İnsanoğluna dünya ve ahiret mutluluğu sunan Kur’an-ı Kerim, vahyedilmeye başladığı günden itibaren muhataplarını kendisine hayran bırakmış ve getirdiği ilkelerle de tarihin seyrini değiştirmiştir. İslâm medeniyetinin kurulmasında başlıca amillerden biri olan bu ilahî Kitabın muhatapları, vahyedildiği dönemde olduğu gibi sonraki dönemlerde de onu daha iyi anlamak ve ondan daha fazla yararlanmak için büyük çabalar harcamışlardır. Hz. Peygamber (s.a.s.), Kur’an’ın prensiplerini bizzat kendi hayatında uygulayarak onun en iyi müfessiriolmuştur. İslâm dünyasının genişlemesiyle çeşitli bölgelere dağılan Müslümanların düşünce dünyaları da zenginleşmiş, Kur’an’ı tefsir etme yöntemleri de bu gelişmelerden etkilenmiştir. Günümüze kadar artarak devam eden bu gayretler, hiç şüphe yok ki, bundan sonra da devam edecektir. Tefsir çalışmaları içinde ilk sırayı fıkhî tefsirler (ahkâm tefsirleri) almaktadır. Kur’an’ın, hemen uygulanması gereken bölümünü ahkâm ayetleri oluşturduğu için onlar üzerinde daha vahyedildiği günden itibaren önemle durulmuştur. Müteakip yıllarda da, Kur’an’ın sadece amelî yönünü ele alan ve ahkâm ayetlerini tefsir eden müstakil eserler tedvin edilmiştir. - 12 - Mukâtil b. Süleymân, hem yaşadığı dönemde hem de sonraki dönemlerde büyük övgülere mazhar olduğu gibi en ağır eleştirilere de muhatap olmuş bir âlimdir. Bununla birlikte o, kendisini şiddetle eleştirenlerin bile tefsirde ve Kur’an ilimlerinde müstağni kalamadıkları büyük bir müfessir olarak şöhret bulmuştur. Mukâtil, tefsirinin tamamı günümüze ulaşan erken dönem müfessirlerinden birisidir. Ondan önceki tefsir çalışmaları Kur’an’ın tamamını ihtiva etmediği gibi o çalışmaların tamamı da günümüze kadar ulaşmamıştır. Yaşadığı döneme göre oldukça fazla eser veren bir müellif olmasına rağmen eserlerinden sadece üç tanesi bugün elimizde mevcuttur. Bunların herbiri, kendi türünün ilk örneklerini oluşturmaktadır. et-Tefsîrü’l-Kebîr’i Kur’an’ın, başından sonuna kadar tefsir edildiği ilk eserdir. Diğer eseri el-Vücûh ve’n-Nezâir ise Kur’an ilimlerinde önemli yeri olan vücûh (farklı anlamları olan kelimeler) ve nezâir (aynı anlama gelen farklı kelimeler) alanında yazılan ilk eserdir. İlk tedvin edilen fıkhî tefsir, bugünkü bilgilerimizegöre, onun Tefsîrü’l-Hamsi Mie Âye Mine’l-Kur’ân’ıdır. Bu eserin ayrıntılı olarak incelenmesinin, fıkhî tefsirlerin günümüze kadar geçirdiği gelişme sürecini anlamaya katkı sağlayacağı aşikârdır. Onun hayatı, düşünceleri ve ilmî şahsiyetinin daha ayrıntılı olarak ortaya konulması, erken dönem tefsir faaliyetleri açısından büyük önem arz etmektedir. Elinizdeki kitap bu amaçla hazırlanmıştır. Buna bir nebze de olsa katkı sağlamışsak kendimizi mutlu sayacağız.