Epilepsi, çocuk nörolojisi konuları arasında tarihsel geçmişi ve toplumdaki yaygınlığı açısından ayrıcalıklı bir yere sahiptir. Bu ayrıcalık, epilepsi tanısı alan çocuğun tedavisini, hastanın yaşadığı nöbetlerin tanımlanması ve sınıflandırılmasını, ilaç seçimini, tedavi sürecinde hastanın ailesinin eğitilmesini, ilaç yan etkilerinin kontrolünü ve son olarak tanının aileye açıklanmasını içeren yakın bir hekim-hasta ilişkisinin sürdürülmesini kapsar.
Çocuk Nörolojisi Anabilim Dalı, 1965 yılında İstanbul Üniversitesi İstanbul Tıp Fakültesi Pediatri Anabilim Dalı bünyesinde kurulmuş ancak 1980 yılına kadar aktif olmamıştır. 1983 yılında Sağlık Bakanlığı tarafından Çocuk Nörolojisi Anabilim Dalı olarak tescil edilerek yan dal eğitimi vermeye başlamıştır. Bu Anabilim Dalında yüzlerce çocuk nörolojisi uzmanı yetişmiş ve bu uzmanlar Türkiye’de ve yurtdışında görev yapmaktadır. Çocuk nörolojisi uzmanlarının eğitimi; dersler, seminerler, konferanslar, kongreler, yerli ve yabancı yayınlar ile öğretmenlerle polikliniklerde birebir eğitim şeklinde gerçekleşmektedir.
Çocuklarda Epilepsi üzerine ilk kapsamlı kitabı 1986 yılında ben yayımladım. Aradan geçen 33 yılda Türkiye’de yurt dışı yayınlar dışında kapsamlı bir çocuk epilepsi kitabı yayınlanmamıştır. Dr. Burak Tatlı’nın girişimiyle yeni bir çocuk epilepsi kitabının yararlı olacağı düşünüldü. Bu baskıda, son yıllarda önemli değişikliklere uğrayan sınıflandırma, epileptik durum ve sendromik epilepsiler, en güncel literatür dikkate alınarak yeniden düzenlendi. Özellikle ILAE’nin yayınladığı epilepsi sınıflandırmasının neredeyse her yıl değiştiği göz önüne alındığında, bu kitabın yayımından birkaç yıl sonra yeni bir sınıflandırmanın yapılması kaçınılmazdır. Kitabın yazarları, konularına hakim deneyimli arkadaşlardır. Kendilerine buradan teşekkür etmek isterim. Dr. Burak Tatlı, hem yazar hem de editör olarak büyük bir sorumluluk üstlenmiş ve günlük işleri yanında büyük çaba göstererek görevini zamanında başarıyla tamamlamıştır.
Bu kitabın literatür taramasını yaparken internetin sağladığı kolaylıklar, ilk kitabın literatürünü araştırırken yaşadığım zorlukları bana hatırlattı. Bu kitabın literatür taramasında, 1986’da yayımladığımız kitaba kıyasla epilepsi genetiğindeki gelişmelerin ön planda olduğunu gördük. Özellikle moleküler tanı yöntemleriyle tespit edilen yüzlerce mutasyonun sendromik epilepsilerin etiyolojisindeki etkileri ve bunların tanı ve tedavisindeki rolü dikkate alınarak, moleküler genetiğin epilepsideki rolüne dair bir özet eklenmesi kararlaştırıldı. Moleküler genetik yöntemlerdeki bu hızlı gelişmeler nedeniyle, yirmi ya da otuz yıl beklemeden yeni bir çocuk epilepsi kitabına ihtiyaç duyulacağı görünmektedir.