Günümüzde biliş ve bilişsel işlevler, gerek insanoğlunun gerekse bilim dünyasının ilgi odağında yer almaktadır. İnsan bilişsel süreçlerini anlayıp açıklama çabası 2000’li yıllardan sonra bilişsel işlevlerin sinir sistemi yapıları (sistemler, merkezler, nöral şebekeler ve nöronlar) ve süreçleri (elektriksel faaliyet, biyokimyasal faaliyet, BOLD sinyali) arasındaki ilişkileri inceleyen disiplinler arası nitelikteki nörobilim (neuroscience) çalışmaları ile farklı bir boyuta evrilerek hızla ivme kazanmıştır. Bu bağlamda, sağlık alanında tanı amacıyla kullanılmak üzere geliştirilmiş olan beyin görüntüleme teknolojileri, nörobilim alanında yaşanan hızlı gelişmeler sonucunda, başlangıç amacının ötesine geçerek sadece tıp ve sağlık bilimlerini etkilemekle kalmamış; eğitim, medya ve iletişim, iktisadi ve idari bilimler, sosyal bilim dalları ile güzel sanatları da etkilemiştir. Sözü edilen teknolojilerin sosyal bilimlerde kullanımının yaygınlaşmasında, üretilen kuramsal bilginin yanı sıra doğrudan gözlenemeyen bilişsel işlevleri objektif ve güvenilir olarak ölçmelerinin önemli rolü olmuştur. Beyin görüntüleme teknolojilerinin sosyal bilimlerde beklenenin ötesinde ilgi görmeye başlaması, bilimsel olarak olumlu bir gelişme olarak değerlendirilebilir. Buna karşın, dinamik olarak güncellenen, değişen, karmaşık ve üst düzey teknolojik tasarımlar olan bu teknolojiler bilişim, mühendislik ve fen bilimlerinin ürünleri olup sosyal bilim dallarının lisans ve lisansüstü eğitim programlarındaki dersler (en azından şimdilik) bu teknolojileri etkin şekilde kullanmayı sağlayacak bilgi ve beceriler ile öğrenme çıktılarını kazandırmaktan oldukça uzaktır. Sonuç olarak sosyal bilim dallarında beyin görüntüleme teknolojilerine duyulan ilgi ve talebin, eğitim programları ile desteklenmiyor olmasından kaynaklanan paradoksal durum, bu teknolojilerin kullanımı konusunda gerekli veya yeterli teknik bilgi, beceri ve eğitsel donanıma sahip olmayan sosyal bilimciler açısından birtakım zorluklar yaratmaktadır. Sayılan tüm bu zorlukları kişisel çaba ve özverileri ile aşmaya çalışan sosyal bilimciler ise oldukça zorlu ve yıpratıcı süreçlerden geçmek zorunda kalmaktadır. Bilimsel araştırmanın, keyifle yürütülmesi gereken bir uğraş ve bir tür yaşam biçimi olduğu düşünülecek olursa sosyal bilimcilerin lisans ve lisansüstü eğitimlerinin kendine özgü gerekliliklerinin ötesinde, sözü edilen teknolojilerin kullanımından kaynaklı teknik zorluklarla karşılaşmaları zaman zaman yıldırıcı olabilmektedir. Eğitimciler açısından bakıldığında ise sosyal bilimcilerin zamanlarını bilimsel araştırma için gerekli literatür taraması yapmak, literatürle uyumlu hipotezler oluşturulmak, uygun örneklemi ve deseni seçmek, karıştırıcı değişkenleri etkin şekilde kontrol etmek gibi temel kuramsal ve yöntemsel süreçlere ayırmak yerine beyin görüntüleme teknolojilerinin teknik özelliklerini, nasıl kullanılacağını, doğru ve güvenilir kayıt almayı ve uygun analiz yöntemlerini öğrenmek için teknik destek ve yardım arayışı ile geçirdikleri gözlenmektedir. Daha da kaygı verici olan, yukarıda belirtilen nedenlerle emek ve zamanının büyük bir bölümünü yürüttüğü araştırmanın kuramsal ve yöntemsel boyutundan ziyade bu teknolojileri kullanabilmek için teknik destek arayışı ile geçiren genç sosyal bilimciler, bu teknolojileri olması gerektiği gibi bilimsel amaçlarına ulaşmak için bir araç olarak görmeleri gerekirken aksine ulaşmaları gereken asıl amaç olarak algılamaya başlamaktadır. Yukarıda aktarılan gelişmeler doğrultusunda, bu kitabın temel çıkış noktası, güncel bilimsel gelişmeler sonucunda dünyada olduğu gibi ülkemizde de kullanımı giderek yaygınlaşan beyin görüntüleme teknolojilerinin sosyal bilim dallarındaki araştırmacılar tarafından kullanılabilmesi için gerekli temel düzey bilimsel bilgi, beceri ve teknik detayları bir “yemek kitabı” mantığı ile kolay okunur, anlaşılır ve uygulanır şekilde algoritmalarla okuyuculara sunmaktır. Kitap yayına hazırlanırken beyin görüntüleme teknolojilerinin özellikle ülkemizdeki tarihçesi hakkında ciddi bir bilgi ve kaynak eksikliği olduğu gözlenmiştir. Kitap boyunca, beyin görüntüleme