“Varlıklı, zengin millet üzerine oturmadım. İçte aşsız, dışta donsuz; düşkün, perişan millet üzerine oturdum. … Babamızın, amcamızın kazanmış olduğu milletin adı sanı yok olmasın diye Türk milleti için gece uyumadım, gündüz oturmadım” [Muharrem Ergin (çeviren), Orhun Abideleri, s. 39].“İşte böyle Kemalciğim. Çalışmak. Türk halkı, sevgili memleket ve bütün namuslu insanlar için onlara layık büyük, namuslu eserler vermek lazım. Senin doludizgin çalışman en büyük tesellimdir. Sen, ben, biz bu memleketin has evlatlarıyız. Onu düşünmeden, onu sevmeden, onun için iyi ve güzel bir şeyler yapmadan geçen her günümüz bana azap oluyor” (Nâzım Hikmet, Kemal Tahir’e Mapusane’den Mektuplar, s. 299).“Biz uyurken, uyumadı bekledi, Osman Bey… Yoksulluk geldi çattı, kimileri gibi, cimriliğe vurmadı. Çıplağımızı giydirmeye, açımızı doyurmaya çalıştı gücü yetse de yetmese de… Çorbası kaynar sabahları, akşamları pilâvı pişer, bugünün hazreti Yusuf kıtlığında… Canımızı canı, ırzımızı ırzı saydı. On üç yaşından bu yana savaşlarda gördünüz, ölüm tırpanının vınladığı yerde başını eğdi mi? Düşmanı hepimizin önünce kovup gerilerken hepimizin ardınca gelmedi mi? Bize Osman Bey’den uygunu kim? … İki sözüm daha var bilmeyene ve de bilip unutana! Burda Cengiz yasası yürümez. Çünkü soylular kurultayı yoktur bizim töremizde… Gazi birliğidir bu…” (“Her biriniz memleketimiz hakkında düşününüz. Zamanımızda neyin iyi olduğuna, sarayımızda, meclisimizde ve kapımızda onun yerine getirilmemesi veya bizden gizlenmesi sebeplerini, bizden önceki padişahların yapıp da, bizim yapmadığımız işleri araştırınız. Geçmiş emirlerin, Selçuk Sultanlarının ve diğerlerinin merasim ve an’anelerini araştırıp açıkça yazdıktan sonra, bizim görüşümüze sunun. Bundan sonra din ve dünya işlerimizin kendi kanunları içersinde nasıl yürütülmesi gereğini düşünüp, emredelim. Bilinmesi gerekeni bilelim ki, her iş kendi kanunu çerçevesi içinde yapılsın” (Nizamülmülk, Siyasetnâme, s. 25-26).Kemal Tahir, çok yönlü bir isimdir; romancı, düşünür, fikir adamı, teorisyen ve sosyologdur. Sosyoloji kumaşı sağlam olan bir simadır. Birbirleriyle bağlantılı, birbirlerini tamamlayan farklı disiplinlerde söz sahibidir. Kemal Tahir, sosyal bilimlerde disiplinler arası tartışmalar yaygınlaşmadan evvel edebiyat, roman, sanat, felsefe, sosyoloji ve tarih gibi alanların birlikteliğine vurgu yapan, söz konusu alanlar arasındaki sınırları kaldıran güçlü kuramcıdır. Kemal Tahir, sosyal bilimler, felsefe, sanat ve edebiyat arasında örülen kalın duvarları yıkmak için uğraş veren düşünce ustasıdır. Kemal Tahir, birbirleriyle bağlantılı edebiyat, roman, felsefe, sosyoloji, siyaset, tarih ve ekonomi sahalarında kendine has saptamaları bulunan yazarımızdır. Kemal Tahir, özgün ve yetkin bir sosyal teorisyendir.Kemal Tahir, daha çok romancı olarak tanınmaktadır. Ondan, büyük romancı diye söz edilmektedir. Romanlarıyla bilinse de onu sadece romancı olarak nitelememek gerekir. Çünkü Kemal Tahir, büyük romancıların çoğunda bulunmayan bir özelliğe sahiptir. O, öncelikle kalburüstü özgün bir düşünürdür. Kemal Tahir, “romancı” olmasının yanı sıra esas itibariyle “düşünür” kimliğine sahiptir. Onun bu iki yönü, birbirinden kopuk değildir, tam aksine birbirini tamamlamaktadır. Romancı Kemal Tahir ile düşünür Kemal Tahir’i birbirinden koparmak, ikisini ayrı ayrı tahlil etmek yanlıştır. Başka bir deyişle, onu salt bir romancı ya da salt bir düşünür olarak ele almak, doğru değildir. Kemal Tahir-Baykan Sezer çizgisini sürdüren önemli sosyologumuz Ertan Eğribel’in çok haklı olarak vurguladığı gibi, “Kemal Tahir’i ya seversiniz ya da sevmezsiniz gibi yaygın bir söz vardır. Bu sözü yumuşatmak için Kemal Tahir’in romancılığını inkâr etmek mümkün olmadığından Kemal Tahir’in romancılığı ile düşünür yönünü birbirinden ayırarak değerlendirme çabası da vardır. Bunlar zorlamadır ve Kemal Tahir’i darlaştırmaktır. Kemal Tahir’in edebiyatçılığı ve düşünür yönü birbirini beslemiş ve zenginleştirmiştir. Kemal Tahir hakkında söylenenlerden yola çıkarak arada hakemlik yapmaya, orta yeri bularak birbiriyle uzlaştırılması mümkün olmayan görüşleri uzlaştırmaya kalkmak yersizdir.”1 Ben de bu metnimde Kemal Tahir’in birbirleriyle birleşen iki yönünü (romancı ve düşünür) ve onlarla bağlantılı olarak sosyal teorisyen yönünü daha fazla ön plana çıkarmaya gayret edeceğim. Kemal Tahir’i yerli bir romancı ve düşünce adamı, özgün ve yetkin bir sosyal teorisyen olarak tahlil edeceğim, onun gerçek portresini belirgin hale getirmeye çalışacağım. Kemal Tahir, Türk düşünce hayatı üzerinde derin izler bırakmış olmasına karşın hakkında çok fazla çalışma yapılmamıştır. Türk toplumunun gündeminden sürekli uzak tutulmaya çalışılmıştır. Türk toplumu ve tarihi üzerine eğilen bazı sosyologlarımız, ondan bihaber sosyoloji yapmışlardır.