Rusya; Asya’nın kuzeyinde, Avrupa’nın doğu kısmında bulunmaktadır. Dünyanın, yüz ölçümü açısından en büyük ülkesi olan Rusya, benzersiz ve zengin bir tarihe sahiptir. Rusya, birçok farklı dönemde dünyanın siyasi ve toplumsal hareketlerine yön vermeyi başarmış ve birçok milletin tarihinde iz bırakan gelişmeler olmasını sağlamıştır. Bu kitabın amacı, öncelikle Rusya tarihini ana hatlarıyla ortaya koymaktır. Üç bölümden meydana gelen kitap Rusya’yı tanımak, bilmek ve anlamak için bir basamak olacaktır. Dünya üzerindeki kalabalık etnik gruplardan biri olan Slavlar, arkeolojik ve filolojik çalışmalara göre Tunç Devri’ne kadar dayanmakta ve Rusya’nın tarihi, MS 2. yüzyılda Doğu Avrupa Bölgesi’nde bir grup olarak ortaya çıkan Doğu Slavları ile başlamaktadır. Slavlar, mülkiyet anlayışının gelişmesi sonucunda farklı devletlere ve gruplara ayrılmış ve 9. yüzyılda Rurik Hanedanlığı tarafından kurulan Kiev Rus Devleti ortaya çıkmıştır. I. Vladimir Dönemi’nde, 988 yılında Ortodoks Hristiyanlığı kabul eden devlet, Bizans ve Slav kültürlerinin sentezi olarak yeni bir kültür inşa etmiştir. Kiev Rus Devleti dağılınca ortaya çıkan knezlikler Moğollar tarafından istila edilip Altın Orda Devleti’ne bağlı knezlikler hâline gelmiştir. Altın Orda Devleti’nden ayrılarak bağımsızlığını ilan eden Rus knezlikleri daha sonra yeniden birleşip Moskova Knezliği’ni kurmuştur. Moskova Knezliği, on dördüncü yüzyıldan itibaren yaşadığı değişim ve gelişim sürecinde Çarlık Rusya’sının temellerini etmiştir. ve on sekizinci yüzyılda ise, Avrupa’nın en büyük üçüncü imparatorluğu olan Rusya İmparatorluğu hâline gelmiştir. 1904-1905’te Japon-Rus Savaşı yapılmış ve bunun en önemli sonucu da Rusya’da yaşanan sosyal, ekonomik, politik kriz olmuştur. 1917 Ekim Devrimi’nin ardından iktidara gelen Bolşevikler, Çarlık Rus İmparatorluğu’nun yıkılmasına ve Sovyetler Birliği’nin kurulmasına sebep olmuştur. Kitabımızda Rusça ve İngilizcedeki birincil kaynakları ve modern çalışmaları esas alıp kapsamlı bilgiler vererek, Rusya tarihini bir bütün olarak anlatmayı hedefledik. Sonuç olarak bu kitap, Rusya tarihine bir ilgi uyandırarak, Rusya tarihi hakkında araştırma yapmak isteyenler için faydalı olabilecek bir kaynak olma ümidini taşımaktadır