Çocuk sahibi olma anne-babaların yaşamını önemli ölçüde etkiler, anne-babalar daha önce üstlenmedikleri farklı sorumlulukları üstlenmek durumunda kalırlar (Uğur, 2020). Daha önce sahip olmadığı çok sayıda sorumluluğu üstlenmek zorunda kalan anne babalar için bu yeni ve stresli durum zaman içinde çocuğa uyum sağlanmasıyla sona erer (Kazak ve Marvin, 1984). Çocuğun özel gereksinimi olarak dünyaya gelmesi ise üzerlerindeki sorumlulukları artırır ve anne babalar rollerinin gereklerini yerine getirme ve çocuğun ihtiyaçlarını karşılama konusunda daha da zorlanabilirler (İşcan ve Malkoç, 2017). Özel gereksinimi çocuğu olan anne babaların diğer anne babalara göre hem gereksinimleri hem de yaşadıkları stres daha fazladır. Bu anne babalar çocukları için uygun hizmetlere ulaşma, olumsuz tutumlara maruz kalma daha fazla sosyal destek gereksinimi duyma, toplum yaşamından soyutlanma gibi güçlükler yaşamaktadırlar (Akkök, Aşkar ve Karancı, 1992). Yapılan araştırmalarda çocuklarının özel gereksinime yönelik ihtiyaçlarının daha fazla olduğuna kanaat getiren ebeveynlerin umutsuzluk düzeyleri ve psikolojik iyi olma hallerinin (Shenaar‐Golan, 2017) ve Otizm Spektrum Bozukluğu tanılı özel gereksinimle çocukların ebeveynlerinin yaşam memnuniyetlerinin diğer özel gereksinimi çocukların ebeveynlerine göre daha düşük olduğu (Aktan, Orakcı ve Durnalı, 2020) görülmektedir. Yine alan yazında; özel gereksinimi çocuklara bakım veren bireylerin tükenmişlik düzeylerinin yüksek olduğu ve stres düzeyleri artış gösterdikçe buna paralel olarak tükenmişlik düzeylerinin de önemli oranda artış gösterdiği görülmektedir (Elçi, 2004). Çocuğun gelişiminde ve öğrenmesinde kritik öneme sahip olan erken yıllarda, anne babaların özel gereksinimi çocuklarına anne-babalık yapma, onlara gerekli bakımı ve eğitimi sunmayla ilgili özel bir yardıma gereksinimleri vardır (Peterson, 1987). Özel gereksinimi çocuğa sahip anne babalar yaşadıkları güçlüklerle başa çıkabilirlerse çocuklarının mevcut hizmetlerden daha fazla yararlanmalarında aktif rol oynayabilirler ve okuldaki etkinlikleri evde destekleme gibi rollerini yerine getirebilirler. Anne babaların özel gereksinimi bir çocuğa sahip olmalarından dolayı yaşadıkları güçlüklerin azaltılması, özel gereksinimi çocukların, anne babalarının sağladığı bakım hizmetlerinden daha etkili bir şekilde yararlanmaları açısından önemlidir. Özel gereksinimi küçük çocuğu olan anne babaların bilgi, duygusal, sosyal, maddi destek gibi gereksinimleri olduğu ve bu anne babalara yönelik eğitim programlarının çocukları gelişimsel alanlarda destekleme, davranış sorunlarıyla başa çıkma, anne ve çocuk arasındaki etkileşimi destekleme, anne babalara psikolojik destek sağlama gibi konulara odaklandığı bilinmektedir. Günümüzde özellikle kadınların toplumdaki rollerinin değişmesi, çalışma hayatına daha etkin katılımları; babalık kimliği ve babaların çocuk yetiştirme konusunda rol modeli olarak önemlerine ilişkin çalışma bulguları (Mercan ve Şahin, 2017; Lamb, 1997) çocuk gelişiminde babaların rolüne olan ilgiye dikkat çekmiştir. Babalık kavramı, eşinin hamile olması ile başlar. Baba kimliği ise hamilelikte başlar ve doğum sonrasında da kazanılması için üç senelik süreci kapsar (Kakaliçoğlu, 2019). Yazgan’a (2000) göre, babanın çocuğuyla yaşamı yakından paylaşması, baba ile çocuğu daha çok yakınlaştırmaktadır. Babanın çocukla ilişki biçiminin anneden farklı olması, toplum ve aile içinde üstlendiği rollerin farklılığı, babanın çocuğu anneden farklı biçimde etkilemesine neden olmaktadır. Başka bir deyişle anne babanın çocuğun eğitiminde üstlendiği roller birbirini tamamlar ve destekler niteliktedir (Güngörmüş, 1990). Hem annenin hem babanın çocuğun gelişiminde farklı rolleri vardır. Çocuğun hayatında hem anne hem baba bakım sağladığı zaman çocuk üzerinde daha olumlu etkileri olduğu bilinmektedir (Karabulut ve Şendil, 2018). Bu nedenle her ikisinin de eğitim sürecine katılımı sağlanmalıdır. Babaların çocuklarının gelişimi ve eğitimine katılımlarının çocuğun çeşitli açılardan gelişimini olumlu biçimde etkilemektedir. Çocuklarının eğitimi ile ilgilenen babaların çocukları temel zihinsel ve akademik beceriler ve dil becerileri ile psiko-sosyal uyum ve bağımsız davranabilme becerileri açısından etkin katılımı olmayan babaların çocuklarından daha iyi gelişmekte (İshii-Kuntz, 1995; Mc Bride ve Mill, 1993; Mc Bride, 1989), daha olumlu yetişin-çocuk ilişkisi ve daha az davranış problemi ortaya koymaktadırlar (Akt: Kimmet, 2003). Çocuğun hayatında birinci derecede bakım veren kişi anne olarak bilinmektedir. Babanın rolü sadece evi geçindirme olarak sınırlandırılmıştır. Kaner’e (2004) göre, anne ve babaların stresinde, algılanan sosyal destekte ve yaşam doyumlarında anne ve babalar arasında benzerlikler kadar farklılıklar da olduğunu; sosyal desteğin anne, babalığın önemli bir belirleyicileri olduğunu, çocuğa ilişkin değişkenlerle çevresel değişkenlerin anne ve babaların yaşadığı stresi etkilemede önemli olduğunu, yetersizliği olan çocuk yetiştirmede aileye destek veren kişilerin bulunmasının ana babaları strese karşı koruyan bir tampon etkisi yaptığını, yaşanan stresin ve var olan sosyal desteklerin ana babaların yaşam doyumlarının önemli belirleyicileri olduğunu, annelerde duygusal desteğin babalarda ise maddi desteğin onların yaşamlarından doyum almalarında önemli olduğu söylenmektedir (Sivrikaya ve Tekinarslan,2013). Elinizdeki kitap altı bölümden oluşmaktadır. Kitabın birinci bölümünde özel gereksinimi birey kavramı, ikinci bölümünde depresyon, üçüncü bölümünde baba katılımı, dördüncü bölümünde yöntem, beşinci bölümünde bulgular ve yorum, altıncı bölüm tartışma, sonuç, öneriler ve kaynakçaya yer verilmiştir. Özel gereksinimi çocuğu olan babaların depresyon düzeyleri ve baba katılım düzeyi İle ilgilenen araştırmacıların, özel gereksinimi çocuğu olan anne ve babaların, özel eğitim öğretmenlerinin, çocuk gelişimlerin, okul öncesi öğretmenlerinin, özel eğitim ve çocuk gelişimi lisans ve yüksek lisans öğrencilerinin kitabımızdan yararlanmalarını diliyoruz.