Siyaset, hayatımızın vazgeçilmez gerçeği. İnsanın toplumsallaşma sürecine girmesiyle ortaya çıkan siyaset, içindebulunulan yapının büyümesiyle daha kapsamlı bir görünümkazanıyor. Daha açık bir ifadeyle, aslında iki kişinin bir arayageldiği her yerde en temel düzeyde siyaset de beliriyor. Ancakmodern devlet gibi devasa yapılarda siyasal süreç, kurum vekurallar giderek daha karmaşık bir hâle geliyor. Bu durum,insanları kaçınılmaz şekilde karşı karşıya oldukları gerçeklerianlama ve anlamlandırma çabasına yöneltiyor.Öte yandan modern siyasi düşüncenin birbiriyle ilişkilifarklı disiplinlerin iç içe geçmesiyle ortaya çıktığını söylemekmümkün. Siyasi düşünce, ilk olarak felsefi boyutuyla doğdu.İnsanlar, kendilerini içinde buldukları iktidar ilişkilerininkaynaklarını, yöneticilere itaat etmelerinin nedenlerini, itaatin nerede sona ereceğini sorguladılar. Bu durum, kaçınılmazşekilde “daha iyi, daha adil, daha özgür” bir yönetim biçiminin meydana getirilip getirilemeyeceği sorusunun cevabını aramaya yöneltti onları. Siyaset felsefesi bu açıdan bir arayışın sonucu olarak ortaya çıktı. Modern dönemle, özellikleMachiavelli ile birlikte siyasî düşüncenin insanlığı götürdüğüyer, iktidar ilişkilerinin tarihsel şartlar ve karşı karşıya olunansomut gerçekleri esas alarak anlamlandırılmasıydı. Böylecesiyaset bilimi dediğimiz disiplin tarih sahnesinde belirmeyebaşladı. 19. yüzyıla gelindiğinde müstakil bir disiplin olaraksiyaset biliminin ortaya çıkmasına giden bu süreç, olgusalgerçeklikler üzerine odaklanıyordu.Bu kitaba adını veren siyaset teorisinin siyaset felsefesi vesiyaset bilimi arasında bir yerde durduğu söylenebilir. Siyasetteorisi, yalnızca olanı aktarmakla yetinmez, bunun yanındamevcut şartları göz ardı etmeden daha iyi bir modelin nasılortaya çıkacağı sorusunun cevabını bulmaya uğraşır Kuşkusuz siyaset felsefesi, belirli kavramlara yönelik eleştirel sorgulamalar yapılması ve bunların bir bütün olarak toplumunyararına kullanılması açısından oldukça işlevsel bir araç olmuştur. Ancak siyaset teorisi, pergelin sabit ayağını daimagerçekçi bir zemine koyar. Bu bakımdan, normatif esaslarüzerinde kurulsa siyasetin temel parametrelerini anlamayaçalışma çabası gerçeklikten kopmaz. Başka bir ifadeyle siyasetteorisinin kavramları, belirli bir siyasal veya toplumsal amaçdoğrultusunda ortaya çıkmıştır ve belirli tarihsel dönemlerinve koşulların ürünüdürler. Bu nedenle, siyaset teorisi, kavramve süreçlerin kökenine iner, bunların hangi şartlar altında venasıl doğduklarını inceler. Söz konusu tarihsel yolculuğunamacı, ele alınan kavramın veya sürecin bugün ifade ettiğianlamı ve geleceğe nasıl taşınacağını anlayabilmektir. Böyleceiçinden geçilen süreçte beliren ilişkilerin de anlaşılabilmesimümkün olur.Kitap boyunca temel siyasi süreçlerin, kurumların ve kavramların doğuşunu, zaman içinde geçirdikleri değişiklikleri,işlevlerini ve günümüzdeki anlamlarını teorik bir perspektiften ele almaya çalıştık. Aslında bu kitapta yer alan yazılardaha önce farklı mecralarda yayımlanmıştı (ki kaynakçada ilkyayım yerleri bulunabilir). Ancak buraya alırken kitabın bütünsel yapısını göz önünde bulundurarak bazı değişiklikleryaptık. Sonuçta siyaset teorisinin temel kavramlarıyla tartışmalarını ele alan bütünlüklü bir metne ulaştığımız düşünüyorum.Kitabın ilk baskısında adının, şimdi olduğu gibi SiyasetTeorisine Giriş olmasını planlıyordum. Ancak yayınevi Siyasetin Yüzleri başlığını kullanmayı tercih etti. Bu durum, kitabıniçeriğinin anlaşılmasını ve genel okuyucuya ulaşmasını engelledi. Nitekim söz konusu baskının editörlüğünü üstlenensevgili Dr. Öner Buçukçu da bu durumdan duyduğu pişmanlığı özellikle ifade ederek bundan sonraki yayımlarda kitabın adının mutlaka değişmesi gerektiğini söyledi. Biz de öyleyaptık. Ancak değişiklikler bununla sınırlı değil. Bu baskıda,kitaba bazı yeni yazılar ekledik. Ayrıca kitabın biçimsel yapısını da büyük ölçüde değiştirdik.Çalışmalarımın Kadim çatısı altında yeniden basılmasınıSerhat Buhari Baytekin teklif etti. Benden kaynaklanan gecikmelerde Dr. Metin Özkan ve Fatih Yıldız hem ısrarcı hemde sabırlı davrandılar. Özellikle zikretmek istediğim bir diğerisim, manevi desteğini her zaman yanımda hissettiğim, şimdi uzaklarda görev yapan dostum, kardeşim Hamdi Turşucu.Hepsine ayrı ayrı teşekkür ederim.Bu kitabı, ailece mutlu, sağlıklı, uzun ve başarılı bir hayatları olması dileğiyle kardeşim Esra Özkan ile sevgili yeğenlerim M. Kerem Özkan ve E. Kaan Özkan’a ithaf ediyorum.Umarım bu çalışma, siyaset bilimi öğrencileri başta olmaküzere siyasete ilgi duyan herkes için yararlı olur.