Çalışma hayatında olumlu psikolojik iklim, olumlu iletişim iklimi, ön yargısız, eşitlikçi, barışçıl çalışma ortamı, zihinsel işbirliğini destekleyici tutumlar gibi unsurlar verimlilik ve performans kadar önemli bir çıktı olarak görülmekte olup, aynı zamanda başarılı bir işbirliği çabasının ön koşulları olarak değerlendirilmektedir. Bu ön veya destekleyici koşulların gerçekleşmesi sayesinde bir grup insanın, takım arkadaşının zihinsel işbirliği ile etkili ve etkin sonuçlar, ürünler, kararlar elde etmesi ve grup ve takım olarak başarılı olması beklenir. Ancak bu zihinsel işbirliği faaliyetinin bizzat kendisini ve başarıya ulaşmasını anlamakta önemli faktörler, bu kolektif yapının yani takımın bilişsel bir sistem, bir bilgi işleme paylaşma ve saklama yapısı olarak görülmesi ve incelenmesiyle tespit edilebilmektedir. Bu çerçevede bu kitapta, etkin işbirliği ve kolektif zekânın ortaya çıkması için: i-) Bu çalışma grupları ve takımların işleyişi, bilişsel sistem bakış açısıyla ele alınarak bu sistemin işleyişin incelenmesinin esasları ve olası optimize edici unsurları tespit eden çalışmalar ve yazın okuyucuyla buluşturulmuştur. Başka bir deyişle, bireysel zihnin işleyişine veya yapay zekâ sahibi makinalara veya bilgi işleyen bilgisayarlara, bunları birbirlerine bağlayan bilgisayar ağlarına bakarken kullandığımız, bilişsel bilimler ve bilişsel psikoloji ve bilgisayar bilimlerince üretilmiş kavramlarla “beraberce düşünen insanların”, takımların, çalışma grupların işleyişini ve çalışmasını bir düşünme makinası olarak inceler gibi nasıl inceleyebiliriz?” sorusuna cevap aranacaktır. ii-) İnsan toplulukların kolektif düşünme faaliyetleri, bireysel bir zihnin problem çözme etkinliği veya makinaların bilgi işlemesi veya bir ağ şeklinde bilgi iletim trafiği yürütmesinden farklı olarak sosyal bir bütün olan grupların içindeki çok boyutlu insani etkileşimlerin sosyal parametrelerin ve ilişkilenme biçimlerinin etkisi altındadır. Bunlar kitabın içindekiler bölümünde görülebileceği gibi kişilerin etnik, ulusal, köken, cinsiyet gibi demografik unsurlara bağlı olarak sahip oldukları, diğer insanlarla etkileşimlerini yöneten ve kendilerinin de maruz kaldıkları kalıp-yargılar, insanların kişilik özellikleri, motivasyonları ve çalışma işbirliği ortamındaki davranış kalıplarını belirleyen tutumla rın duyuşsal bileşenleri gibi faktörler şeklinde örneklendirilebilir. Çalışmanın ikinci ama daha az önemli olmayan ekseni de bu ögelerin incelendiği bilimsel yazını okuyucu ile buluşturacaktır. Burada dilsel faaliyetin ve iletişimin felsefi boyutu, dilin etkileşim ve iletişimdeki merkezi konumu, dilbilimin, iletişimi ve etkileşimi anlamada söz eylemler, edimbilgisi, söylem analizi ve örgüt bağlamında anlam yaratmada anlatı kavramı gibi kavramsal yapıları ve önemi de ayrıca bir bölümle işlenecektir. Bölüm yazarlarının faydalandığı uluslararası yayınların sağlamakta olduğu kuramsal ve uygulamaya yönelik en güncel bilgi ve bakış açıları, eserin Türkçe yazına katkısıyla beraber terminolojiyi Türkçeleştirme konusunda bir sınav vermeyi gerektirmiştir. Kitapta bölümler arasında terimlerin Türkçelerinde tutarlılık gözetilmiş veya terminoloji tartışması kısaca yapılarak olası farklı tercihlerden okuyucu haberdar edilerek, kitap içinde veya kitabın kaynakçasından hareketle başka Türkçe kaynak okuduğunda karmaşa yaşamaması sağlanmaya çalışılmıştır. Bunun dışında, görüleceği üzere neredeyse tüm bölümlerin kaynakçaları tamamen İngilizce kaynaklar içermektedir. Bu nedenle kitabı okuyup aynı zamanda uluslararası ve yabancı dillerdeki kaynaklara erişebilecek durumdaki okuyucunun yabancı dildeki kavram ve terimlere kolayca ulaşması veya zaten biliyorsa Türkçe metindeki terimi kolayca anlayabilmesi için gerekli olduğu durumlarda ilk defa kullanılan teknik bir Türkçe terimin yanında parantez içinde İngilizce karşılığı kullanılmıştır. Yer yer göz tırmalayıcı veya gereksiz olduğu düşünülebilecek bu durumu, faydalarını göz önüne alarak mecburen tercih ettiğimizi okuyucularımızdan özür dileyerek belirtiriz. Uygulamaya yönelik bir araştırma disiplini olan yönetim bilimlerinin özellikle örgütsel davranış anabilim dalının aldığı anlamında temel bilimleri sosyal psikoloji bilişsel psikoloji, sosyoloji ve antropoloji ve bilim felsefesi alanı genelinde ve ontoloji vs. özelinde felsefe bu yönlerin temel bilgi ve teori kaynağıdır. Uygulamaya dayalı bilimler, araştırmalarında bağımlı değişkenleri verimlilik performans ve çalışan iyi oluşuna katkıda bulunan diğer örgütsel çıktılar olduğunda, alanda doğrudan uygulamaya geçirilebilecek öneriler de üretebilmektedirler. Bu anlamda bu kitaptaki salt bilimsel araştırmaların bile uygulamaya yönelik önerileri açıkça verme gündemleri olmadığında bile örtük bilgi olarak bize sağladığı görülecektir. Bunun dışında yazındaki bulguları bu çerçevede önerilere özetleme stratejisini benimsemiş bölümlerimiz de bu amaçla esere ilgi duyan okuyucuya yarar sağlayacaktır.