlişkiler Cafeler, Kütüphane, Sosyal Faaliyetler, Yeni Yıl Kokteylleri, Aktivite Kulüpleri, BEST Band, BEST Folklor, BEST Portal, İnsana Saygı, Mavi Yaka Görüşmeleri, Esnek Yan Haklar, Happy-Hour, Kahvaltı ve Sinema başlıkları altında incelemektedirler.Arş. Gör. Dr. Oğuz Kuş İçerik Pazarlamanın Marka Farkındalığı Oluşturmadaki Rolü: Uygulayıcılar Perspektifinden Türkiye Ve Litvanya Örnekleminde Bir Tartışma isimlimakalesinde içerik merkezli iletişim ve içerik pazarlama kavramlarını eş değer birşekilde kullanılanarak birbirine göre kültürel, demografik ve ekonomik bağlamdafarklılıklar taşıyan Türkiye ve Litvanya’da, iletişim alanında çalışan uygulayıcılarlagerçekleştirilen görüşmeler ile içerik pazarlamanın marka farkındalığı ve markahikâyeleri yaratma noktasındaki işlevini ele almaktadır.Pandeminin iletişim çalışmalarını nasıl yönlendirdiğini de bulacağınız bu kitabındaha sonraki akademik çalışmalara öncülük etmesi ve yaşamın ayrılmaz bir parçasıolan iletişim ve kitle iletişimi olgularına ilgi duyan tüm kitapseverlerin ilgiyle okumaları dileğiyle.