Son yıllarda nitel araştırma yöntemlerinin eğitim araştırmaları başta olmak üzere sosyal bilimlerde ortaya çıkardığı sarsıcı etki, tüm tartışmalara rağmen, hem Türkiye’de hem de dünyanın diğer ülkelerinde kendisine yeni alanlar açarak genişlemeye devam etmektedir. Bu gelişmenin en önemli sonuçlarından biri de nitel araştırmaya gösterilen rağbetin her geçen gün dikey bir biçimde artış göstermesidir. Neredeyse her gün nitel araştırma ile ilgili yeni bir kitabın basılması, yeni bir derginin yayın hayatına başlaması ve bu alanda yazılmış makalelerin önü alınmaz bir hızla çoğalması beklenir bir durum hâline gelmiştir. Bu kitabın Türkçe alanyazına kazandırılmasının arkasındaki en önemli amaç da nitel araştırmayla ilgili alanyazındaki boşluğun doğru, sade ve anlaşılır bir biçimde doldurulmaya çalışılmasıdır. Bu kitap öncelikle öğrencilerin nitel araştırma alanındaki bilgi gereksinimlerinin karşılanması amacıyla tercüme edilmiş olsa da nitel araştırmaya ilgi duyan her seviyeden sosyal bilimcilere, akademisyenlere ve lisansüstü öğrencilerine yol gösterecek temel bir kaynak olmayı hedeflemektedir. Kitabın temel varsayımlarını şekillendiren en önemli etken, başta sosyoloji, antropoloji, psikoloji ve eğitim bilimleri olmak üzere tüm alanlarda, insanın doğrudan dâhil olduğu sosyal olgu, değişim ve devinimlerden hareketle gerçeklere ulaşmada nitel araştırma yöntemlerinin sıkça tercih ediliyor olmasıdır. Her ne kadar sosyal bilimciler, nicel çalışmaları sürdürme konusunda güçlü bir direnç gösteriyor olsalar da nitel araştırmaların, davranış, tutum ve algıların anlamlandırılmasında yeni ve alternatif bir yol sunduğu gerçeği yadsınamaz. Nitel araştırma, karmaşanın ve çok boyutluluğun katlanarak arttığı; bağlamın, çeşitliliğin, nüansların ve sonuçlardan ziyade süreçlerin giderek önem kazandığı sosyal bir dünyada bizlere yeni pek çok fırsat sunmaktadır. Nitel araştırma, bu sosyal dünyayı algılama ve anlamaya çalışan durağan ve sabit tüm enstrümanların karşısında çok daha geniş ve her alana nüfuz etmiş bir yenilik sunmaktadır. Öte yandan, nitel araştırmalar kendi saygınlığını koruyarak daha ileri düzey araştırmalarda kullanılma ve sosyal dünyaya ilişkin ‘kanıt’ mantığının kesinlikle ön planda olduğu birçok yeni alana kaynak olma rekabetini sürdürmek gibi bazı XII Türkçe Çeviriye Önsöz engellerle de karşı karşıyadır. Bütün bu tartışma evreninin içerisinde nitel araştırmacılar nerede duracaklarına karar vermek durumundadır. Tabii ki bu türden kararlar her zaman çok kolay olmamıştır. Buna rağmen araştırmacıların bu noktaya çok itibar etmemeleri, oldukları yerde durmaktansa gittikleri yerde kaybolmayı göze alabilmeleri gerekir. Bu itibarla özgüven ve içlerindeki yüksek enerji ile alanın en iyisi olmak için çabalayacak ve yüksek kalitede araştırmalar yapacak olan nitel araştırmacıların yetişmesine yardımcı olması amacıyla, Qualitative Research Methods for the Social Sciences adlı kitabı Türkçeye tercüme etme gayretini gösterdik. Bu kitabın elinize ulaşmasında değerli yorumları ile bölümlerin teşekkül etmesini sağlayan ve desteğini bizlerden esirgemeyen pek çok kişiye teşekkürü bir borç bilirim. Öncelikle kitabın bölümlerini büyük bir özveri ve titizlik ile tercüme eden yazarlara teşekkür ediyorum. Onların gayretleri ile kitabın ortaya çıktığını söyleyebilirim. Sizlerle çalışmak çok büyük bir keyifti. Aynı zamanda Fadime Damgacı, Ahmet Başal, Talat Aytan Feyzi Kaysi’ye alanda yeni keşiflere yelken açarken her daim yanımda oldukları için teşekkür ediyorum. Kendilerine verdiğim “ham” hâldeki kitabı olgunlaştırarak yayına hazır hâle getiren Yusuf Ziya Aydoğan’a ve Eğitim Yayınevinin tüm çalışanlarına teşekkür ederim. Kitabın basılması ve tüm okuyuculara ulaşmasına öncülük eden Eğitim Yayınevine hassaten teşekkür ederim. Kitapta var olan tüm eksikliklerin, hataların ve yanlışlıkların mesuliyeti tamamen şahsıma aittir. Bilim dünyasından alacağımız geri bildirimler, sözkonusu noksanların yeni baskılarda izole edilmesini sağlayacaktır.