İlk ney dersimi verdiğim gün, dün gibi aklımda. Ney üflemeyi öğrencilerime nasıl anlatmalıyım diye çok düşünmüş ve kaygılanmıştım. Sonra kendime dedim ki: “Nasıl öğrendiysen öyle öğret!” Ve ben de böyle yaptım; nasıl öğrendiysem öyle öğretmeye başladım. Zamanla fark ettim ki, her seferinde bambaşka problemlerle karşılaşıyorum. Örneğin, bazı öğrenciler hemen ses çıkarırken bazıları ses çıkaramıyordu. Ses çıkaramayanların neden çıkaramadıklarına odaklandım ve kendimce çözüm yolları geliştirdim. Bu süreçte, hocalarımdan öğrendiklerim ve biraz da akıl yürüterek, deneme-yanılma yöntemiyle bulduklarım sayesinde ciddi bir birikimim oluştu. Benim için konservatuvar hocalığı, bir dönüm noktasıydı. Konservatuvar öğrencilerinin seviyelerinin ileri olması nedeniyle karşılaştığım sorular daha da özelleşti ve derinleşti. Tabii, cevaplarım da derinleşti. Hem akademik çalışmalar yapma gerekliliği hem de bu derin problemlere çözüm bulma gayreti, beni farklı bir yöne; ney eğitim sistemi oluşturmaya yöneltti. Bu bağlamda, hocalarımdan aldığım bilgileri yazıya dökmeye başladım ve bu bilgilerle bulduğum yöntemleri birleştirerek bir ney eğitim sistemi oluşturdum. Burada amaçladığım, meşk sistemiyle nesilden nesile aktarılan sözlü bilgileri yazıya geçirerek yok olmalarını engellemek ve akademik bir kaynak haline getirmekti. Diğer amacım ise ney eğitimini sistemleştirerek kolaylaştırmak ve akademik bir düzeye taşımaktı. İşte bu sistemde çarpma, vibrato, glissando ve portamento konuları çok önemliydi. Bu yüzden öncelikle bu konulara eğildim. Bu kitapta, çarpma, vibrato, glissando ve portamento kavramları geniş bir perspektifte ele alınmıştır. Araştırmada, bu tekniklerin çeşitleri, Türk müziğindeki yerleri ve eğitimine yönelik uygulamalar yer almaktadır. Çarpma, vibrato, glissando ve portamento tekniklerinin anlaşılmasını kolaylaştırmak amacıyla kitap, video kayıtlarıyla desteklenmiştir.