teknolojilerinin ülkemizdeki gelişimi ve tarihçesi hakkında yazılı kaynak bulunamadığı için çoğu kez kişisel iletişim kanallarına başvurulmuştur. Dolayısıyla bu kitabın beyin görüntüleme teknolojilerinin ülkemizdeki tarihsel gelişimi hakkında bilgi sunarken, aynı zamanda önemli bir sorumluluğu üstlendiği düşünülmektedir. Kitap bölümü yazarları ilgili beyin görüntüleme teknolojisini kullanarak bizzat araştırmalar yapmış ve araştırmalarını bilimsel yayına dönüştürmüş akademisyen ve araştırmacılardan oluşmaktadır. Kitapta sırasıyla Elektroensefelografi (EEG), Fonksiyonel Manyetik Rezonans Görüntüleme (fMRI), Fonksiyonel Yakın Kızılötesi Spektroskopi (fNIRS) ve Göz İzleme (Eye Tracking) olmak üzere dört farklı beyin görüntüleme teknolojisinin her birinin sırasıyla genel tanıtımı, dünyadaki ve ülkemizdeki tarihçesi ile kullanım alanları; örnek bir markanın/modelin teknik özelliklerinin tanıtımı; deney tasarımı, veri kaydı ve istatistik analizlerin nasıl yapılacağı yani bu teknolojilerin kullanıldığı deneysel bir araştırmanın baştan sona nasıl ve hangi aşamalardan geçerek yürütüleceği ile bu aşamalardan geçerken dikkat edilmesi gereken kritik hususlar, okuyucuya pratik çözüm önerileri eşliğinde adım adım sunulmaktadır. Ayrıca her bölümün sonunda bölüm boyunca kullanılan kaynakların yanı sıra konuya ilgi duyan okuyucuların gerektiğinde başvurabilecekleri daha ileri okuma kaynakları listesine de yer verilmiştir. Bölüm yazarları sayılan teknolojileri bizzat kullanmış oldukları için bu teknolojileri gelecekte kullanacak sosyal bilimcilerin karşılaşmaları olası yöntemsel ve teknik - x sorunları, çözüm önerilerini ve dikkat edilmesi gereken kritik hususları pratik deneyimlerinden hareketle net ve anlaşılır bir şekilde okuyucu ile paylaşmışlardır. Biliş ve davranışın etkileşimi ile işleyiş mekanizmasını incelemek açısından bilim insanlarına önemli katkılar sunan teknolojilerden birisi de göz izleme cihazıdır. Göz hareketleri dışsal görsel uyarıcıların özelliklerine verilen alt düzey biyolojik tepkilerin yanı sıra, söz konusu uyarıcıların yorumlanması ve bu uyarıcılara tepki oluşturulması gibi daha üst düzey psikolojik süreçlerin incelenmesi açısından da değerli bir bilgi kaynağıdır. Özellikle dikkatin doğrudan değerlendirilmesine olanak vermesiyle sosyal bilimcilerin ilgisini çekmektedir. Belirtilen bu gerekçelerle, beyin görüntüleme tekniği olarak sınıflandırılmasa da bu kitap kapsamında göz izleme teknolojisine de yer verilmesi uygun görülmüştür. Sosyal bilimler alanındaki önemli bir ihtiyacı gidermek üzere yoğun akademik tempoları içinde bu özgün kitabın oluşumuna katkı sunan her biri alanında uzman değerli bölüm yazarlarına süreç boyunca gösterdikleri titizlik, anlayış ve iş birliği için içten teşekkürlerimi sunarım. Bölüm 1’deki özgün görselleri ve fotoğrafları hazırlayan Uzm. Nörobilimci Sena Er’e, Bölüm 2’deki özgün görselleri hazırlayan Dr. Öğr. Üyesi Funda Salman ve doktora öğrencisi Psikolog Ali Altun’a, Bölüm 3’teki özgün görselleri hazırlayan Dr. Öğr. Üyesi Aykut Eken’e, Bölüm 4’teki özgün görselleri ve fotoğrafları hazırlayan Dr. Öğr. Üyesi Hasan Gündüz’e, Bölüm 1 ve Bölüm 2’de adları geçen ve orijinal fotoğraflarının kitapta kullanılması için izin veren bilim insanlarına, teknolojilerin orijinal el kitabı ve/veya kullanım kılavuzlarının belirli bölümlerinin içerik olarak kullanılmasına izin veren Bölüm 1 (EEG) için Brain Products ve Bölüm 4 (Eye Tracker) için Tobii Technology firmalarına ve/veya firmaların ülkemizdeki temsilcilerine (Bölüm 4 için BİLTEN Bilişim Teknolojileri Eğitim Hizmetleri Yayıncılık), kitabın özenli ve kaliteli şekilde basılarak okuyucu ile buluşmasını sağlayan Genel Yayın Koordinatörü Gülfem Dursun ile dizgi süreci için Erdal Tarkan Kara, redaksiyon süreci için Sergen Öz başta olmak üzere Nobel Akademik Yayıncılığa ayrıca teşekkürlerimi sunarım. Bu özgün Türkçe kitabın, özellikle ülkemizdeki genç sosyal bilimcileri var olan bilimsel niteliklerini ve yayın potansiyellerini artırmak üzere beyin görüntüleme teknolojilerini araştırmalarında kullanmaları için yüreklendirmesini ve teknik zorlukları aşmalarında yardımcı olmasını dilerim