Günümüzde bireysel kişilik özelliklerinin örgütsel tutum ve davranışlar üzerindeki etkisi, örgütsel davranış ve psikoloji alanlarında önemli bir araştırma konusu hâline gelmiştir. Akademik kurumlar, bireylerin kişilik yapılarının ve sosyal ilişkilerinin çok boyutlu bir şekilde şekillendiği organizasyonlardır. Bu noktada, akademisyenlerin sosyotropik ve otonom kişilik özelliklerinin örgütsel güven üzerindeki etkisini anlamak büyük önem taşımaktadır.
Bu kitap, Türkiye'deki devlet üniversitelerinde görev yapan akademisyenlerin sosyotropik-otonom kişilik özelliklerinin örgütsel güven üzerindeki etkisini ve bu etkide örgütsel dedikodunun aracılık rolünü incelemektedir. Ayrıca kitapta, kişilik, örgütsel güven ve dedikoduya dair kapsamlı bilgilere yer verilmektedir.
Sosyotropik kişilik yapısı, bireyin başkalarıyla olumlu ilişkiler kurma ve sosyal kabul görme ihtiyacını vurgulayan bir kişilik özelliğidir. Buna karşın, otonom kişilik yapısı bireyin bağımsızlığına ve kendi hedeflerine yönelik tutumuna dayanmaktadır. Örgütsel güven, çalışanların organizasyonlarına, yöneticilerine ve çalışma arkadaşlarına duydukları güvenin bir göstergesidir. Örgütsel dedikodu ise genellikle olumsuz bir kavram olarak değerlendirilse de bazen organizasyon içinde bilgi paylaşımının bir aracı olabilir.