Fıkıh usûlü, naslardan hüküm çıkarmanın ilmidir. Fıkıh usûlü tarihine baktığımızda, kapsamlı olarak Hanefî usûl teorisinin Cessâs’la başlatıldığını görmekteyiz. Elimizdeki ilk sistematik fıkıh usûlü eserinin ona ait olması, usûl-i fıkh birikiminin Cessâs’la başladığı izlenimini uyandırmaktadır. İmam Şafiî’nin er-Risâle isimli eserinin usûl-i fıkhın bilinen ilk eseri olması hasebiyle Hanefî fıkıh usûlü oluşumuna etki ettiği inkâr edilemez. Hanefî imamlarının görüşleri ile başlayan birikimin, Hanefî fakihi İsâ b. Ebân ile devam ettiği bilinmektedir. Usûl-i fıkıh açısından oluşum ve teşekkül süreci arasındaki geçiş döneminde yaşayan Tahâvî’nin ihmal edilmiş olması, bu ihmalin sebepleri hakkında düşünmeyi gerektirmektedir. Cessâs’ın, çoğu eserini şerh ya da ihtisâr ettiği bir fakihin usûli fıkha katkıda bulunmamış olması düşünülemez. Ancak klasik kaynaklarda kendisine yeterince atfın yer almaması düşündürücüdür. Bu sebeple, Tahâvî’nin Hanefî usûl-i fıkıh birikimi içerisindeki konumunu aydınlatma düşüncesi, bizi bu konuda çalışma yapmaya sevk etmiştir. Elinizdeki çalışma, Prof. Dr. Mustafa Yıldırım danışmanlığında 20020 yılında tamamlamış olduğumuz “Tahâvî’nin Usûl Anlayışı” isimli doktora çalışmasının gözden geçirilmiş halidir. Teşekkül devrindeki usûl-i fıkıh hakkında yeterli bilgiye sahip olmamamız çalışma konumuzun sebeplerinden birisidir. Hicrî üçüncü asrın sonu ile dördüncü asrın başında yaşamış olan Tahâvî’nin usûl-i fıkıh görüşleri, bu dönemi aydınlatmak açısından, İslam hukuk tarihi bağlamında da önemlidir. İslam hukuk tarihinde hicri III. ve IV. asır, usûl-i fıkhın teşekkül dönemi kabul edilmektedir. Usûl-i fıkhın oluşma döneminden kurucu dönemine geçiş evresi olarak nitelendirilen bu dönem, usûl-i fıkıh açısından “meçhul dönem” olarak bilinmektedir. Bu döneme yönelik yapılan çalışmaların yetersizliği göz önünde bulundurulduğunda, mümbit bir coğrafyada, ehl-i rey ile ehl-i hadisin kesişim noktasında yer alan bir fakihin usûl görüşlerinin ortaya konulmasının bilimsel bir zorunluluk olduğu kanaatindeyiz. Çalışmaya bu sâiklerle yola çıktık Çalışmanın birinci bölümde Tahâvî’nin lafızlara ilişkin görüşlerine yer verilmiştir. Âmm-hâs, zâhir-bâtın, emir-nehiy, muhkem-müteşâbih, nâsih-mensûh gibi temel lafız çeşitlerini ele alan Tahâvî’nin kendi yaşadığı dönemdeki tartışma ve konularla yetindiği görülmektedir. İkinci bölümde Tahâvî’nin değindiği şer’î deliller sırasıyla ele alınmıştır. Kur’an, Sünnet, sahabe kavli, icmâ, kıyas, nazar, istihsân, istishâb, örf delilleri incelenmiştir. Tahâvî’de lafızlar konusunda olduğu gibi, şer’î delillerde de kavramlaşma öncesinin özellikleri görülmektedir. Usûl-i fıkhın teşekkül dönemi olması, tüm kavram ve terimlerin bulunmamasının ya da bu kavramların bildiğimiz anlamda kullanılmamasının sebebidir. Bu dönemde yer verilen kavramlarda tam bir terimleşme söz konusu değildir. Kavramlar yarı teknik anlamda kullanılmış, bugün bildiğimiz şekliyle ıstılâhî anlamlarına henüz ulaşmamıştır. Çalışmanın sonuç bölümünde ise Tahâvî’nin Hanefî usûlündeki yeri ortaya konulmaya çalışılmıştır. Yaşadığı dönemde usûl-i fıkıh ile füru-i fıkıh iç içe olan Tahâvî’nin usûl-i fıkha dair müstakil bir eseri bulunmamaktadır. Ancak onun, Hanefî fıkıh usûlü birikiminin sonraki döneme taşınmasında ve kavram ve konuların sistematize edilmesinde önemli bir rol oynadığı görülmektedir. Çalışma konusunun belirlenmesinde, yöntem konusunda ve kaynak temininde yardım ve desteklerini esirgemeyen tezimin ilk danışmanı ve bu alana yönelmemin müsebbibi muhterem hocam Prof. Dr. İbrahim Çalışkan’ı rahmet ve minnetle anıyorum. Çalışmanın tamamlanmasına ömrü vefa etmeyen hocamın bu çalışmada ve üzerimdeki emeği büyüktür. Onun bıraktığı yerden çalışmamı devam ettirmem konusunda beni cesaretlendiren, kıymetli zamanını ayırarak tezimi defâatle okuyan ve son şeklini almasını sağlayan değerli hocam ve danışmanım Prof. Dr. Mustafa Yıldırım’a müteşekkirim. Kendisinin yakın ilgisi ve desteği olmasaydı bu çalışmanın tamamlanması mümkün olamazdı. Ayrıca çalışmama yöneltmiş oldukları kıymetli eleştiri ve tavsiyelerden ötürü Prof. Dr. Ferit Uslu, Doç. Dr. Abdullah Acar, Doç. Dr. Üyesi Yunus Araz ile diğer hocalarıma teşekkürlerimi sunarım. Çalışmam esnasında yabancı dilde kaynak temininde ve çalışmanın fikrî olgulaşmasına müzakereleriyle katkı sağlayan değerli meslektaşım Arş. Gör. Dr. Ayşe Yorulmaz’a, çalışmayı dikkatle okuyarak değerli katkılar sunan arkadaşlarım Dr. Öğr. Üyesi Merve Özdemir’e, Dr. Öğr. Üyesi Tuba Nur Dönmez’e, Arş. Gör. Kamil Çalışkan’a ve Arş. Gör. Alime Çelik’e müteşekkirim. Ayrıca Yurt içi 2211/A burs programı ile çalışmama destek sağlayan TÜBİTAK’a teşekkür ederim. Son olarak, ilmî destek ve teşviklerini her zaman hissettiğim aileme şükranlarımı sunarım.