Spor örgütlerinin kendine özgü özellikleri vardır. Spor ile iç içe olmanın verdiği dinamizm, örgüt işleyişine zaman zaman olumsuz yansımaktadır. Gençlik ve Spor Bakanlığı, Spor Genel Müdürlüğü, Türkiye Milli Olimpiyat Komitesi, Spor Federasyonları, Spor Kulüpleri, Yerel ve Özel Spor İşletmeleri, Spor Eğitimi Veren Kurumlar gibi ülkemizde spora yön veren ve sporu organize eden kuruluşlar, kendilerine bağlı, fedakârlık yapmaya istekli, motivasyonu yüksek bireyler istihdam etmelidirler. Bunun yolu da örgütsel bağlılığı artırmak ve iletişimin sağlıklı olmasını sağlamaktan geçer. Spor yöneticileri, çalışanların kendilerini ifade etmelerine olanak tanıyacak örgüt iklimi yaratmak için çaba göstermelidirler. Çalışanların kendileri ile ilgili alınan kararlara katılabilmeleri, üstler ile astlar arasında açık iletişim kanallarının açık olması, onların kendilerini örgütün bir parçası olarak hissetmelerini sağlaması açısından son derece önemlidir.
İnsanlar modern toplumlarda yaşamlarını devam ettirebilmek için herhangi bir çalışma eylemi içerisinde olmak zorundadırlar. Kişiler genel olarak bir kuruma hizmet vermekte ve bunun karşılığında oradan düzenli periyodlarla bir gelir elde etmekte, bu gelirin çoğunu da yeme içme, barınma gibi temel gereksinimlerini karşılayabileceği harcamalara kanalize etmektedir. Diğer bir deyişle, bir gelir elde edemeyen bir insanın yaşamını temel düzeyde bile olsa devam ettirmesi zor görünmektedir. Bu nedenle, aslında birçok kişiyi ilgilendiren “örgütsel davranış”, bireyin örgüt içerisindeki davranışlarını inceleyen ve gün geçtikçe yeni kavramlarla gelişen bir bilim dalıdır. Bu konular arasında, örgütsel bağlılık ve örgütsel iletişim, hemen hemen tüm örgütsel davranış konularının odak noktasında olması nedeniyle özellikle üzerinde durulması gereken kavramlardandır.
Kişilerin, görev yaptıkları kuruma bağlılık hissetmeleri, onların işlerindeki verim ve başarıları gibi örgütsel çıktılara olumlu yansıyacaktır. İletişim ise, bireyin öncelikle kendisini ifade edebilmesinin, sonra da kendisine ve içinde bulunduğu topluma yararlı olabilmesinin en önemli anahtarlarından birisidir. Doğru iletişim kurabilen insanların aynı zamanda kendisini ve çevresini iyi tanıyan, sosyalizasyonu yüksek insanlar olduğunu söylemek yanlış olmaz. İletişimin ilk yolu iç iletişimden, yani kişinin kendi kendisiyle iletişiminden geçer. İnsanoğlu, gündelik hayatının hemen hemen her alanında başka insanlara gereksinim duyar, dolayısıyla bu, hiçbir insanın yaşantısını tek başına sürdüremeyeceği, hatta başka insanlara mutlaka ihtiyacı olduğu ve olacağı anlamına gelir.
Örgütsel iletişim ise, kurum içi yatay ve dikey iletişim kanallarının açık olmasına, çalışanların kendilerini ifade etmelerine olanak tanıyacak zeminin sağlam olmasına vurgu yapan bir kavramdır. Örgütsel iletişimin etkin olarak işletilmesi, örgütsel başarıma giden yolda anahtar rol üstlenmesini sağlar. Örgütte negatif oluşumlar örgütsel bağlılığı azaltırken, pozitif oluşumlar örgütsel bağlılığı artırmaktadır. Bu ise işten ayrılma eğilimi, tükenmişlik, üretkenlik karşıtı davranışlar, örgüt sağlığı, çalışma yaşam kalitesi, örgütsel imaj gibi konular ile doğrudan bağlantılıdır. İletişim ise tüm örgütü besleyen can damarı olarak örgüt için hayati öneme sahiptir. Örgütlerde iletişim sağlıklı olursa, örgüt içi ve dışı yansımaları da olumlu olmaktadır. Sporda örgütsel bağlılık ve iletişim ne kadar güçlü olursa, diğer örgütsel çıktılar da olumlu yönde etkilenecektir.
Spor kurumlarında örgütsel bağlılık ve iletişimin güçlendirilmesi, kurumda verimin, üretkenliğin, motivasyonun artmasını sağlayacaktır. Spor örgütlenmelerinin hâlâ eleştirildiği ve hak ettiği yeri bulamadığı ülkemizde, yapılanmayı doğru kurgulayabilmek, iş ve örgüt uyumunu sağlayabilmek, kurumların çalışma yaşam kalitelerinin belirli standartlarda olmalarını sağlamak, spor yöneticilerinin temel hedeflerinden olmalıdır.
Kitapta öncelikle örgüt kavramına ve Türkiye’deki spor örgütlerine kısaca değinilecek, örgütsel bağlılık ve iletişim ile ilgili literatür bilgisi, bu konuda yapılan araştırmalardan örnekler ile desteklenerek aktarılacaktır. Kitabın, tüm okuyuculara özellikle spor bilimleri alanında ve örgütsel davranış konusu ile ilgili araştırma yapan herkese faydalı olması amaçlanmıştır.
Bu kitap “Spor Eğitimi Veren Yüksek Öğretim Kurumlarında Görev Yapan Akademisyenlerin Örgütsel Bağlılığına İletişimin Etkisi” başlıklı yüksek lisans tez çalışmamdan türetilmiştir. Yüksek lisans tez danışmanım Kıymetli Hocam Dr. Öğr. Üyesi İ. Fatih Yenel’e tezime olan katkıları için; Değerli Hocam Prof. Dr. Bilge Donuk’a kitabın hazırlık sürecindeki yönlendirici önerileri ile akademik desteği için; öğrencileri olmaktan gurur duyduğum Kıymetli Hocalarım Prof. Dr. Azmi Yetim, Prof. Dr. Suat Karaküçük, Prof. Dr. Güner Ekenci, Prof. Dr. Ömer Şenel, Doç. Dr. Tekin Çolakoğlu, Doç. Dr. Zafer Çimen’e bana kazandırdıkları ve akademik destekleri için; görev yaptığım kurumda Bölüm Başkanım Değerli Hocam Doç. Dr. S. Bora Çavuşoğlu’na destekleri için; Kıymetli Hocalarım Doç. Dr. Fatih Bektaş ile Prof. Dr. Osman İmamoğlu’na akademik destekleri için; fair-play ruhu ile bütünleşmenin örneği olan Kıymetli Hocam Erdoğan Arıpınar’a desteği ve müthiş bilgi birikimi ile bana kazandırdıkları için; kitabıma kaynaklık eden tüm araştırmacılara literatüre kazandırdıkları çalışmaları için; canım aileme ise her zaman yanımda oldukları için sonsuz teşekkürlerimi sunarım.