"Çünkü her insan öldürür sevdiğini, gene de ölmez insan..." Bu söz, hayatın acımasız gerçeklerini ve içsel mücadeleyi derinlemesine işler. Funda Özsoy Erdoğan, Tahakküm adlı romanında, insanın ruhunu zorlayan sözcüklerin gücünü ve otoritenin birey üzerindeki etkilerini çarpıcı bir şekilde ortaya koyuyor. Roman, kahramanlarının ve onları yaralayanların derin yaralar taşıdığı bir anlatı sunuyor. Ancak, bu yaraların içinde bile, sözcüklerin iyileştirici gücüne inanılırsa, bir iyileşme, bir kurtuluş mümkündür.
Tahakküm, cennet ve cehennem kavramlarını bir arada barındırırken, dünya da bu iki uç arasında sıkışan insanı kucaklamaya çalışıyor. Yazar, bu romana derin bir anlam yükleyerek, yaralı bir bilinçle yazılan her kelimenin nasıl bir kaderi şekillendirdiğine dikkat çekiyor. “Sözcüklerinize dikkat edin,” diyor yazar, çünkü o sözcükler, zamanla düşüncelere, duygulara ve nihayetinde insanın karakterine dönüşüyor.
Funda Özsoy Erdoğan, hikâye kitapları ve denemelerinin ardından, insanın varoluşunu sorgulayan bir romanla okuyucusunu selamlıyor ve insanın içsel yolculuğunu anlamlandırma çabasıyla derin bir etki bırakıyor. Tahakküm, bir anlamda edebiyatın, varoluşun ve kelimelerin gücünü k
utlayan bir eser olarak karşımıza çıkıyor.