İletişim alanında 1970’li yıllardan itibaren başlayan ve “teknolojik devrim” olarak da adlandırılan değişimin en önemliadımını dijitalleşme süreci oluşturmaktadır. Özellikle bilgi işlemteknolojilerindeki gelişimle birlikte kullanım alanı bulan dijitalleşme, 1990’lı yıllarda internetle birlikte yepyeni bir boyut kazanmıştır. Kendisinden önceki analog teknolojilerden farklıolarak her türdeki verinin sayısal hâle dönüştürülmesini ifadeeden bu süreç sayesinde verilerin düzenlenmesi, çoğaltılması,depolanması ve iletilmesi çok daha hızlı ve kolay hâle gelmiştir.Yalnızca içerik boyutunda değil aynı zamanda zaman vemekân sınırlarını ortadan kaldırarak bu alanda da dönüştürücübir etkiye sahip olan dijitalleşme, bu yönüyle salt teknik bir değişim olmanın ötesinde toplumsal yaşamın tüm alanlarını kapsayan konumda yer almaktadır. Dolayısıyla dijitalleşmenin getirdiği değişim; düşünce, algı ve ilişki biçimlerine dek uzananbir dönüşümü ifade etmektedir.Sunduğu olanaklar sayesinde başta iletişim alanı olmak üzere, ekonomi ve siyaset gibi toplumsal yaşamın en temel alanlarını etkileyen dijitalleşme, bu yönüyle günümüzde hemen hertartışmanın odağında yer almaktadır. İletişim alanı içerisindegazetecilik, halkla ilişkiler, radyo ve televizyon pratiklerindeöne çıkan dijitalleşmenin etkileri; siyaset alanında katılım, kamusal alanların dönüşümü ve yönetim pratiklerinde; ekonomialanında ise emek, üretim ve pazarlama gibi konularda ortayaçıkmaktadır.Dijitalleşmenin bu denli kapsamlı bir etkiye sahip olması,yaşadığımız mevcut dönemde ve yakın gelecekte yaratacağıdönüşüme dair beklentileri de beraberinde getirmektedir. Genellikle olumlu bir biçimde ifade edilen söz konusu beklentiler,tarihsel ve toplumsal arka planından bağımsız biçimde ele alınmaktadır. Oysa kendisi de teknolojik bir yenilik olan dijitalleşme, tarihsel bakımdan toplumsallaşmış üretim ilişkisinin birürünüdür. Bu nedenle teknolojinin getireceği yeniliklere dairbeklentilerin en temelde tarihsel ve toplumsal ilişkiler çerçevesinde tüm boyutlarıyla ele alınması gerekmektedir.Buradan hareketle bu kitapta, bir teknolojik yenilik olarakdijitalleşme ve internet; tarihsel ve toplumsal boyutları da gözönüne alınarak gazetecilik pratikleri, yeni televizyon içerik biçimleri, emek ve üretim süreçleri, kamusal alanın dönüşümü, ekatılım, dijital yerlilerin tüketim alışkanlıkları ve transhümanistbölünme kapsamında ele alınmaktadır. Çalışmanın ilk bölümüolan “İnternet ve Dijitalleşmenin Gazeteciliğe Etkileri: Olanaklar, Sınırlar ve Sorunlar”’ adlı bölümde, dijitalleşme ve internet,tarihsel ve toplumsal bir olgu olarak değerlendirilmektedir. Bukapsamda teknolojinin ekonomik ve toplumsal boyutlarına değinilerek çok seslilik tartışmaları çerçevesinde dijitalleşme veinternetin sınırları ve bu alanda görülen sorunlardan bahsedilmektedir.Çalışmanın “Demokrasinin Çevrim İçi Formu: E-DemokrasiyeYönelik Bir Literatür İncelemesi” başlıklı ikinci bölümünde, edemokrasinin demokratik yaşama, katılımcı demokrasiye, siyasaltoplumsallaşmaya olan etkilerini olumlu ve olumsuz biçimde elealan araştırmalara yer verilmiştir. Böylece e-demokrasiye yönelikliteratürdeki bakış açısının genel haritası çıkarılmıştır. Bu doğrultuda öncelikle e-demokrasi kavramına yönelik tanımlamalara, ardından e-demokrasi ile ilişkili kavramlara değinilmiştir. Son olarake-demokrasiye olumlu ve olumsuz yaklaşan çalışmaların yanı sırae-demokrasinin gelişime açık bir alan olduğuna dair yapılan çalışmalara yer verilmiştir.