Hz. Peygamber’in hadislerini kabul ve red açısından inceleyen hadis usûlü alanında hicrî ilk asırlardan günümüze kadar birçok eser telif edilmiştir. Bu kitapların bir kısmı müstakil olduğu gibi bazıları ise böyle olan eserlerin üzerine şerh, haşiye, ihtisâr, tercüme gibi farklı türlerde yazılan çalışmalardan müteşekkildir. Nitekim bu durum, diğer ilim dallarında olduğu gibi hadis usûlü alanındaki temel eserler üzerine çeşitli eserlerin yazıldığı Osmanlı döneminde açık bir şekilde görülmektedir. Bu bağlamda XVIII. asırda yaşamış mutasavvıf âlimlerden Abdullah Salahaddîn Uşşâkî’nin, Suyûtî’nin en-Nükâye’sinin metnine Arapça olarak yer vererek müellifi tarafından yazılan şerhi İtmâmu’d-dirâye’si ile İbn Hacer’in Nüzhetü’nnazar’ından istifade ederek Osmanlıcaya tercüme edilen usûlle ilgili eseri Şerhu Usûli’l-hadîs’i saymak mümkündür. Aslında hadis usûlü alanında tercüme şeklinde başka çalışmalar olmakla birlikte Salâhî’nin çevirisinin diğerlerinden farklılık arz ettiği dikkat çekmektedir. Zira bu tarz çalışmalarda âlimler, genellikle İbn Hacer’in Nuhbetu’l-fiker’ini veya Nüzhetü’nnazar’ını tercüme etmeyi tercih ederken Şerhu Usûli’l-hadîs’te Nüzhetü’nnazar kaynak olarak kullanılsa da temelinde Suyûtî’nin en-Nükâye’si ve İtmâmu’d-dirâye’si yer almaktadır. Salâhî’nin Şerhu Usûli’l-hadîs’i hakkında yapılan bu araştırmanın oldukça uzun bir süreci bulunmaktadır. 2018 yılının Kasım ayından itibaren üzerinde çalışılmaya başlanmış, ancak gerek doktora tezlerini hazırlama süreci gerekse Covid-19 salgınından dolayı eser üzerinde çalışmaya bir müddet ara verilmiştir. Sonrasında zaman zaman bazı girişimler olsa da nihayete erdirmek bugüne nasip olmuştur. Bu kapsamda öncelikle Salâhî’nin Şerhu Usûli’l-hadîs’in metni el yazma nüshalarından hareketle transkribe edilerek oluşturulmuştur. Sonrasında ise Suyûtî’nin İtmâmu’d-dirâye’sinin hadis usûlü kısmı ülkemizdeki yazma nüshalarından üçü seçilerek tahkik edilmiştir. Akabinde ise inceleme kapsamında Salâhî’nin hayatı ve eserleri ile Şerhu Usûli’l-hadîs’inin ele alındığı iki ayrı bölüm yazılmıştır. Eserin giriş kısmında araştırmanın konusu, amacı ve önemi, planı ve metodu ile kaynakları üzerinde durulduktan sonra birinci bölümde Salâhî’nin hayatı, edebî ve tasavvufî yönüne temas edilmiş, eserlerine dair genel bir değerlendirme yapılarak listesi verilmiştir. Eserlerin isimlerinin 12 Abdullah Salahaddîn Uşşâkî’nin Şerhu Usûli’l-Hadîs’i yanında parantez içerisinde manzûm, mensûr, Arapça, Farsça, tercüme veya şerh durumları belirtildikten sonra üzerinde bir çalışma yapılmışsa dipnotta işaret edilmiştir. Bu bölümde ayrıca çalışmaya konu olan Şerhu Usûli’l-hadîs’in içinde yer aldığı Riyâzu’l-kavâ‘id hakkında bilgi verilmiştir. İkinci bölümde ise önce Salâhî’nin Şerhu Usûli’l-hadîs’in başında işaret ettiği Şerhu Usûli’l-fıkıh’taki sünnet bahsi incelenmiş, sonrasında çeşitli açılardan Salâhî’nin hadis usûlü ile ilgili tercüme eseri ele alınmıştır. Akabinde Şerhu Usûli’l-hadîs telif edilirken müellifin faydalandığı Suyûtî’nin en-Nükâyeile onun şerhi İtmâmu’d-dirâye ve İbn Hacer’in Nuhbetü’l-fiker ile onun şerhi Nüzhetü’n-nazar üzerinde durulmuştur. En sonunda ise aralarındaki farklılıkları göstermek ve Salâhî’nin hangi konuda hangi eserden faydalandığı belirlemek için Şerhu Usûli’l-hadîs, İtmâmu’d-dirâye’nin hadis bölümü ve Nüzhetü’n-nazar çerçevesinde karşılaştırma yapılmıştır. Üçüncü bölümde ise Salâhî’nin Şerhu Usûli’l-hadîs’inin transkripsiyonlu metnine yer verilmiştir. Sonuç ve bibliyografyadan sonra ekler içerisinde İtmâmu’d-dirâye’nin hadis ilmiyle ilgili kısmının metni ilave edilmiş ve hem Şerhu Usûli’l-hadîs’in hem de İtmâmu’d-dirâye’nin ilgili bölümlerin neşredilmesinde istifade edilen nüshaların ile bu nüshaların hadis bölümlerinin ilk ve son sayfaları konulmuştur. Bu çalışmanın birinci bölümü Hüseyin Şıra, ikinci bölümü ise Halil İbrahim Doğan tarafından yazılmış, tahkik edilen ve neşredilen metinlerde ise birlikte bir çalışma yürütülmüştür. Çalışmanın bu hâle gelmesinde katkısı olan Dr. Öğr. Üyesi Servet Demirbaş, Arş. Gör. Dr. Mehmet Candan, Arş. Gör. Hasan Selek ve Arş. Gör. Ahmet Şehit Tuna’ya olan şükran borcumuzu ifade etmek isteriz. Son olarak şunu söylemek gerekir ki böyle bir çalışmanın yapılmasında pek çok saik bulunmakla birlikte bunlardan öne çıkan husus, Halvetî-Uşşâkî tarikatının Salâhiyye kolunun kurucusu Abdullah Salahaddîn Uşşâkî’nin hadis usûlü hakkındaki çevirisi Şerhu Usûli’l-hadîs’in gün yüzüne çıkartılması ve Osmanlı dönemine ait böyle bir eserin ilim dünyasına kazandırılması düşüncesidir. Çalışmanın fayda temin etmesi duasıyla gayret bizden, tevfik Allah’tandır diyoruz.