Günümüzde teknoloji alanında meydana gelen hızlı gelişmeler sosyal, ekonomik, kültürel alanları da etkilemektedir. Bireyler dünyada ve toplumda değişen değerlere ve rollere uyum sağlamakta zorlanmaktadır. Aile, iş ve toplumsal yaşamda kişilerden beklenen görevlerin ve sorumlulukların artışı, bireylerin ihtiyaçları ve becerileriyle zaman zaman uyumsuzluk gösterebilmektedir. Bu durum bireylerde, yeni stres kaynakları oluşturarak yetersizlik, yalnızlık, çaresizlik, engellenme ve kaygı duygularının ortaya çıkmasına ve sonrasında bu duyguların hem bireyin kendi biyopsikososyal durumuna hem de kişiler arası ilişkilerine olumsuz etki eden öfke duygusunun daha fazla yaşanmasına neden olmaktadır. Birey ve ailelerin öfke duygusunu kontrol edememeleri durumunda yaşam kalitelerinin azaldığı da gözlenmektedir. Öfke duygusunun bireyler için olumsuz yanları olduğu gibi olumlu yanları da bulunmaktadır. Yaşanan olumsuz herhangi bir durum sonucu oluşan bu duygu bazı şeylerin değişmesi gerektiğini bireye hatırlatarak ilişkinin veya durumların daha verimli, daha olumlu hale dönüştürülmesine yardımcı olabilir. Öfke duygusu, kişiye birey olduğunu hatırlatarak kendi değer ve ilkelerini sahiplenme sorumluluğunu hatırlatır. Öfke duygusu ile bireyin vücudundaki güç ve enerji miktarı artmakta ve yeni duruma karşı gerekli tedbirler alınabilmektedir. Kitapta öfke kontrolü ve yönetimi hakkında akademik bilgi ve uygulama bilgisi dengeli olarak verilmeye çalışılmıştır. Öfke kontrolü ve yönetimi konusunda kapsamlı bilgi kitabın ilk bölümlerinde verilerek okuyucuda farkındalık oluşturulmaya çalışılmıştır. Öfke kontrolü ve vvi Ön Söz yönetiminin aile, eğitim, iş yaşamında ve trafikte daha kolay anlaşılıp uygulanabilmesi için kitabın ilerleyen bölümlerinde metaforlardan ve hikâyelerden faydalanılmıştır. Latince metaphoradan gelen “metafor” kelimesi, meta: öte phrein: taşımak kelimelerinden oluşmakta olup “bir yerden başka bir yere götürmek” anlamına gelir (Lakoff ve Johnson, 2015, s. 10). Yeni bir bakış açısı getirerek bizi yeni diyarlara götürecek her düşünce veya söz metaforiktir. Metaforlar, bizim zaten doğrularını bildiğimiz ancak bir şekilde hayatımıza uygulayamadığımız güzel davranışları, somut bir örnekten hareketle - bize farkındalık yaşatarak - soyut bir anlam çıkarmamıza ve içselleştirerek onları hayatımızda kolayca uygulayabilmemize olanak veren ifadelerdir. Bu kitabın aile yaşamında, iletişim ve çocuk eğitiminde; eğitim kurumlarında öğretmen, öğrenci ve anne babalara; iş yaşamında yönetici, lider ve çalışanlara ve trafikte hem sürücülere hem de trafik polislerine katkı vermesi ve öfke kontrolü ve yönetimini daha etkin kullanarak okuyucuların yaşam kalitelerini artırmalarına ve sonuçta toplum barışına katkı sağlamasını dilerim.