Üçüncü bölümde, “Demokrasi ve Kamusal Alan Tartışmaları Ekseninde Yeni Medya Çalışmalarına Bakmak” başlıklı çalışma ile internet ve dijitalleşmenin kamusal alan üzerindeki etkisi ele alınmıştır. Bu doğrultuda öncelikle yeni medyayı demokrasi ve kamusal alan bağlamında değerlendiren çalışmalarayer verilerek, yeni medya-demokrasi ilişkisine yönelik yaklaşımlar değerlendirilmiştir. Bununla birlikte dijital kamusal alançalışmalarına kuramsal temel oluşturan kamusal alan modelleriaçıklanmıştır. Son olarak ise Türkiye’de dijital kamusal alanısorunsallaştıran lisansüstü tezlere dair bir değerlendirme yapılmıştır.Dördüncü bölümde, “OTT TV Platformlarının LokomotifiOlarak Dijital Diziler: Üretim, İçerik ve İzleyici Boyutu ÜzerineDeğerlendirme” başlıklı çalışma ile dijital televizyon platformları üretim, izleyici ve içerik boyutları çerçevesinde değerlendirilmiştir. İnternet temelli dijital yayıncılıkta görülen yenilik vedeğişikliklerin ele alındığı çalışmada, özellikle televizyon program türü olarak internet ortamında yayınlanan diziler incelenmiştir. Böylece dijital dizilerin endüstrisi, üretim mantığı, içeriği ve izleyici boyutu, geleneksel televizyon yayıncılığı ile karşılaştırılmıştır.Beşinci bölümde, “Taylor Hiçbir Yere Gitmedi: Amazon’daEmek Süreci” başlığı ile Taylorist ve Marksist çerçevede dijitalleşmenin emek süreçleri üzerindeki etkileri ele alınmıştır. Bukapsamda ilk olarak Taylorizmin temel ilkelerine ve onu eleştiren yaklaşımlara değinilerek, Marx’ın emek süreci yaklaşımınave Harry Braverman’ın Taylorizm eleştirisine yer verilmiştir.Son kısımda ise “bilimsel” yönetimin günümüzde ulaştığı biçimi anlamada âdeta bir laboratuvar olma niteliği taşıyan Amazonşirketi; “yerine getirme merkezleri” ve dijital, ucuz iş gücü pazar yeri olan “Mekanik Türk” örneklerinden hareketle kapitalistdenetim ve vasıfsızlaşma kavramları ekseninde ele alınmıştır.Çalışmanın altıncı bölümünde, “Dijital Bölünmeden Transhumanist Bölünmeye Doğru İlerleyen Eşitsizliğe Kısa Bir Bakış”başlığı altında, oldukça yeni ancak bir o kadar da önemli bir tartışma konusu olan Transhumanist bölünme konusu incelenmiştir.Transhümanizm kavramının dijital bölünme kavramı çerçevesinde değerlendirildiği çalışmada, öncelikle dijital bölünme sorunuele alınmıştır. Ardından transhümanizm kavramı üzerinde durularak transhümanist bir geleceğin transhümanist bölünmeye yolaçacağına yönelik bir tartışma gerçekleştirilmiştir.Çalışmanın yedinci ve son bölümünde ise “Dijital Yerli veDijital Göçmenlerin Online Alışveriş Tercihleri ve Dijital Becerileri” başlığı ile kuşaklar arasında dijital uçurumun oluşmasında dijital becerilerin rolü üzerinde durulmuştur. Bu doğrultudaçalışmada ilk olarak dijital yerli ve dijital göçmen kavramlarıele alınmıştır. Ardından dijital uçurum kavramı tanımlanarakkuşaklar arasında dijital uçurumun oluşmasında dijital becerilerin rolü ele alınmıştır. Araştırma kısmında ise bireylerin dijitalbecerilerini yansıtan internet kullanımları yanında online alışverişleri tercihleri açısından dijital yerli ve dijital göçmenler arasındaki farklılıklar incelenmiştir.